| |
411. İsrail duvarını Türkiye yıkacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Türkmeneli TV, 22 Nisan 2008
Adnan Oktar: En mükemmel yapılacak şey Türk-İslam Birliğini oluşturmaktır. Yani bütün İslam ülkelerinin liderliğini almak, bütün Türk illerinin liderliğini almak çünkü bütün Türk illeri zaten Müslüman genelinde Müslümanlar. Ama aynı zamanda bölgenin de ağabeyi olması Türkiye’nin yani Ermenistan’ın menfaatlerini koruması, onlarında zengin olması için gayret etmesi, İsrail’in menfaatlerini koruması, Filistin’e huzur getirmesi, bölgeye barış getirmesi, her yönden bölge de ağabeylik yapması. Bu en acil görev, bu Avrupa Birliği açısından da çok önemli. Avrupa Birliği’nin terörden kurtulması, terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Bunu bir kere Türk-İslam Birliği çok sağlam sağlar, kesin sağlar. İslam âleminde ki bütün çileler biter, bütün kargaşa biter. Türk Devletleri Avrupa ayarında hatta onu da geçen büyük bir medeniyet hamlesi yaparlar. Çünkü Türk Devletleri potansiyel yönden çok zengin devletler. Çok zengin coğrafya. Fakat iyi organize edilemiyorlar. Yani mesela bugün Türkmenistan, Azerbaycan, buralar muazzam potansiyeli olan yerler. Bunların Birliği demek dünyanın en büyük medeniyeti demektir.
Azerbaycan Devlet Haber Ajansı, 14 Ağustos 2008
Adnan Oktar: İşin doğrusu Türkiye, dünyanın en büyük devletidir. Yani, abartmıyorum en büyük devleti. Şöyle olacak, Türk İslam Birliğinin, büyük Türk İslam Birliğinin lideri olarak Avrupa Birliğine girecek Türkiye, o zaman hem Avrupa’yı besleyecek, hem Avrupa’yı güçlendirecek, hem Rusya’nın beli doğrulmuş olacak, hem Ermenistan rahatlayacak, hem İsrail rahatlayacak, hem Filistin sorunu hallolacak. YANİ TÜRKİYE BÜTÜN DÜNYAYI KURTARACAK BİR DEVLETTİR. BÜTÜN DÜNYANIN SİGORTASI GİBİDİR TÜRKİYE. ÇOK HAYATİ BİR DEVLET BUNU 10-20 YIL İÇERİSİNDE BÜTÜN DÜNYA GÖRMEYE BAŞLAYACAK VE BÜTÜN DÜNYAYI KARDEŞ HALİNE GETİRECEKTİR TÜRKİYE. Bu Allah’ın inşaAllah kanunu, kader böyle inşaAllah.
|
Türkiye, 2 Ocak 2010

Sabah, 8 Ocak 2010

Bugün, 8 Ocak 2010

|
|
| |
| |
|
| |
412. İran'la Türkiye arasında ortak para dönemi başlıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
8 Mart 2008 tarihli basın toplantısı
Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?
Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye Türkiye olarak kalıyor, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan; herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, EKONOMİK KALKINMADA İŞBİRLİĞİ YAPAN, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.
Arabnews, 9 Kasım 2008
Adnan Oktar: Türk İslam Birliği bütün dünya ülkelerini kucaklayan, hepsine sevgiyle bakan, karşısındakini düşman olarak görmeyen, ama kendisine düşman olanı da affedip kendisine dost hale getiren bir sistem. Dolayısıyla böyle bir sistemin düşmanı olmayacaktır. Çünkü bu sistemin düşman olduğu bir ülke yok. Düşman olmadığı için onun da düşmanı olmayacaktır bu sistemin. Türk-İslam Birliği dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirmek amacı ile kurulacaktır. Bunun altyapısı şu an tamamdır. Çünkü bütün İslam ülkeleri, İslam Birliğini istiyor. Yani İslam ülkelerinde bir anket yapılsa halkın %99’unun, %95’inin İslam Birliğini istediğini görürüz. Türk devletlerinde de arandığında da aynı şeyi görürüz. Türk-İslam Birliğini isteyen kişilere sorduğumuzda “Siz istiyor musunuz bunu?” diye eğer anket yaparsak Türk Devletlerinde hepsinin Türk-İslam Birliğini istediğini görürüz ve görüyoruz. Ben bizzat buna şahidim. O yüzden halk bunu istiyor. Sadece üst seviyede siyasilerimizin ikna edilmesi, cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmeleri gerekiyor. Bu her an olabilecek bir şey. Şu an ekonomik çöküntünün olduğu ortamda, hemen şu fikirler ortaya atıldı. Gümrük Birliği oluşturalım. Ortak para birimi oluşturalım. Ortak Pazar oluşturalım, gibi düşünceler süratle devreye girdi. Demek ki, İslam Birliğinin altyapısı hazır. Ve kısa sürede de kabul edilecektir, bu inanç, bu düşünceler. Güzel bir şekilde neticelenecektir. Çünkü, bu sistemin düşman gördüğü hiçbir ülke yok.
|
Radikal, 28 Ekim 2009

