| |
151. Filistinliler sahile Türkiye bayrağı çekti |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Başkent TV, 13 Şubat 2009
Adnan Oktar:Peygamberimiz (sav) Arap'tı. Araplar bizim canımız, ciğerimiz. İsmailoğulları’dır. Hz. İsmail (as)’ın soyudur. Mübarek bir nesildir. Aksini düşünemeyiz. Araplarda da bir Türk hayranlığı vardır. Türklerin lider olduğunu bütün Arap ülkeleri şu an biliyorlar. Kader böyledir. Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleri vardır. Peygamberimiz (sav) bütün İslam alemini Türklere emanet etmiştir. Çok fazla hadis vardır. Kırmızı bayraklar çıkacak önce diyor Peygamberimiz (sav) ki bunlar Türk bayraklarıdır. Yeşil bayraklar ile birleşecekler diyor. İslam aleminin bayrakları ve kırmızı yeşil bayraklarla biz Türk İslam Birliği’ni oluşturacağız inşaAllah. Hatta Peygamberimiz (sav) diyor, Hz. Mehdi (as) diyor dağınık Türk bayraklarını birleştirir. Bakın çok net, dağınık Türk ülkelerini birleştirir ve bu birliği oluşturur diyor hadiste. Mealen, yaklaşık söylüyorum. Bu zaten kaçınılmaz bir kaderdir. Araplar da, İranlılar da, Pakistanlılar da, Mısırlılar da yani hangisi olursa olsun, Ermeniler de, Gürcistan da, Litvanya da hepsi Türk İslam Birliği’nin içerisinde bizim canımız, ruhumuz, kardeşlerimizdir. Hepsini şefkatle kucaklayacağız, hepsinin can ve mal güvenliğini garanti edeceğiz, hepsini zengin edeceğiz, maddi ve manevi, onları huzura kavuşturacağız. Bu bir kader. ... Mesela Türk İslam Birliği’nden bahsettim ben, bütün gazetelerde “Yeni bir Osmalı mı? Türk İslam Birliği geliyor” şeklinde yabancı gazetelerde de yerli gazetelerde de her yerde manşet olmaya başladı. Ben bu konuyu iki yıldan beri gündemde tutuyorum, her yerde şu an gündem. Gidin şimdi Filistin’de sorun hangi ülke lider olsun deyin yani herhangi bir şahıs gidip sorsun. Tek cevap var Türkiye.
|
Türkiye, 08 Haziran 2010

