| |
11. Ortadoğu Birliği büyümede Avrupa'yı beşe katlayacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Mavi Karadeniz TV, 17 Şubat 2009
Adnan Oktar:Mesela ekonomik kiriz için de dediler ki ufak tefek bir şey bu dediler, hafif bir kriz en fazla bir yıl falan sürer, altı ay bir yıl sürer o da gittikçe gerileyerek geçer, dediler. Ben de dedim ki bu çok büyük bir tufan, dedim ekonomik tufan. 7 yıl sürecek dedim. Şimdi dünyanın en ünlü zenginleri batmaya başladı, bugün gene bir gazetede manşet atılmış dünyanın en ünlü zengini olarak bilinen bir kişi vardı o da batmış. Bütün fabrikalar, bütün bankalar, hepsi sıradalar ve hepsi sıradan batacaklar. Yani bütün kapitalist sistem çökecek. Ve bunların hiçbiri kurtulamayacak. Sadece Türk İslam Birliği Nuh’un gemisi gibidir, Hz. Mehdi öncülüğünde bütün dünyayı bu birlik kurtaracak. Benim bu dediklerimi görmek için fazla bir vakit geçmeyecek yani 2014 hemen kapıda göreceksiniz…
Azerbaycan Devlet Haber Ajansı Röportajı, 14 Ağustos 2008
Sunucu:Türkiye’nin yararına mı batıya, Avrupa’ya böyle Avrupa Birliğine dahil olmak?
Adnan Oktar: İşin doğrusu Türkiye, dünyanın en büyük devletidir. Yani, abartmıyorum en büyük devleti.Şöyle olacak, TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’NİN, BÜYÜK TÜRK İSLAM BİRLİĞİ’NİN LİDERİ OLARAK AVRUPA BİRLİĞİ’NE GİRECEK TÜRKİYE, O ZAMAN HEM AVRUPA’YI BESLEYECEK, HEM AVRUPA’YI GÜÇLENDİRECEK, hem Rusya’nın beli doğrulmuş olacak, hem Ermenistan rahatlayacak, hem İsrail rahatlayacak, hem Filistin sorunu hallolacak. Yani Türkiye bütün dünyayı kurtaracak bir devlettir. Bütün dünyanın sigortası gibidir Türkiye. Çok hayati bir devlet bunu 10, 20 yıl içerisinde bütün dünya görmeye başlayacak ve bütün dünyayı kardeş haline getirecektir Türkiye. Bu Allah’ın inşaAllah kanunu, kader böyle inşaAllah.
|
Akşam, 18 Ağustos 2010

Türk-Arap İş Forumu'ndaki anlaşmayla "sınırları kaldıran" dört ülkede yüzde 5 olarak baklanan 2010 ortalama büyüme hızı, Euro Bölgesi'nin tam beş katı.
|
|
| |
| |
|
| |
12. İsrail duvarları yıkmaya başlıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Al Baghdadia TV, 5 Ağustos 2008
Adnan Oktar: Hatta İsrail'in de son derece rahat edeceğini, o bölgede alabildiğine özgürce ticaret yapacağını düşünüyoruz. Buna doğru adım adım bir ilerleme var. Yakın bir zamanda bu hedef gerçekleşecek diye düşünüyorum. Onlar da rahatlayıp, onlarda kurtuluşa erecek yani Türk İslam Birliği içerisinde, Türk İslam Birliğinin himayesinde olacağı için İsrail. Bu terör sorunundan, şiddetten o da kurtulmuş olacak.Onun duvarları yıkılmış olacak. İsrail’de bir nevi şu an hapishane durumunda. Her tarafı duvarla kaplı. O duvarlar yıkılacak. İsrail de rahata kavuşacak, bölgeyle çok rahat ticaret yapacak. Üzerindeki baskı kalkacak. Dolayısıyla İsrail’in de diğer Müslüman devletlere yaptığı, Müslüman ülkelere yaptığı baskı kalkmış olacak. Tam bir barış ve huzur çağı gelmiş olacak. Onun için Türk İslam Birliğinin bir an önce oluşması dünyanın en büyük birinci sorunudur diyebilirim.
Kordon TV, 27 Temmuz 2008
Adnan Oktar: Türk-islam birliğini acil olarak oluşması bütün bölge için şart. Bu Türk-islam birliği bir ırk üstünlüğü, en iyi biziz anlamında değil. Yani Hıristiyanlara da çok şefkatli, Yahudilere de çok şefkatli, onlara da çok iyi hayat hakkı tanıyan… Bu bir kere İsrail’in müthiş rahatlamasına sebep olur. O insanlar bir duvarın arkasına sıkıştı kaldılar, bir hapishanede yaşıyorlar ve her gün ölüm korkusuyla yaşıyorlar. Filistin tam bir dehşet ortamı ve tam bir sefalet ortamı, yazık günah, başka da hiçbir çözümü yok. Ne Amerikan müdahalesi, ne İngiliz müdahalesi, bunların hiçbirisi kurtarmaz. Tek çözüm Türkiye’nin müdahalesidir ve ağabeylik yapmasıdır. Yani her geçen gün bize manevi sorumluluk verir. Bunun bir an önce olması gerekiyor.
|
Radikal, 16 Ağustos 2010