CNNturk.com, 28 Ekim 2009

Ekotrent.com, 28 Ekim 2009

|
|
| |
| |
|
| |
413. Arapları da Türkiye yönetsin |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Bağdat TV, 2 Mart 2008
Adnan Oktar: Güneş battığı yerden doğar. Doğduğu yerden de batar. Genellikle böyle olur. Güneş madem buradan battı, gene buradan doğacak. Birinci inancım bu. İkinci inancım ama asıl inancım hadislere göre Mehdinin zuhuru İstanbul’dan olacak, çok fazla hadis var. Konstantiniye şeklinde geçer. Türklerin bu konuda görev alacağına dair çok fazla gene hadis var. Mehdinin Türklerin içinden çıkacağına dair çok fazla hadis var. Tarihi şartlar açısından baktığımızda öyle görünüyor. Sosyal şartlar açısından baktığımızda öyle görünüyor, genel tarihin şu anki akış açısından da yine TÜRKİYE’NİN DOĞAL LİDER OLDUĞU GÖRÜLÜYOR. Başka hiçbir ülke zaten liderliğe şu an yanaşmıyor Türkiye’nin dışında. YANİ EN IDEAL, BÜTÜN İSLAM ALEMİNDE KABUL EDİLEN GÖRÜŞ TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİ. YANİ KİME SORSAK HANGİ ARAP ÜLKESİNE SORSAK TÜRKİYE’NİN LİDERLİĞİNİ İSTİYOR. Türk devletlerine de sorduğumuzda yine Türkiye’nin liderliğini istiyor. Yani ikinci bir ülkeyi isteyen şu ana kadar görmedik.
|
Ensonhaber, 12 Ocak 2009