|
|
| |
| |
|
| |
152. Ateist Siyonizmin katliamlarını Museviler de eleştiriyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Kral Karadeniz TV ve Adıyaman Asu TV, 18 Ocak 2010
Adnan Oktar:Tabii yani yıllardan beridir anlatıyoruz. Tamam, biz ateist siyonizmi eleştiriyoruz, zulmü eleştiriyoruz fakat Hz. Musa (a.s)’nın nesline, Hz. İbrahim (a.s)’ın nesline laf söyletmeyiz. Onlara şefkatliyiz, sevgi doluyuz çünkü 3000 yıllık bir sadakat göstermişlerdir. Allah’ın bizlere onları emanet bıraktığı çok aşikardır. Ehl-i Kitap’a koruyucu olmak, Osmanlı’nın güzel ahlakının bir parçasıydı. Ta İspanya’dan aldık getirdik onları, Allah öyle vesile etti. O bak bizim tarihimizin bir şerefidir. İstanbul’un güzel semtlerine onları yerleştirdik o mübarek nesli, çok iyi koruyup kolladık. Ama her zulüm yapan kim olursa olsun biz onun karşısında oluruz tabii ki, ister Hıristiyan olsun, ister Musevi, ister Müslüman olsun. Yani Musevidir diye ona dokunmamazlık etmeyiz. Eleştiririz ama canını yakalım, asalım, keselim böyle hiç kimse için bunu demeyiz tabii inşaAllah.
Denge TV, 14 Ocak 2009
Adnan Oktar: Hayır bunu yapanlar zaten dindar Musevilerle de savaşıyorlar. Onlara karşı da, Tevrat’a da karşı bunlar. Tevrat’tan nefret eden insanlar, İncil’e karşı ciddi savaş açmış insanlar, Kur’an’la var gücüyle savaşan insanlar, bunlar Ateist Siyonistler. Bunlara Tevrat’la karşılık verilmesine ben şaşıyorum. Adam Allah’a inanmıyor zaten, şeytana inanıyor. Şeytanın dünyaya hükümdar olduğuna inanıyor ve Masonlarla ittifak etmişler Ateist Siyonistler, dünya devleti içerisinde, gizli dünya devletinin bir elemanı olarak bu güruhu kullanıyorlar. İsrailli dindar çocuklar, askere gitmek istemiyorlar birçoğu, yani çoğu da zoraki cepheye sürülüyor. Onlar da anladılar bu felaketi, onlar da kurtulamıyorlar. Yüzlerce insan var İsrail’de askere gitmek istemeyen, hapishanelerde olan bir sürü Musevi dindar genç var. Onlar da bu ahlaksızlığın, vicdansızlığın, zulmün farkındalar. Yapılacak şey, dindar Musevilerle, dindar Hıristiyanlarla, dindar Müslümanlarla ittifak ederek, ne oluyor diyerek ortaya çıkmalarıdır. Ama bunun zamanı yine Mehdi zamanındadır. Yani Mehdi ile mümkündür, Mehdi aynı zamanda Musevilere de hitap eden bir insan, Peygamber efendimiz (sav) hadisinde söylüyor onlara da diyor Tevrat’la, Tevrat’ın gerçeğiyle hükmeder diyor. Hıristiyanlara da İncil’in gerçeğiyle hükmeder diyor. Müslümanlara da Kur’an ahlakıyla hükmediyor. Onu anlatıyor, güzel ahlaka davet ediyor. Onun için kurtuluş dindarların ittifakındadır.
İran Al Alam, 23 Eylül 2008
Adnan Oktar: Aslında tek başına masonluk şeytanın dinidir. Yani bütün olay masonluktan çıkıyor. Musevilik kendi başına riskli bir yapılanma değildir, bilakis Ehl-i Kitap’tır onlar, onlarla evlenilebilir, yemeği yenir, kestiği hayvanın eti yenebilir, selamlaşılır, ticaret yapılır, onları biz seviyoruz. Yani Musevilerle bizim, Müslüman’ın bir alıp-veremediği olamaz, bilakis dosttur onlarla. Ama asıl sorun ateist-siyonistlerdir, en tehlikeli olay budur, yani masonların güdümündedir onlar, yani masonların güdümünde, masonlar da onların güdümündedir, yani şeytan bu iki sistemi birbirine kilitlemiştir, birbirinden ayrılmaz bir güç bu. Mesela bugün İsrai’de dindar Musevilere azap verenler ateist yöneticilerdir. Mesela biz orada, İsrail’de anti-darwinist, Darwinizm’i yeren, Darwinizm’i eleştiren bir konferans yapmak istedik, ateist-siyonistler engellediler. Yani bu ne demek, biz diyecektik ki “Allah yarattı kainatı” onlar diyor ki “hayır böyle değil, Allah yaratmadı, tesadüfen oldu” diyor onlar, tesadüfler, atomlar tek tek ilahtır diyor, bir bir ilahlardan oluşmuştur, atomlar yarattı diyorlar. Biz de bunu orada çürütmek istedik, fakat buna müsaade etmediler ateist-siyonistler. Demek ki hem Musevilerin karşıtı bu insanlar, hem Müslümanların karşıtı. Onun için Müslümanların yapacağı şey, masonluğa ve ateist-siyonizme karşı mücadele vermektir. Fakat dindar Musevileri ayrı tutmak, onlara şefkat ve sevgi duymak da çok önemli. Yani onları, onların içine karıştırmak çok yanlış olur.
|
Habertürk, 07 Haziran 2010