Ortadoğu, 16 Ağustos 2010

|
|
| |
| |
|
| |
13. Slovenya vatandaşlarına vize kaldırıldı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.
|
Yeni Asya, 16 Ağustos 2010

|
|
| |
| |
|
| |
14. Abdullah Gül: Şehit aileleri bizim başımızın tacı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Kanal Avrupa, 10 Mayıs 2010
Adnan Oktar: İftihar edilecek bir güzelliktir şehitlik. Bir şereftir. Bir nimettir. Fakat şehit ailelerin iyi korunup kollanması lazım. Mesela bir kasabadaysa onlara karşı sevgi, ilgi, alaka, yardım, koruyup kollamak çok güçlü olması lazım. Gösterilen hürmet, nezaket, saygı da çok ciddi bir fark oluşması lazım buna özen göstermek lazım. Şehit çocuklarına çok özen gösterilmesi lazım. Mesela okula gidiyorlarsa onların okul masraflarını oradaki bulunan kim varsa mahallede karşılaması lazım. Durumları müsait dahi olsa, bu çok güzel olur. Sık sık yemeğe davet etmek, mesela bir gün birisinin evine, bir gün birisinin evinde şehit anneleri de, bu mahallede bir berekettir. Bir güzelliktir yani çünkü şehit annesi babası bereketiyle gelir. İhtişamdır. Nurdur, bir güzelliktir. Onur vesilesidir. Mesela akşam sofra kuruldu, hemen davet etmek lazım. Şeref konuğu olarak, şeref misafiri olarak. Böyle bir usul ve adabın her yerde uygulanması gerekir. Köylerde, kasabalarda, şehirlerde yani mesela ben ki, farz edelim Kadıköy’de veyahut Nişantaşı’nda ya da herhangi bir semtte de olabilir, fark etmez, nerede olursa olsun aynı adabın, aynı edebin uygulanması lazım. Ama köylerde, kasabalarda bu zaten çok yaygındır ama tam pekiştirmek lazım. En güzel hale getirmek gerekiyor.
|
Yeni Şafak, 14 Ağustos 2010

Zaman, 13 Ağustos 2010

Abdullah Gül, Dolmabahçe Sarayı'nda gerçekleşen iftar yemeğinde 56 ilden 261 şehit yakını ve gazi ağırlandı.
Davete katılan şehit yakını ve gazilerle tek tek ilgilenen Gül, yemekte yaptığı konuşmada konuklarına teşrifleri için teşekkür etti. Gül şunları söyledi: 'Şehitlerine, gazilerine sahip çıkmayan milletten işgelmez. O milletin geleceğinde işyoktur. Onun için biz şehitlerimize, gazilerimize daima sahip çıkacağız ve onları baştacı edeceğiz. Onlar bulundukları beldenin, mahallenin, şehrin en onurlu insanlarıdır. Ve bunu da fiiliyatla hepsine göstereceğiz. Şehitlerimize rahmet, gazilerimize şifa diliyorum.'
|
|
| |
| |
|
| |
15. Acil hastadan para isteyen hastanenin ruhsatı iptal edilecek |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Çay TV, 11 Mart 2009
Adnan Oktar: … her hasta bizim sorumluluğumuzdadır millet olarak. Hasta olmak suç değildir, şereftir, onurdur ve yükümlülüğü bizim üzerimizdedir. Hasta olduğunda o adam, o kişi, o kardeşimiz artık bize emanettir, milletçe bize emanettir. Ona biz bakacağız, yemesinden, içmesinden, konforundan, neşesinden, mutluluğundan, tedavisinden, her şeyinden biz sorumluyuz. Hastadan para alınmaz, en kaliteli, en güzel hastaneye gidecek, birinci sınıf hastaneye gidecek kanser hastası; orada aslanlar gibi tedavi olacak, hürmet görecek, sevgi görecek, hatta onun güzel geniş salonlarında oturtacaklar. Dini sohbetler yapılacak, konuşacak, morali güçlü olacak onun. Çünkü bu tip hastalıklar da biliyorsunuz moral önemli. Adama sen evini sattırırsan, arabasını sattırıyorsun, bankadaki bütün paralarını alıyorsun, borca sokuyorsun, adamı tedavi ediyorsun. Ama tedavi oluyor mu olmuyor mu o da ayrı mesele; adamı çift yerden vurmuş oluyorsun bu sefer. Hem hastalığına sevgi ve şefkat göstertmeyerek hem de ekonomik yönden çökerterek. Hastadan para alınmaz; bunu biz milli bir terbiye olarak bunu alacağız. Bu asla kabul edilecek bir şey değildir.
|
Zaman, 13 Ağustos 2010

