| |
201. Tek yol İslam Birliği |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Abu Dhabi, 9 Şubat 2009
Muhabir: Hocam biliyorsunuz dünyada Müslümanlar her yerde zulüm görüyor. Savaş bölgelerinde, Müslüman bölgelerinde, Filistin’de olsun, Afganistan’da olsun, Somali’de olsun, nereye baksanız Müslümanlar... Sebep kim, yani Müslümanların kendileri mi sebep yoksa başka sebepler de var mı?
Adnan Oktar : Bunun çözümünü söyleyeyim ben. Müslümanlar çözümüne yanaşmadıkları için bu olaylar devam ediyor. Çözümü, bütün Müslümanların birlik olmasıdır, bu farzdır, Allah’ın emridir. Yani namaz kılmak gibi, oruç gibi farzdır. Bir insan namazını kılmıyorsa fısk içindedir. İslam âleminin birleşmesini ve birlikte hareket etmesini istemiyorsa yine fısk içinde olur. Yani günaha girmiş olur. Bunun en güzel çözümü Türk milletinin öncülüğünde Türkiye’nin öncülüğünde Türk Devletlerinin desteğinde bir Türk-İslam Birliği’dir. Türk milletini lider olarak görmemin nedeni ahlaken ve mücahit ruhu yönünden çok güçlü bir millettir, metafizik bir millettir Türk milleti ve özel görevlidir, Allah öyle yaratmıştır. Yani Allah’ın kılıcıdır Türk milleti, Seyfullahtır, böyle bir özelliği vardır. Yani kılıç derken gidip insanları doğramak, kesmek değil, adalet kılıncı bu, adaletiyle, güzel ahlakıyla, sevgisiyle, şefkatiyle, merhametiyle, dürüstlüğüyle Türk milleti bu konuda liderlik görevini mükemmel yapacak güce sahip ve tecrübesi var, yüzlerce yıllık tecrübesi var. Yani üç kıtada İslam ülkelerini gayet güzel mutluluk içinde, huzur içerisinde yönetmiş, az bir güçle. Yine bu aynı yapının yeniden tesis edilmesi gerekiyor, yeni modern Osmanlı gibi bir Türk-İslam Birliği’nin oluşması gerekiyor. Böyle bir yapılanmada Hıristiyanlar, Museviler hatta Budistler hatta ateistler herkes rahat eder. Bütün Müslüman âlemi huzur içinde yaşayacaktır. Herkes ibadetini istediği gibi yapar. Museviler sinagoglarına istediği gibi giderler, Musevilerin ibadetlerinde hiçbir sorun olmaz, onlara karşı sevgi ve şefkat olur. Hıristiyanlar kiliselerine giderler, istedikleri gibi ibadetlerini yaparlar hatta destek görürler, her yönden, maddi ve manevi her yönden şefkat ve korunma içinde olurlar. Bu çok güzel bir sistem olur. Bu olmadığı için, bölünmüş, parçalanmışlık olduğu için hem Hıristiyanlar eziliyor, hem Museviler eziliyor, Müslümanlar da bir kat daha fazla eziliyor. Bunun çözümü Türk-İslam Birliği’dir, bunun uzaması durumunda bu Gayretullah’a dokunur, Allah’a karşı bir tavırdır bu. Allah “birleşin” diyor, “ben birleşmeyeceğim” gibi bir ifade olmuş oluyor -haşa. Allah namaz kılın deyince nasıl Müslümanlar namaz kılıyorsa, değil mi? Yasakladığı bir hüküm olduğunda, “domuz eti yemeyin” diyor, yemiyoruz, Allah “bölünmeyin” diyor, bölünüyorlar, “birleşin” diyor, birleşmiyorlar. Bu haramdır, Müslümanların bir an önce birleşmeleri gerekir. O zaman bu konunun süt liman olduğunu, etrafın bayram yerine döndüğünü görecekler. Bir mucize meydana gelir, bütün Müslümanlar huzur içinde olurlar.
|
Time Türk, 28 Mayıs 2010