Habertürk, 07 Haziran 2010

Habertürk, 07 Haziran 2010

Habertürk, 07 Haziran 2010

Radikal, 03 Haziran 2010

Cumhuriyet, 07 Haziran 2010

Türkiye, 03 Haziran 2010

Yeni Asya, 08 Haziran 2010

|
|
| |
| |
|
| |
153. Türk olduğumu duyan boynuma sarılıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Başkent TV, 13 Ocak 2009
Adnan Oktar: Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.
Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008
Adnan Oktar: Mesela, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan’ın Türkiye’ye son zamanlardaki yaklaşımı çok net, çok sarih. İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler. Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistinlilerden gelen heyetler Türkiye ye gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Bu da zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlıdan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.
|
Milliyet, 07 Haziran 2010

Murat Sabuncu'nun Gazze ziyareti sırasındaki izlenimleri:
" Mısır’da Refah kapısında üç günlük bekleyişten sonra Gazze’deyim. Bugün sınırdan geçen tek şanslı gazeteci benim. Benimle bekleyen İsveçli gazeteciler “küçük bir sorun” yüzünden şimdilik geçemiyorlar. Sınırda Ahmet adlı bir genç karşılıyor arabasıyla beni. Aynı zamanda bölgedeki İtalyan yardım ekibinin de şoförü.
Gazze’ye giderken yol boyu kimi bir araba tamircisinde kimi bir inşaatın üstünde Türk bayrağı dalgalanıyor. İnip yollarda yürüyorum.
Önce yardım tünellerinde... Sonra sokaklarda... Ahmet tercümanlığımı yapıyor. Burada Türk kelimesini duyan herkes ya bana sarılıyor ya eliyle zafer işareti yapıyor."
|
|
| |
| |
|
| |
154. Vize kalkarsa işbirliği ufku genişler |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.
|
Sabah, 06 Haziran 2010

|
|
| |
| |
|
| |
155. Bölgeye barışı Türkiye getirecek |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Kütahya Destan TV, 5 Ağustos 2008
Adnan Oktar: Özüne dönüyor Türk milleti inşaAllah. Bir süper devlet olacak. Türk – İslam Birliği oluşacak inşaAllah TÜRKİYE BÖLGEDE AĞABEYLİK GÖREVİ YAPACAK. BÜTÜN BÖLGE TÜRKİYE’NİN MANEVİ LİDERLİĞİNDE BİR FERAHLIĞA VE HUZURA KAVUŞACAK. Ekonomik yönden, maddi ve manevi yönden çok ciddi bir kalkınma, kültürel yönden çok müthiş bir kalkınma ve muazzam bir medeniyet meydana gelecek. Bu sancılar onun alametidir zaten her sancının arkasından büyük bir gelişme olmuştur. Türk tarihine de bakın öyledir. Büyük Türk devletlerinin kuruluşlarında hep böyle sancılı gelişmiştir. Şimdi yine öyle oluyor.
Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008
Adnan Oktar: İsrail diyor ki, siz diyor 10 asker 1 tane çavuşla bölgeyi yönetiyordunuz biz bu kadar askerle burayı yönetemiyoruz diyorlar. Ve Osmanlı döneminin özlemi içerisindeler.Suriye alenen Türkiye ile birleşmeyi istiyor, alenen. Yani, bugün resmi teklif yapılsın bir haftanın içinde karar verir Suriye adeta öyle bir konumdalar. Irak zaten kan gölü gibi biliyorsunuz. Yani Türkiye’nin ağabeylik yapması durumunda, Irak anında süt liman olur ve konu tamamen kökünden hallolur. Bunu hepsi görüyor. Filistinlilerden gelen heyetler Türkiye ye gelen heyetler hep bunu teklif ediyorlar ve hep bunu talep ediyorlar. Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Bu da zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlıdan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak bunu herkes görecek inşaAllah.
|
Yeni Şafak, 04 Haziran 2010