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, artık acil hastalardan kamu ve özel hastanelerin hiçbir şekilde para talep edemeyeceğini söyledi. Vatandaştan para isteyen hastanenin ruhsatının iptal edileceği uyarısında bulunan Akdağ, "Para talep edilmesi durumu, hastanenin ruhsatının iptal edilmesine ve Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) bu hastanelerle sözleşmelerini iptaline gidebileceği bir süreçtir. Böyle durumlarda vatandaşlarımız 184'ü arayarak mağduriyetlerini mutlaka bildirsinler. Haklarının farkında olsunlar, asla boyunlarını bükmesinler." dedi.
|
|
| |
| |
|
| |
16. Filistin kamplarında Türkiye sevgisi en üst düzeyde |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Çırağan İftar Toplantısı, 16 Ekim 2008
Adnan Oktar: Türkiye ağabeylik yaptığında o coğrafya içerisinde Türkiye’nin ağabeyliğini kabul etmeyecek hiç kimse yok.Şiiler de, Caferiler de, Suudiler de, İranlılar da. Mesela Sayın Ahmedinejad buraya gediğinde, geldi bir Sünni camide Sünni imam arkasında namaz kıldı. Bu ne demektir, siz eğer lider olursanız ben bunu kabul ediyorum. Açıkça budur. “Ben” dedi zaten “burada siyasi bir mesaj verdim” dedi. “Çok önemli siyasi bir mesaj verdim” dedi. Daha ne desin. Hizbullah da kabul eder, herkes kabul eder, Türkiye’nin liderliğini kabul etmeyecek bu coğrafyada kimse yok. Çünkü Türkiye son derece ılımlı, sevecen, makul bir ülke. İnsanları saygın ve efendi insanlar, son derece kültürlü, görgülü insanlar. Ve yıllarca liderlik yapmış bir ülke biliyorsunuz. Osmanlı döneminden bir tecrübesi var. Bütün Türk ülkelerinin, bütün İslam ülkelerinin ağabeysi olarak ortaya çıkacaktır Türkiye. Bunu herkes görecek. Bunu açık açık da söylüyorum, on yıl sonra bu sözümün altına ben yine imzamı atacağım inşaAllah.
|
Vakit, 12 Ağusos 2010
.jpg)
|
|
| |
| |
|
| |
17. Acil'de ne para ne sigorta sorulacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Çay TV, 11 Mart 2009
Adnan Oktar: Bir de hastalıklar; mesela bir adam, devlet memuru bir tane ev almış. Bütün emeğinin sonucu, emeklilik ikramiyesini almış, onla ve biraz da katıştırarak bir ev almış. Adama diyorlar ki tam emekli olmuş, hastaneye gidiyor, kardeşim sen kanser hastası olmuşsun. Bütün aile bir geriliyor, tabii bir hayır var, ama o şeyi daha alamadı bizim insanlarımızın bir kısmı. Ne yapalım diyor, buna en 200 milyar gerekir diyor adam, tedavisi için. Nasıl yapacağız diyor, işte bulacaksın diyor. Yoksa git başının çaresine bak kendin bilirsin, hemşerim diyor, adam işine bakıyor, yüzüne de bakmıyor. Bu çok korkunç bir şey, her hasta bizim sorumluluğumuzdadır millet olarak. Hasta olmak suç değildir, şereftir, onurdur ve yükümlülüğü bizim üzerimizdedir. Hasta olduğunda o adam, o kişi, o kardeşimiz artık bize emanettir, milletçe bize emanettir. Ona biz bakacağız, yemesinden, içmesinden, konforundan, neşesinden, mutluluğundan, tedavisinden, her şeyinden biz sorumluyuz. Hastadan para alınmaz, en kaliteli, en güzel hastaneye gidecek, birinci sınıf hastaneye gidecek kanser hastası; orada aslanlar gibi tedavi olacak, hürmet görecek, sevgi görecek, hatta onun güzel geniş salonlarında oturtacaklar. Dini sohbetler yapılacak, konuşacak, morali güçlü olacak onun. Çünkü bu tip hastalıklar da biliyorsunuz moral önemli. Adama sen evini sattırırsan, arabasını sattırıyorsun, bankadaki bütün paralarını alıyorsun, borca sokuyorsun, adamı tedavi ediyorsun. Ama tedavi oluyor mu olmuyor mu o da ayrı mesele; adamı çift yerden vurmuş oluyorsun bu sefer. Hem hastalığına sevgi ve şefkat göstertmeyerek hem de ekonomik yönden çökerterek. Hastadan para alınmaz; bunu biz milli bir terbiye olarak bunu alacağız. Bu asla kabul edilecek bir şey değildir.
|
Akşam, 11 Ağustos 2010