Arap dünyasının en nüfuzlu gazetelerinden Londra merkezli El Kuds El Arabi Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdulbari Atwan, Vakit muhabiri Mehmet Nedim Aslan'a çarpıcı açıklamalarda bulundu: "Türkiye, ‘Demokrasi ve İslam bir arada olamaz' diyenleri yanılttı. Müslüman kimliğiyle işleyen demokrasisi Türkiye'yi güçlü kılıyor. Bizim Arap ülkelerinde olmayan şey demokrasi. Eğer Türkiye'nin liderliğinde bir birlik kurulursa, sizdeki demokrasi düşüncesi Araplara da sirayet eder..."
|
|
| |
| |
|
| |
414. Vizesiz geçişlerde Osmanlı'yı yakaladık |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
American Public TV, 25 Aralık 2009
Adnan Oktar: Türk İslam Birliği'ni iki yıl önce söylemiştim. Ben söyledikten sonra Türk ülkeleri olan işte Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan, Türkmenistan gibi ülkeler ve İslam ülkeleriyle vizeler kalkmaya başladı. Vize kalkması ne demektir? Bu ulusların insanlarıyla Türk insanlarının rahat görüşebilmesi, rahat ticaret yapabilmesi, rahat sosyal ilişkiler içinde olması demektir. Bir süre sonra, vizelerin kalmasından sonra da pasaportlar kalkacaktır. Pasaportlar da kalkınca ne demektir? İslam ortak pazarı gibi, Türk ortak pazarı gibi bir Türk İslam Birliği oluşacaktır. Bunun amacı sadece siyasi, çıkara dayalı bir yapı değil, sevgi, şefkat, merhamet, arkadaşlık, dostluk, kardeşlik duygularının hakim oluğu bir birliktir. Dolayısıyla hepsinin üstünde Allah sevgisi, Allah korkusu ve Allah sevgisinden kaynaklanan coşku esas olacaktır. O zaman hayat bir anlam kazanır. Yoksa sırf yemek içmekle, ticaretle insanlar mutlu olmuyor. Ekonomiler çöküyor görüyorsunuz. Ekonomik krizin ana nedeni de sevgisizliktir, egoistliktir, bencilliktir ve hepsinin üstünde Darwinizm'dir. Ama Darwinizm'in yıkılması, sevgisizliğin gittikçe ortadan kalkıyor olması, şefkatin, merhametin, sevginin dünyaya hakim olması hızla yayılıyor. Dolayısıyla Türk İslam Birliği de belirli bir çıkış içerisinde, 10-20 yıl içerisinde tamamen birleşip bitmiş olacaktır inşaAllah.
Kanal 35, 18 Ocak 2009
Adnan Oktar: Türkiye’nin öncülüğünde büyük bir İslam Birliği'nin oluşturulması, bütün Türk devletlerini kapsayacak şekilde, bütün İslam ülkelerini kapsayacak şekilde büyük bir birlik oluşturulması, yani pasaport ve vizenin kalkması, sınır kapılarının açılması, askeri, siyasi, politik bir ittifak yapılması. Nasıl Avrupa Birliği bunu yapabiliyor, nasıl Sovyetler Birliği bunu yaptı biz de yapabiliriz. Bu dünyaya sevgi, barış getirir, kardeşlik duygularını pekiştirir ve hem Hıristiyanları, hem de Musevileri özledikleri barış ortamına oturtur. Yani tam bir barış ortamı olur. İstedikleri gibi ibadetlerini yaparlar, istedikleri gibi huzur içinde yaşarlar. Bunun bir an önce oluşması için tabi herkesin bunu gündem haline getirmesi ve herkesin talep etmesi gerekiyor.
|
Hürriyet, 12 Ocak 2010

Türkiye’nin doğusunda bulunan, Osmanlı İmparatorluğu coğrafyasında yer almış ülkelerle karşılıklı vize muafiyeti anlaşmaları imzalaması, diplomatik çevrelerde “Türkiye, Osmanlı Schengen’i uygulamaya koyuyor” diye yorumlanıyor.
|
|
| |
| |
|
| |
415. Arap boşluğunu Türkiye dolduruyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Bağdat TV, 2 Mart 2008
Muhabir: Bir soru daha sorabilir miyim? Türk İslam Birliği genel projenin gerçekleşmesi gerektiği düşünülen Ortadoğu coğrafyasında biri İran diğeri Suudi Arabistan olmak üzere iki eksen var. İşte İran, Irak, Suriye işte Lübnanla Hizbullah ve Filistin’le Hamas’la ve karşısında da Suudi Arabistan’la Ürdün ve Mısır’ın ve nispeten batı devletlerinin desteğinin oluşturduğu bir blok var gibi gözüküyor. Türkiye burada nerede yer almalı ve nasıl böyle bir coğrafyaya liderlik yapabilir?
Adnan Oktar: Türkiye ağabeylik yaptığında o coğrafya içerisinde Türkiye’nin ağabeyliğini kabul etmeyecek hiç kimse yok. Şiiler de, Caferiler de, Suudiler de, İranlılar da, mesela Sayın Ahmedinejat buraya gediğinde, geldi bir Sünni camide Sünni imam arkasında namaz kıldı. Bu ne demektir, siz eğer lider olursanız ben bunu kabul ediyorum. Açıkça budur. Ben dedi zaten burada siyasi bir mesaj verdim dedi. Çok önemli siyasi bir mesaj verdim dedi. Daha ne desin. Hizbullah da kabul eder, herkes kabul eder, Türkiye’nin liderliğini kabul etmeyecek bu coğrafyada kimse yok. Çünkü Türkiye son derece ılımlı, sevecen, makul bir ülke. İnsanları saygın ve efendi insanlar, son derece kültürlü, görgülü insanlar. Ve yıllarca liderlik yapmış bir ülke biliyorsunuz. Osmanlı döneminden bir tecrübesi var. Bütün Türk ülkelerinin, bütün İslam ülkelerinin ağabeysi olarak ortaya çıkacaktır Türkiye. Bunu herkes görecek. Bunu açık açık da söylüyorum, on yıl sonra bu sözümün altına ben yine imzamı atacağım. İnşaAllah.
|
Zaman, 14 Ocak 2010