|
|
| |
| |
|
| |
156. Türkiye İslam aleminin lideri olacaktır |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Mavi Karadeniz TV, 31 Aralık 2008
Adnan Oktar: Evet, evet, lider mutlaka Türkiye olması gerekiyor.Çünkü hem tecrübesi hem yapısı açısından, hem ahlaki yapısı açısından çok çok mükemmel bir ülkedir, Türkler ve Türkiye. İdeal lider vasıfları taşıdığı için mutlaka Türkiye’nin lider olması gerekiyor. Çünkü konuştuğumuz Türk Devletleri de aynı kanaatteler. Bütün İslam ülkeleri ile de bağlantı halindeyiz. Onlar da bu kanaatteler, buna kimse hayır demiyor zaten. Sadece bunun bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.
|
Haber 7, 02 Haziran 2010

|
|
| |
| |
|
| |
157. Musevi vatandaşlarımız bizim namusumuz |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Al Baghdadia TV, 29 Haziran 2008
Adnan Oktar: Müslümana bu yakışmaz. Ama tabi bu meyanda mesela samimi bir hıristiyana, samimi bir yahudiye de şefkat ve sevgi çok önemli. Yani onlarda Allah’ın bize bir emaneti, onlarda aynı Allah’a inanıyorlar. Aynı peygamberleri seviyorlar. Onlara karşıda bir şefkat ruhu çok çok önemli. Yani böyle hırsla ve kinle bakan bazı insanlar var. Bu Kuran’a uygun değil. Peygamberimizin sünnetine uygun değil. Peygamberimiz zamanında museviler son derece rahat yaşadılar. Hıristiyanlar son derece rahat yaşadılar. Hatta Peygamberimizin bir cariyesi biliyorsunuz Hıristiyandı. Bu çok çok çok yanlış olur. Yemekleri yenir. O insanlardan kız alınıp evlenilebilir. Evlerine gidip yatıya kalırsınız. Sohbet edilir. Onlar da Allah’ın yarattığı bir kul. Allah onların kaderini o şekilde yaratmış.
Başkent TV, 13 Şubat 2009
Adnan Oktar: Tabi tabi. Ermeniler, Museviler, Hıristiyanlar. Onlar için dünyayı adeta cennete çevireceğiz biz. Çok önemli. Müslüman kardeşlerimiz zaten cennet hayatı gibi hayat yaşayacaklar. Ama onlar da ehli kitaptır, Allah’ın bize emanetidir. Onların çektiği çileden kimse bahsetmiyor. İsrail’de Hıristiyanların nasıl ölüm korkusu içerisinde yaşadıklarını, mesela manastırlardan, kiliselerden nasıl çıkamadıklarını, nasıl eziyet gördüklerini kimse bilmiyor. Dindar Musevilere yapılan zulmü kimse bilmiyor. Çok fakir ve perişan vaziyetteler onlar. Ben geçenlerde öyle bir haham geldi İsrail’den dostumuz. Çok şeker bir şey. Böyle sakallarını filan sevdim. Nasıl coşkulu, nasıl sevgi dolu maşaAllah. Mesela biz bu Türk İslam Birliği’nden nasıl rahat edeceklerinden bahsettim, adamcağız ağladı. O kadar hoşuna gidiyor. İnşaAllah vesile olursun dedi, Allah sizi vesile eder dedi.
|
Yeni Şafak, 03 Haziran 2010