İslam dünyasının çok ciddi meydan okumalarla karşı karşıya olduğunu söyleyen katılımcılar bunların üstesinden gelmenin yegâne yolunun ise, İslam toplumlarının ve İslam ülkelerinin ittifakından ve işbirliğinden geçtiğini belirttiler.
Vakit, 28 Mayıs 2010

|
|
| |
| |
|
| |
202. Kıbrıs'ta tüm sınırlar açılsın |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kıbrıs Postası, 23 Eylül 2008
Adnan Oktar: ZATEN KAPILAR SONUNA KADAR AÇILSIN. Ama iki devlet, iki bayrak, iki din bu kadar... Askerimiz bizim nur, nur, aslan onlar. Aslan onlar. Onlara bir güvenlik o, onlara ferahlık. Mehmetçiğin orada bulunmasında bir bereket var, bir güzellik var, bir hayır var. Aşkla, şevkle sevsinler onları, muhabbetle sevsinler, daha ne istiyorlar. Allah’ın nuru onlar, maşaAllah... Bizim ordumuzun, güzelliğini, derinliğini, sevecenliğini onlar anlamamışlar. Onlar için çok büyük bir güvence o. Canını, malını, namusunu, ırzını koruyacak bir güvence. Gönülleri açık olsun, rahat olsun.
Özetle tüm kapılar açılıyor. İki milletiz, iki diniz ve kardeşiz biz. Hıristiyanlara saygı duyuyoruz çok, sevgi duyuyoruz. Onlar bizim kardeşlerimiz. Gitsinler kiliselerinde ibadet etsinler, biz iftihar ederiz. Rum olmaları gelsinler eğlenelim, yiyelim, içelim, ama devletlerimiz ayrı, evlerimiz nasıl ayrı ise, biz nasıl iki ayrı ev gidip misafirliğe gidiyoruz. Eğleniyoruz, konuşuyoruz, aynı bu şekildedir. Devlet olmaktan niye gocunuyorlar, Türk askerinden niye gocunuyorlar. Türk askeri orada sevgi sunuyor, muhabbet sunuyor. Dostluk sunuyor ve onlar için bir güvence.
|
Akşam, 22 Mayıs 2010

Star, 22 Mayıs 2010

Milli Gazete, 22 Mayıs 2010

|
|
| |
| |
|
| |
203. Sudan'la tarımsal işbirliği |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
8 Mart 2008 tarihli basın toplantısı
Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?
Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye Türkiye olarak kalıyor bir kere, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan; herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, EKONOMİK KALKINMADA İŞBİRLİĞİ YAPAN, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.
|
Vakit, 22 Mayıs 2010