|
|
| |
| |
|
| |
416. Türkiye arabulucu olmalı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Ekin TV, 12 Şubat 2009
Adnan Oktar: Aslında bu farzdır, Türk-İslam Birliği farzdır. Çünkü ayrılık haramdır, birleşmek de farzdır. Yani Müslümanların bölünmüşlüğü haramdır. Biz mesela Azerbaycan’dan niye ayrılalım, Türkistan’dan, SURİYE’DEN, IRAK’TAN NİYE AYRILALIM?... Her şeyin bir ustası vardır değil mi, mesela fırında, hamurkar vardır. Demirci ustası vardır. Liderliğin de bir ustası vardır. Bu Türk milletidir. Türk-İslam âleminde Türkiye lider ülkedir. Lider her zaman tavrını açıkça göstermek durumundadır. Yani lider arandı mı bu bir fitnedir, karmaşa olur. Hâlbuki lider besbelli ve ortadadır ve bu Türkiye’nin hakkıdır. Kutsal emanetler de bizdedir. Tecrübe de bizdedir. Allah’a çok şükür, çok takva, eğitimli, büyük bir aydın kadromuz var. Çok aklı başında bir milletiz. Mutedil, merhametli, şefkatli, acıya tahammüllü bir milletiz ve hizmetten çok zevk alan, insanların mutluluğundan zevk alan bir milletiz. Halen her yerde nereye gitsek barış ve uzlaşma çabaları içerisindeyiz dikkat ederseniz. Nereye gitsek bizi çağırıyorlar. Gelin aramızı bulun. Mesela, İsrail bizi çağırıyor, SURİYE GELİYOR, BİZİ ÇAĞIRIYOR, CEZAYİR GELİYOR BİZİ ÇAĞIRIYOR. NİYE ÇAĞIRIYORLAR? Doğal lider olduğumuzu bildikleri için. Tabi ki diyeceğiz ki o zaman Türkiye başa geçsin. Türkiye lider olsun diyeceğiz. Türk devletleri de suni olarak ayrılmış bir millettir. Biz bir aileyiz, bu bir aile işidir. Ailece bu işe sahip çıktık, Türk-İslam Birliğine. Tabi ki, Türk âlemi ile birleşip, kendi kardeşlerimizle birleşip ailemizle birleşip koskoca İslam âlemine kendi ailemizi kucaklayacağız ve onları koruyacağız.
|
Türkiye, 30 Aralık 2009

|
|
| |
| |
|
| |
417. Türkiye açılımda sınır tanımadı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Abu Dhabi TV, 19 Şubat 2009
Adnan Oktar: Bir kere Suriye istiyor Türkiye ile birleşmeyi, Irak da istiyor. Zaten Suriye, Irak istedi mi yani herkes ister. Azerbaycan istiyor, Ermenistan istiyor Türkiye ile birleşmeyi, Gürcistan istiyor, geriye ne kaldı? Litvanya’yı da içine alacak bir birlik olacak bu. Litvanya, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Türkmenistan, Doğu Türkistan hepsini içine alacak bir birliktelik olacak, ta Libya’ya kadar. Bütün Afrika’nın kenar ülkeleri ve iç kısımlarına kadar da büyük bir Türk İslam Birliği oluşacak, daha önce zaten bir tecrübesi var Türkiye’nin, bir Osmanlı tecrübesi var, bu sefer Osmanlı’da olan hatalar da yapılmayacaktır. Tarihi hatalar vardır Osmanlı döneminde, onlar da olmayacaktır, Osmanlı'nın mükemmel yönleri alınacaktır, güzel yönleri alınacaktır, hatalı ve eksik yönleri alınmayacaktır ve mükemmel bir birliktelik oluşturulacaktır.
|
Türkiye, 31 Aralık 2009