|
|
| |
| |
|
| |
18. Suriye ile vize kalktı, karşılıklı geçişler arttı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008
Adnan Oktar:Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. En zengin petrol kaynakları bu coğrafyada. Un var, yağ var, şeker var, sadece helva yapılacak.
|
Yeni Asya, 17 Ağustos 2010


|
|
| |
| |
|
| |
19. Ayyıldız Kahire semalarında |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Başkent TV, 13 Ocak 2009
Adnan Oktar: Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor.
|
Yeni Şafak, 22 Temmuz 2010

Vakit, 22 Temmuz 2010

Mısır'a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Mısır Harp Akademisi Mezuniyet Töreni'ne katıldı. Gül'ün, Arap ülkeleri dışında Mısır Harp Akademisi Mezuniyet Töreni'ne davet edilen ilk konuk devlet başkanı olduğu belirtildi. Türk bayrağı da paraşütçüler tarafından Mısır semalarında dalgalandırıldı. Gösterilerin bir kısmında askeri öğrenciler dev bir Türk bayrağını da taşırken, Gül'e ve Türkiye'ye yapılan bir başka jest de Türk Askeri Bando Marşı'nın çalınması oldu.
|
|
| |
| |
|
| |
20. Erbakan: ''İslam alemi bugün dağınık haldedir'' |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Al Baghdadi, 29 Haziran 2008
Muhabir: Müslümanlar katliamlara maruz kalıyorlar. Daha önce Bosna Hersek’te. Şimdi Irak’da, Afganistan’da, Filistin’de ne yapmak gerekir bu konuda sizce?
Adnan Oktar: Müslümanların birlik olmaması, birlikte hareket etmemesi haramdır. Haram bir hükümdür. Yani Müslümanların birlikte hareket etmesi topluca kardeş olmaları, hepsinin tamamının kardeş olması ve bir lider etrafında toplanmaları da Kuran’a göre farzdır. Müslümanlar bunu yapmıyorlar. Müslümanlar bu farzı yerine getirecekler. Ben bunun için söylüyorum yani Türklerin önderliğinde, Türk milletinin önderliğinde, bir Türk İslam Birliği oluşsun. Her devlet ayrı milli devlet olarak kalsınlar. Her devlet kendi içerisinde hür davransın fakat başlarında bir manevi lider bulunsun. Çünkü hıristiyanların Papası var liderleri var. Müslümanların da bir manevi lideri olması şart. Bu manevi birliğin başında birisi olursa. Bu kargaşa bu fitne rahatça son bulur. O zaman dünyanın bir yerinde müslümanların parmağının ucuna bir zarar gelse bütün müslümanlar toplu haraket edeceği için, bu olay hemen durdurulur, ama böyle paramparça olursa. Böl, parçala, yut politikasına uygun hareket ederlerse tabi ki küçük parçaları yutmak kolaydır. Ama bütün blok bir müslüman alemini yutmak imkansızdır. Müslümanların bu farzı bir an önce yerine getirmeleri gerekiyor.
|
Vakit, 28 Mayıs 2010
.jpg)
|
|
| |
| |
|
|