|
|
| |
| |
|
| |
204. Çilek tütüne alternatif oldu |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
TEKEL'İN EKONOMİK KRİZ DÖNEMİNDE SİGARA VE İÇKİ ÜRETMESİ OLMAZ. ONUN YERİNE HALKI BESLEYİCİ GIDA SEKTÖRÜNE YÖNELİNMESİ GEREKİR.
TV Kayseri, Samsun Aks ve Gaziantep Olay TV, 23 Aralık 2009
Adnan Oktar: Türkiye’nin %99,99’u sakin, ama %99,99’un dışında bir bölüm var orada bir hareketlenme var. Ve bu sanki bütün Türkiye’ye şamilmiş gibi gösteriliyor, bu çok tehlikeli bir şey. Bir de bütün dünyada ekonomik kriz devletleri çöküntüye doğru götürüyor. Mesela Yunanistan çöktü biliyorsunuz, ekonomik yönden çöktü. Türkiye maşaAllah ayakta ama yani ekonomik krizden Türkiye’nin etkilenmemesi diye bir konu olmaz, Türkiye de etkileniyor. Devletten sürekli para istemek, maaş istemek mümkün değil, yani bu olacak iş değil. Halkın o yöndeki, bir kısım kardeşlerimizin öfkesini ben anlıyorum, tamam yani aç kalmak istemezler tabii bir çözüm isteyecekler ama, o bir yöntem değil. Devletin o derece parası ve imkânı yok. Dolayısıyla mesela ben Tekel işçilerini gördüm. O kardeşlerimiz çok mağdur durumdalar hakikaten, ama şimdi Tekel’in oturup sigara imal etmesi, rakı imal etmesi böyle bir dönemde yani çok akıl almaz bir hareket, değil mi? Yani TÜTÜN TARLALARINDA SEBZE MEYVE YETİŞTİRİLSİN. Yani halkın yiyecek ihtiyacının karşılanması çok önemli. Yani özellikle tütün ihtiyacı yok ki şu an, milletimizin rakı ihtiyacı da yok, değil mi? Mesela kuru üzüm üretilsin bu çok enerji veren, insanları çok sağlıklı yapan, gün içinde zinde olmalarını sağlayan güzel bir yiyecektir, değil mi? Oturup onu rakı ile zay edileceğine o kadar üzüm ve çok pahalı ve çok karmaşık metodlarla elde edilen bir nesne bu, ONUN YERİNE HALKI BESLEYİCİ GIDA SANAYİİNE YÖNELİNMESİ ÇOK ÖNEMLİ. Yani bu tarz fantezilerin vakti değil, bu fantezileri bu millet kaldırmaz, yani bu sistem de kaldırmaz, dönem de kaldırmaz. O yüzden bu ve buna benzer israfa dayalı olan her türlü çalışmanın normal ayaklarının üzerine oturtulması gerekiyor. Mesela tarım sanayiine ben önem verilmesini söylemiştim. Bakın şimdi o geldi kapıya dayandı şu an. Herkes devletten para istiyor. Devletin de parası olmadığı için mecburen işçi çıkartmak durumunda kalıyor. Bunlar baş olacak gibi değil yani, bu şekilde olmaz. Tarım alanında çok geniş yatırım yaparak tarımda çalışan insan sayısının çok arttırılması gerekiyor. O zaman işsiz insan da kalmaz, hem de insanların beslenme sorunu da ortadan kalkmış olur. Böyle lüks tüketime, böyle garip olaylara da girmemek gerekiyor. Mesela hakikaten diyor Başbakan; Tekel’in işçilerinin yapacağı bir iş yok diyor. Hakikaten bu doğru olabilir, yani az üretim yapılan bir yer olabilir ama üretim de yapsa zaten ya sigara yahut rakı imal ediliyor veya ona benzer, hiç gereksiz olan şeyleri imal ediyor. Tekel geniş çapta bir değişikliğe gitsin. Gıda sanayiine el atsın, tarıma el atsın, çok fazla üretim yapsın, işçiler de dursun. Yani işçiyi atmaya gerek yok, ama çok güçlü üretim yaparak hem halkımızın doyması sağlansın, hem de onlara iş imkânı sağlansın. Ben bunu bir fikir olarak söylüyorum.
|
TRT Haber, 26 Mayıs 2010

Manisa'da tütün yerine çilek eken köylüler 15 dekardan aldığı ücreti 1 dekardan alıyor.
Manisa’da geçmişte tütün üretimi yapılan köyler artık adını çilek üretimiyle duyuruyor. Tütün yerine çilek eken kazanıyor. Manisa, çilek ihracatında rekora koşuyor.
Manisa Merkez’e bağlı Osmancalı Köyü’nde hem zahmetli, hem de eskisi kadar gelir getirmeyen tütüne alternatif arayan çiftçilere Tarım İl Müdürlüğü rehberlik yaptı. Alternatif ürün arayışında çilek ön plana çıktı.
Çileğin bütün ilçenin kaderini değiştirdiğini belirten Köprübaşı Belediye Başkanı Zafer Mercan, "3000 dekarda üretim yapmaktayız. Bu yıl 5 bin ton, 10 trilyon civarında gelir beklemekteyiz. Halkımız, tütünden çileğe döndükten sonra gelir düzeyi yükseldi, işsizlik sıfıra indi" şeklinde konuştu.
Osmancalı Köyü Muhtarı Veli Yalçınkaya da "15 dekardan aldığı tütün aynı paraya geçimini sağlamaktaydı, şu anda 1 dekarla aynı paraya çiftçimiz geçimini kazanıyor. En güzel tarafı da bu" dedi.
Manisa’dan Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerine ihraç edilen çilek miktarının bu yıl 600 tona ulaşması bekleniyor.
|
|
| |
| |
|
| |
205. Irak'ta havaalanını Türkler yapacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
8 Mart 2008 tarihli basın toplantısı
Basın: İslam Birliği'ne dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açarsanız?
Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye Türkiye olarak kalıyor, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan; herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, EKONOMİK KALKINMADA İŞBİRLİĞİ YAPAN, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.
|
Taraf, 29 Haziran 2009