Zaman, 31 Aralık 2009

|
|
| |
| |
|
| |
418. Türkiye Suriye ile imkansızı başardı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Trabzon TV, 4 Eylül 2008
Muhabir: Evet, Sayın Hocam Suriye ile son dönemdeki yakınlaşmamızı nasıl yorumladınız?
Adnan Oktar: Süper işte, bu çok önemli. Suriye’yle Türkiye’nin birleşmesi an meselesidir. Suriye bunu şiddetle istiyor, Türkiye’nin ağabeylik yapmasını; Suriye-Türkiye ayrı ayrı devletler ama tek bir beraberlik olsun istiyorlar. Bu çok güzel, Türk İslam Birliği kardeşliği içerisinde, tabii ki ayrımız gayrımız yok Suriye ile Türkiye de birleşecek inşaAllah, bu onun alameti. Pasaportsuz, vizesiz Suriye’ye gidebileceğiz, Suriyeliler de istedikleri gibi bize gelip konaklayabilecekler. Kardeş olacağız inşaAllah, güzel bir birlikteliğin ilk alametleri bunlar.
|
Radikal, 28 Aralık 2009

Abu Dabi'da yayınlanan The National gazetesinin baş yazısı:
" 10 yılda ne kadar da çok şey değişti. Türkiye’yle Suriye 10 yıl önce savaşın eşiğine gelmişti. Bu yıl iki ülkenin askerleri bir kez daha sınıra yığıldı, ama amaçları ortak bir askeri tatbikata katılmaktı."
|
|
| |
| |
|
| |
419. Ortak İslami eylem çağrısı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Azerbaycan TV, 11 Haziran 2008
Adnan Oktar: Ama Türk İslam Birliğinde son derece huzurlu güvenli rahat bir hayata kavuşurlar. Hammadde kaynakları açılır. TİCARET İMKANLARI AÇILIR, SONUNA KADAR AÇILIR. Tam bir adalet ve huzur sistemi olur.
Al Baghdadi TV, 29 Haziran 2008
Adnan Oktar: Yani Müslümanların birlikte hareket etmesi topluca kardeş olmaları, hepsinin tamamının kardeş olması ve bir lider etrafında toplanmaları da Kuran’a göre farzdır... Müslümanlar bu farzı yerine getirecekler. Ben bunun için söylüyorum yani Türklerin önderliğinde, Türk milletinin önderliğinde, bir Türk İslam Birliği oluşsun. Her devlet ayrı milli devlet olarak kalsınlar. Her devlet kendi içerisinde hür davransın fakat başlarında bir manevi lider bulunsun. Çünkü hıristiyanların Papası var liderleri var. Müslümanların da bir manevi lideri olması şart. Bu manevi birliğin başında birisi olursa. Bu kargaşa, bu fitne rahatça son bulur. O zaman dünyanın bir yerinde müslümanların parmağının ucuna bir zarar gelse bütün müslümanlar toplu haraket edeceği için, bu olay hemen durdurulur ama böyle paramparça olursa. Böl, parçala, yut politikasına uygun hareket ederlerse, tabi ki küçük parçaları yutmak kolaydır. Ama bütün blok bir Müslüman alemini yutmak imkansızdır. Müslümanların bu farzı bir an önce yerine getirmeleri gerekiyor.
MPL TV Satranç Tahtası Programı, 19 Aralık 2008
Adnan Oktar: SINIRLAR AÇILSIN, VİZELER KALKSIN, GÜRÜL GÜRÜL TİCARET YAPALIM, BAĞRIMIZA BASALIM ONLARI, BİR SEVİNÇ OLSUN, BAYRAM OLSUN, BEREKET, BOLLUK BÖYLE HER YERİ BİR SARSIN. Dünya da görsün bu kalleşliğin, egoistliğin, bencilliğin çirkinliğini görsünler, bize özensinler.
|
Haber7.com, 10 Kasım 2009

