Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
Ne Demişti, Ne Oldu?
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 1204 Eser
 

521. Bütün vizeler kaldırılmalı

Ne Demişti Ne Oldu


Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008

Sunucu:  Türk İslam Birliği ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz, yani birçok kişi bunu ütopik olarak değerlendiriyor. Birçok kişi böyle bakıyor olaya. Bunun olacağına gerçekten inanıyor musunuz?

Adnan Oktar: Şimdi Konya, İzmir, Adana Allah esirgesin bizden ayrı olsaydı, bizde deseydik ki "ya biz kardeşiz, nasıl oluyor bu iş? Biz birleşiriz." Bir de dese ki "ya bu ütopik, olur mu öyle şey, ne alakası, bunlar ayrı ayrı" dese, bunun bir mantığı var mı, yok. Aynı şekilde Türk devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz, yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. Ticaret alabildiğine rahat olsun, bağlantılar alabildiğine rahat olsun. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz?

Yeniasya, 20 Ekim 2009




 
   
 

522. Yabancı elçilere saygı

Ne Demişti Ne Oldu


Samsun Aks TV, 4 Kasım 2009

Adnan Oktar: Bir de daha da önemlisi o kişi, bizim burada misafirimiz. Elçiye zeval olmaz derler. Elçiye zeval olmaz. O bize güvenip gelmiş, bizim korumamıza güvenmiş, saygımıza güvenmiş gelmiş. Misafir olan, elçi olan bir kimseye saygı gösterilir. Çok ayıp yapmışlar. Fikren karşıysan, yazı yaz, açık oturum yap anlat, Büyükelçiliğe yazı gönder. İsrail hükümetine yazı gönderirsin. Birçok şey olabilir, ama gelmiş bir misafiri tedirgin etmek, mahcup etmek, yumurta atmak, başka malzemeler atmak bunlar yakışık alan şeyler değil. TÜRK İSLAM AHLAKINDA BÖYLE BİR ADAP VE EDEP YOKTUR. BİZİM TARİHİMİZE BAKIN HİÇBİR ŞEKİLDE BÖYLE BİR ÜSLUP YOKTUR. Her zaman için yabancı elçiler, savaş halinde bile elçi gelir, elçiye zeval olmaz. Saygı göstertilir.

Timetürk, 5 Kasım 2009




Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Karadeniz’de bir gezi gerçekleştiren İsrail’in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy’e, Gazze operasyonuna tepki olarak Trabzon’da "yumurta" atılması olayına ilişkin olarak "Bütün Büyükelçilikler bizim misafirlerimizdir ve onların güvenliği, onların ülkede en iyi şekilde ağırlanması, bizim geleneğimizin bir parçasıdır" şeklinde konuştu.
Ahmet Davutoğlu, Ankara’yı ziyaret eden İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband ile düzenlediği ortak basın toplantısında bir soru üzerine Büyükelçi Levy’e "yumurta" atılması olayını da değerlendirdi. Davutoğlu, şunları söyledi:
"Sadece uluslararası hukuk ve dış temsilcilikler ile ilgili hukuk bağlamında değil, bizim geleneklerimizde bütün Büyükelçilikler bizim misafirlerimizdir ve onların güvenliği, onların ülkede en iyi şekilde ağırlanması, bizim geleneğimizin bir parçasıdır, O bakımdan İsrail Büyükelçisi de ve diğer tüm Büyükelçiler Türkiye’de her zaman saygı göreceklerdir."
Haberler.com, 5 Kasım 2009



 
   
 

523. Komşularımızla dostane ilişkiler geliştirmeliyiz

Ne Demişti Ne Oldu


Azerbaycan Devlet Haber Ajansı, 14 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Böyle bir Azerbaycan ile Türkiye’nin birleşmesi durumunda Ermenistan şu halinin kat kat fazlası zengin olur ve çok çok rahat eder. Çünkü, Türkiye orada yatırımlar yapacak, Azerbaycan orada yatırımlar yapacak. Avrupalı yatırımcılar orada yatırımlar yapacaklar ve Ermenistan tanınmayacak şekilde hem zenginleşecek hem ileri gidecek. Sanayide, bilimde, sanatta alabildiğine gelişmiş olacak. Bunu ister Ermenistan. Rusya’nın üstüne bir yük şu an Ermenistan. Yani, Rusya’nın beğeneceği bir durum değil bu ve Türkiye Azerbaycan birleşmesi Rusya’ya ve Ermenistan’a karşı bir tehdit değil, bilakis, tehditi ortadan kaldıran onları güvenceye kavuşturan bir sistem. Çünkü biz Rusya’ya da dostuz. Rusya bizim eski dostumuzdur. Yani Rusya ile bizim bir mücadele düşüncemiz yok Türkiye olarak. Düşünmeyiz de; ÇÜNKÜ DÜŞMANLIKTAN HİÇBİR ŞEY ÇIKMAZ, HİÇBİR ŞEY KAZANILMAZ, DOSTLUKTAN ÇOK ŞEY KAZANILIR. Türkiye ile Rusya el ele verse Rus ekonomisi de adeta şahlanır. Ermeni ekonomisi de adeta şahlanır. Türk ekonomisi de şahlanır. Ama düşmanlıklarda ve mücadelede ekonomi kasılır kalır, fakirlik yayılır. Yani, insanların telif gücü kalmaz artık insanların kafası çalışmaz hale gelir. Düşmanlık insanı hasta eder, rahatsız eder.