|
|
| |
| |
|
| |
206. 80 milyon Avrupalı fakirlik sınırında |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Çay TV, 4 Mart 2009
Adnan Oktar: Ben ekonomik kriz başladığında ta başında söyledim bu yedi yıl sürecek dedim ve gittikçe şiddetini arttıracak dedim, ciddi kıtlık da meydana getirecek dünyada dedim buna karşı ciddi önlemler alınması şuandan hazırlık yapılması gerekiyor dedim ve tek çözümün de Türk İslam Birliği olduğunu söyledim. Bunun dışında mahvolur dünya ben açıkça söyleyeyim, perişan olurlar yani dünya tarihinde görülmemiş bir kıtlığa dönüşür. Tek çözümü Türk İslam Birliği'dir. Bunun bereketiyle, bunun güzelliğiyle, bunun huzuruyla bu sefer bu olay tam tersine dönecek... Ekonomik krizi Allah meydana getirdi şu an ve hiçbir şekilde durduramazlar. İlk başta önemsemiyorlardı, birçok kişi demeç veriyordu, “Önemsiz, geçici” diyorlardı, ben de ısrarla dedim "bak yedi yıl sürecek" dedim “Yok yok birkaç aya biter bu” diyorlardı. "Değil" dedim "yedi yıl sürecek" dedim tam dediğim gibi olaylar gelişiyor ve devam ediyor.
|
Taraf, 30 Ekim 2009

AB’nin resmi araştırma kurumu Eurobarometre’nin anketine göre, yaklaşık 80 milyon Avrupalı fakirlik sınırının altında yaşıyor.
|
|
| |
| |
|
| |
207. Lübnanlı Berry'den, Avrupa'da İslam piyasası kuralım önerisi |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Arabnews, 09 Kasım 2008
Adnan Oktar: İslam Birliği bütün dünya ülkelerini kucaklayan, hepsine sevgiyle bakan, karşısındakini düşman olarak görmeyen, ama kendisine düşman olanı da affedip kendisine dost hale getiren bir sistem. Dolayısıyla böyle bir sistemin düşmanı olmayacaktır. Çünkü bu sistemin düşman olduğu bir ülke yok. Düşman olmadığı için onun da düşmanı olmayacaktır bu sistemin. Türk-İslam Birliği dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirmek amacı ile kurulacaktır. Bunun altyapısı şu an tamamdır. Çünkü bütün İslam ülkeleri, İslam Birliğini istiyor. Yani İslam ülkelerinde bir anket yapılsa halkın %99’unun, %95’inin İslam Birliğini istediğini görürüz. Türk devletlerinde de arandığında da aynı şeyi görürüz. Türk-İslam Birliğini isteyen kişilere sorduğumuzda “Siz istiyor musunuz bunu?” diye eğer anket yaparsak Türk Devletlerinde hepsinin Türk-İslam Birliğini istediğini görürüz ve görüyoruz. Ben bizzat buna şahidim. O yüzden halk bunu istiyor. Sadece üst seviyede siyasilerimizin ikna edilmesi, cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmeleri gerekiyor. Bu her an olabilecek bir şey. Şu an ekonomik çöküntünün olduğu ortamda, hemen şu fikirler ortaya atıldı. Gümrük Birliği oluşturalım. Ortak para birimi oluşturalım. ORTAK PAZAR OLUŞTURALIM, GİBİ DÜŞÜNCELER SÜRATLE DEVREYE GİRDİ. DEMEK Kİ, İSLAM BİRLİĞİ’NİN ALTYAPISI HAZIR. Ve kısa sürede de kabul edilecektir, bu inanç, bu düşünceler. Güzel bir şekilde neticelenecektir. Çünkü, bu sistemin düşman gördüğü hiçbir ülke yok.
SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSLAM BİRLİĞİ'NE ÇAĞRI KİTABINDAN BİR BÖLÜM (Ağustos 2003)
Ekonomik iş birliği, hem istikrarın sağlanması hem de kalkınma açısından önemlidir. Pek çok Müslüman ülkenin acil ihtiyacı, ekonomisinin istikrara kavuşması ve sağlam temeller üzerine oturtulmasıdır. İslam dünyasında endüstrinin gelişimine önem verilmesi, gerekli yatırımların yapılması zaruridir. Bütün olarak bir kalkınma projesi geliştirmek gerektiği de açıkça görülmektedir. Eğitim, ekonomi, kültürel yapı, bilim ve teknoloji birarada gelişmelidir. Bir yandan çalışma alanları teknolojik olarak geliştirilirken, öte yandan çalışanların eğitim düzeyinin ve kalitesinin artırılması sağlanmalıdır. Toplumlar daha üretici olmaya özendirilmelidir. Çoğu Müslüman ülkede yaşanan yoksulluğun, eğitimsizliğin, gelir dağılım dengesizliğinin ve diğer sosyo-ekonomik sıkıntıların ortadan kaldırılmasında ekonomik iş birliklerinin büyük katkısı olacaktır. SERBEST TİCARET ALANLARI OLUŞTURULARAK, GÜMRÜK BİRLİĞİ SAĞLANARAK VE ORTAK PAZARLAR MEYDANA GETİRİLEREK BU İŞBİRLİĞİ KURULABİLİR.
|
Akşam, 25 Mart 2010