57 ÜLKEDEN ‘ORTAK İSLAMİ EYLEM’ ÇAĞRISI
İstanbul’da düzenlenen ve 57 müslüman ülkenin katıldığı İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin ‘İSEDAK Ekonomi Zirvesinin sonuç bildirisi olan İstanbul Deklarasyonu’ katılan tüm ülkeler tarafından kabul edildi. Bu bildiride özellikle İslam Konferansı Teşkilatı içi ticari işbirliğinin artırılmasına kararı yer aldı..
Ekonomik krizin İKT üyesi ülkeler üzerindeki negatif etkilerini azaltmak açısından ilgili ortak İslami eylem için çağrıda bulunuldu. Yayınlanan bildiride “Biz burada devlet başkanları, hükümet başkanları, bakanlar ve İKT genel sekreteri olarak ekonomik ve ticari işbirliğimizi ülkelerimiz arasında, halklarımızın çıkarına ve sürdürülebilir bir kalkınma amacıyla ve 21. yüzyılın getirdiği yeni zorluklarla yüzleşmek açısından derinleştirme isteğimizi tekrar dile getiriyoruz'' ifadeleri ile İslam ülkelerinin birlik olmasının önemine vurgu yapıldı.
|
|
| |
| |
|
| |
420. Hedef kendi kendine yeten İslam ümmeti |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Bağdat TV, 2 Mart 2008
Adnan Oktar: Bu proje Kur’an’ın içerisindedir. Kuran bize, bütün İslam aleminin birlik olmasını emrediyor. Kurşunla kaynatılmış binalar gibi diyor hatta Allah ayette şeytandan Allah’a sığınırım. MÜSLÜMANLARIN BİR KERE BİRLİK OLMASI FAKİRLİKTEN KURTULMALAR İÇİN BİRİNCİ ŞARTTIR. İkincisi Kuran ahlakının samimi olarak uygulanması gerekir. Bu şefkat, merhamet, sevgi ve yardımlaşmadır. Bir Müslüman zaten mal hırsı içerisinde olamaz, dünya hırsı içerisinde olamaz. Birlik ve beraberlik olunca zaten kendi ailesi gibi, kendi kardeşleri gibi görecektir Müslümanları. Böylece zenginlik ve bereket bu farzların yerine getirilmesi ile kendinden gelir. Yani bunun için özel bir gayrete gerek yok. MÜSLÜMANLARIN BİRBİRİNİ SEVMESİ, BİRLİKTE BERABER OLMALARI, ZATEN PETROL YÖNÜNDEN DE MADEN YÖNÜNDEN DE, İNSAN YÖNÜNDEN DE ÇOK ZENGİN ÜLKELER İSLAM ÜLKELERİ. SADECE BİR ARAYA GELMELERİ, BİRBİRLERİNE KARŞI SEVGİ DUYMALARI, AKILCI BİR ÇALIŞMA İLE GAYRET ETMELERİ GEREKİYOR. O zaman Hz Süleyman devri gibi olacak inşaAllah. Yani o devir gibi olmasa bile müthiş bir zenginlik ve bereket çağı gelecek.
Azerbaycan TV, 11 Haziran 2008
Adnan Oktar: Ama Türk İslam Birliğinde son derece huzurlu güvenli rahat bir hayata kavuşurlar. Hammadde kaynakları açılır. TİCARET İMKANLARI AÇILIR, SONUNA KADAR AÇILIR. Tam bir adalet ve huzur sistemi olur.
|
Haber7.com, 9 Kasım 2009

HEDEF KENDİ KENDİNE YETEN İSLAM ÜMMETİ
İstanbul’da düzenlenen ve 57 müslüman ülkenin katıldığı İslam Konferansı Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesinin ‘İSEDAK Ekonomi Zirvesi’nde konuşan Bangladeş Cumhurbaşkanı Zilur Rahman, ''Ortak hedefimiz güclü, refahı yüksek ve kendine yeten bir İslam ümmeti yaratmaktır'' diyen Rahman, “Ekonomik alanda işbirliğini ilerletmek için birlikte çaba sarf edilmesinin önemine işaret etti”.
Rahman, bugüne kadar birçok felaketin işbirliği içinde bilgece kararlar alarak çözüldüğünü anımsatarak, daha güzel yarınlar için birlikte çalışılacağından emin olduğunu belirtti.
|
|
| |
| |
|
|