|
|
| |
| |
|
| |
158. Ağlayıp onları sevindirmeyelim |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Kanal 35, 25 Ocak 2009
Adnan Oktar: Ölüm nimettir, olur mu? Ben mesela bazen görüyorum şehit cenazelerinde ağlayanlar var; şehit doğrudan cennete gidiyor. Niye ağlarsınız, sevinin, iftihar edin. Bir kere aileye şeref gelmiş oluyor ve doğrudan cennete gitmiş oluyor insanlar. Yani, bu dünyada zorluk çıkmayacak... Zaten gittiğinde cennette onunla karşılaşacak eğer o cennetlikse ve sonsuza kadar beraber olacaklar. Daha ne istiyor? Bir de cennete gitmesi garantili olmuş oluyor Allah’a çok şükür. Bir hayat şeklidir şehitlik, doğrudan ahirete gitmiş onlar. Önce bir canlı olarak böyle ayrı bir yaşarlar, fakat kendilerini bilmez şehitler. Ne ölene, ne şehit olana ağlanmaz, bu hiç yakışık alacak bir şey değil. İnsan doğduğunda ağlıyor muyuz biz? Öldüğünde ağlıyoruz, yani doğumu sağlayan da Allah’tır ölümü sağlayan da Allah’tır. Hepsinde Allah’a tevekkül edip onu nimet olarak görmek lazım İnşaAllah.
|
Yeni Şafak, 01 Haziran 2010

Cenaze namazının ardından Balduk'un babası ve eşi tabuta sarılarak, bir süre ağladı. Bu sırada onlara müdahale eden anne Methiye Balduk, "Ağlamayın, PKK'lıları sevindirmeyin. Ben de ağlamayacağım. Kahrolsun PKK" diye seslendi. Balduk, Kadifekale Şehitliği'ne defnedildi.
|
|
| |
| |
|
| |
159. Türkiye dünyanın süperi olacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Patronlar Dünyası, 13 Ekim 2008
Adnan Oktar: Türkiye, Türk-İslam Birliği’ne doğru gidiyor. Manevi değerlerimiz güçlenecek, maddi yönden de güçleneceğiz bölgenin süper devleti olacağız, o zaman ne Kürt sorunu kalacak, ne Ermeni sorunu kalacak, ne İsrail sorunu kalacak, hepsini kökünden halledecek inşaAllah. Irak Türkiye’nin kontrolünde olacak inşaAllah, Suriye de Türkiye’nin kontrolünde olacak inşaAllah, Azerbaycan Türkiye’nin kontrolünde olacak, yani manevi ağabeyi olacak Türkiye inşaAllah. Manevi ağabeyleri olacak ve manevi sorumluluk alacak, Türkiye bölgenin istikrarını, huzurunu, güvenliğini tam anlamıyla sağlayacak. AğabeylikTürkiye’nin vasfıdır, eskiden beri OSMANLI DÖNEMİNDEN BERİ AĞABEYLİK YAPMIŞTIR BÖLGEYE, HUZUR VERMİŞTİR, GÜVEN VERMİŞTİR. Ama bu sefer çok mükemmel olacak, çok çok güzel olacak, çok hayırlı ve çok iyi olacak inşaAllah.
|
Türkiye 01 Haziran 2010

|
|
| |
| |
|
| |
160. Türkiye küresel güç olacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Çay TV, 23 Temmuz 2008
Adnan Oktar: Herkes samimi olarak inansın, gerçekten Türkiye iyiye gidiyor ve gerçekten süper devlet olacağız. Türkiye hiç tarihte olmadığı derecede büyük bir devlet olacak. Türk İslam aleminin lideri olacak inşaAllah. Bu tarihi misyonun başlangıç aşamalarındayız. Ve bütün dünyayı, anarşiden, terörden sıkıntıdan azaptan, her türlü acıdan kurtaracak bir milletir Türk milleti. Gerçekten çok asil efendi, böyle çileyle, acıyla yoğrulmuş bir millettir ve dünyayı yönetmeye dünyaya faydalı olmaya yönelik bir ruhu vardır. Allah o görevi bu millete vermiş görünüyor inşaAllah. Çok yakın zamanda bunu göreceğiz inşaAllah.
|
Yeni Şafak, 31 Mayıs 2010

|
|
| |
| |
|
|