Türkiye Büyük Milllet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’in davetlisi olarak Türkiye’ye gelen Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berry, “Türkiye’nin kulağına birşey fısıldamak istiyorum. Batı piyasalarına ortak olarak girmemiz gerekiyor. Vakit kaybetmeyelim. buna büyük bir İslami piyasa da diyebilirsiniz. Türkiye’nin öncülüğünde İslam ülkelerinin Batı’ya açılacağı ‘İslam Piyasası’ kuralım” önerisinde bulundu. Berry konuşmasında “Eğer birlikte hareket edebilirsek hem bu pazarlarda daha güçlü oluruz, hem de Batı’nın İslam dünyasında daha saygılı yaklaşmasını sağlayabliriz” dedi.
Cumhuriyet, 25 Mart 2010

|
|
| |
| |
|
| |
208. Türkiye'den Erivan'a iki jest |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
|
Azerbaycan Gazete 525, 27 Ağustos 2008
Adnan Oktar: O güç (Türk İslam Birliği) onların aleyhine olmayacak, yani Rusya’nın daha zenginleşmesi demektir. ERMENİSTAN’IN DAHA ZENGİNLEŞMESİ DEMEKTİR. ERMENİSTAN’DA, Rusya’da YENİ YENİ FABRİKALAR, YENİ YENİ TESİSLER DEMEKTİR. Azerbaycan’ın petrollerinin Türk petrollerinin, Türk madenlerinin Rusya’ya, Ermenistan’a satılması demektir. VE ONLARIN HER TÜRLÜ İMKANININ DAHA ÇOK ARTMASI DEMEKTİR. PAZARLARI GENİŞLER, TİCARETLERİ GENİŞLER, ASKERİ YÖNDEN RİSK KALKAR… Bunu kabul eder Ermenistan. Bu birleşmenin sonucunda size bol bol mal gönderelim, ticaret yapalım, okullar yapalım, hastaneler yapalım. Böyle bir anlaşma önceden onlara tebliğ edilir. Yani, böyle birleşme sonucunda onlara neler sunulacağı anlatılırsa, NASIL ZENGİNLEŞECEKLERİ ONLARA ANLATILIRSA, ERMENİSTAN’IN NESİNE LAZIM OTURUP DÜŞMANLIK YAPSIN…
Başkent TV, 10 Nisan 2009
Adnan Oktar: Ferahlasın açılsınlar, mesela Azerbaycanlılar bizim canımız ciğerimiz kardeşlerimiz, ne işleri var orada? Ara koridoru da kapattılar tamamen bağlantı koptu... Şimdi o sınırın tamamen açılması lazım, en az 40 km 50 km’lik alan bir koridor oluşturulması gerekiyor. Dağlık Karabağ’dan da çekilsinler, açalım Ermenistan’ın sınırını konu bitsin. Bir de bu konunun sürüncemede bırakılmasına gerek yok, gereksiz yere o Azeri kardeşlerimizi de tedirgin etmenin bir âlemi yok. Yani huzursuz oluyorlar tabi çünkü toprakları işgal olmuş, şimdi tamam Ermenistan sınırı açılır da onların sınırları açılması geciktirilirse bu onlara çok ciddi bir eziyet. Yani bir an önce onlar kardeşlerine kavuşmak isterler... Kardeşim ne gerek var biz düşman olmak istemiyoruz. Yani niye düşman olayım Ermeni kardeşimle, niye Litvanyalarla düşman olayım? Ne kadar güzel insanlar ne sevecen insanlar, güzel huylular, efendiler. Hele Gürcüler bizim canımız ciğerimiz kardeşlerimiz onlar, ne alaka pasaportlar, vizeler, kapılardan zoraki çıkmalar. Ben atlarım arabaya, basar giderim akşam yemeğimi orda yer geri gelirim yani bu kadar açık.
|
Star, 20 Mart 2010


1- Altyapı ve karayolunu ücretsiz biz yapalım
Ankara’nın Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan karayolunu ücretsiz yapma önerisine Erivan sıcak baktı
tarafından ücretsiz yapılacak.
2- Laçin koridorunu Mehmetçik korusun
Erivan’a çekilmeden sonra kurulacak Laçin Koridoru’nun güvenliğini sağlamak için asker gönderme teklif edilecek
|
|
| |
| |
|
| |
209. İstismara uğrayan çocuklar korunacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Destan TV, 08 Mart 2009
Adnan Oktar: Bakın diyor ki 2006 yılında 17 bin 64 kişi aile içi şiddete maruz kaldı. Kardeşim ne mecburiyeti var? Niye her gün ağzını, burnunu kırdırsın? Niye kendini dövdürsün? Yani babandır döver, annendir döver. Hayvan mı bu? Bu insan, öyle bir şey olmaz. Öyleyse GİDER RESMİ MÜRACAATTA BULUNUR, DEVLETE SIĞINIR. Gider bir dostu, sevdiği, güvendiği kişi varsa onun yanında can güvenliğini korumak şartıyla kalır.
Böyle durumda olan bir çocuk, bu ferttir yani özellikle 18 yaşını geçmiş insanlar, koskoca aklı başında değil mi, artık bu devlet açısından kanunen kendi sorumluluğunu almış kişidir. Ama kendi sorumluluğunu alamayan 18 yaşın altında olanların da DEVLETİN DİREK KURUMLARINA SIĞINMASI LAZIM, DEVLETİN BU KONUDA ÖZEL YERLERİ OLMASI LAZIM. Ve çocuğun ifadesine itibar edilmesi lazım, yani ispat mecburiyetinin olmaması lazım.
BUNA BİZ EĞER MİLLET OLARAK BİR KARAR ALIRSAK, ÇOK GÜZEL ÇÖZÜM ALIRIZ. YAŞI KÜÇÜK OLAN ÇOCUKLARIN DEVLETE SIĞINMASININ KOLAYLAŞTIRILMASI LAZIM. VE ÇOK İYİ BAKILMALARI GEREKİYOR. YAŞI BÜYÜK OLANLARIN DA BİR DİLEKÇE VEREREK SAVCILIĞA, GÜVENİLİR, TEMİZ AİLELERİN YANINA YERLEŞMELERİ, ONLARIN KORUNUP KOLLANMALARI AÇISINDAN SON DERECE GÜZEL OLUR. BUNUN DIŞINDA BU VAHŞİ OLAY, BU ZULÜM, BİZİM MİLLETİMİZİN YÜREĞİNİ KANATMAYA DEVAM EDECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR. BUNUN ÇÖZÜMÜ ÇOK KOLAY.
|
Bugün, 20 Mart 2010

|
|
| |
| |
|
| |
210. Sınırlar açıldı, vize kalktı, yatırım ve ticaret canlandı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: Bütün bu bölgenin ağabeysiyiz biz, dostuyuz. Hepsi bizim komşumuz, binlerce sene, yüzlerce sene iç içe yaşamışız biz, tamamen suni bir ayrılık var. SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.
|
Türkiye, 28 Mart 2010

Çevre ülkelerle vizeler kaldırılınca, önce ihracat ve turizm canlandı, ardından hazır giyimden finansa, AVM’den mobilyaya kadar birçok sektör ayağa kalktı.
Radikal, 28 Mart 2010

|
|
| |
| |
|
|