ARM Info Bağımsız Haber Ajansı, 9 Nisan 2009

Adnan Oktar: Sürekli bir suçlu aramak yerine, bundan sonra neler yapabiliriz ona bakalım. Geçmişi, geçmişte bırakalım... 1800'lerin, 1900'lerin mantığıyla hareket etmiyoruz biz. 2000'lerin mantığıyla, sevgiyle, afla, hoşgörüyle, merhametle hareket ediyoruz. Geleceğe bakıyoruz, gelecekte neler yapabiliriz onu düşünüyoruz. Aydınlık bir gelecek inşa edelim istiyoruz.

Ulusa sesleniş, Ekim 2009



Sayın Başbakanımızın Ekim ayı ulasa sesleniş konuşmasından bazı bölümler:
"...Biz bütün komşularımızla dostane ilişkiler geliştirmenin, ortak menfaatler doğrultusunda güçlü iş birliği imkanları geliştirmenin gayreti içindeyiz.

Geçmişten gelen anlaşmazlıkları da tatlıya bağlamanın, tarihte asırlar boyunca ahenk içinde yürüyen dostluk ve kardeşlik ilişkilerini yeniden canlandırmanın arayışı içindeyiz.

Bizim Azerbaycan ile ayrımız gayrımız yok, olamaz da. Her vesileyle söylüyorum, biz Azeri kardeşlerimizin meselelerini kendi meselemiz gibi görüyoruz.

... Biz nükleer silahlardan tamamen arındırılmış bir bölgede yaşamak istiyoruz. Bu fikrimizi İranlı dostlarımızla, kardeşlerimizle de paylaştık. Acaba bugün dünyada silah sanayine harcadığımız para nedir? Bunun hesabını yapmamız lazım."
 
   
 

524. Sn. Ahmedinejad'ın birlik çağrısı

Ne Demişti Ne Oldu
Timetürk, 24 Temmuz 2008

Adnan Oktar: … ALLAH’IMIZ BİR, KİTABIMIZ BİR, KIBLEMİZ BİR, HER ŞEYİMİZ BİR, AYNI PEYGAMBERLERE İNANIYORUZ, AYNI MELEKLERİ SEVİYORUZ. YANİ TAMAMEN SUNİ BİR AYRILIK VAR. HALBUKİ İNSANIN MEZHEBİ AYRI OLUR, AİLELERİMİZ DE AYRI, AMA BİRBİRİMİZİ  SEVİYORUZ. BİZ DOSTUZ, KARDEŞİZ…


İran Al-Alam, 23 Eylül 2008

Adnan Oktar: İslam ahlakı dünyaya hakim olmak üzere, 10 yıla kadar Türkiye’nin liderliğinde bir Türk İslam Birliği oluşacak, onu söyleyeyim. Ben buradayım, demiştiniz olmadı diye benim yanıma gelin siz eğer olmazsa, kesinlikle olacak. Fakat Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin öncülüğünde olacak, bunu da açık söylüyorum, detay veriyorum. Azerbaycanla Türkiye birleşecek, iki devlet bir millet olarak birleşecek, Suriye ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda, IRAK İLE TÜRKİYE BİRLEŞECEK YAKIN BİR ZAMANDA VE ZİNCİRLEME GELİŞMELER OLACAK. Kafkas Birliği projesi, bu gerçekleşecek, bu da Türk-İslam Birliği’nin bir parçasıdır. Bu petrol boru hattı projeleri, demir yolu projeleri bunların hepsi bu birleşmelerin alt yapılarıdır.


The Gulf Today, 2 Kasım 2008

Adnan Oktar:  Türkiye’nin öncülüğünde, Türk devletlerinin birleşmesi ile meydana gelecek, Türk Birliğinin yardımıyla bir Türk İslam Birliği oluşacak inşaAllah. Bu, Türkiye'nin öncülüğü ile olacak, buna doğru zaten adım adım gidiyoruz. Zaten en ideali de Türkiye’nin liderlik yapmasıdır. Her ülke devlet olarak ayrı olacak ama; bir manevi birlik olacak inşaAllah, Avrupa Birliği gibi. Pasaport kalkacak, vizeler kalkacak, ülkeler birbirleriyle rahatça ticaret yapabilecekler, alışveriş yapabilecekler, kardeş olacaklar. Bunun oluşması için ilk zemin inşaAllah  Azerbaycan ile olacaktır. Ve İslam ülkelerinden yine Suriye. Azerbaycan da hem Türk hem de Müslüman olan bir ülkedir. Suriye de bizim Müslüman olan kardeşimizdir. Suriye ile de birleşeceğiz inşaAllah. Bunlar ilk adımlar olacaktır…

Habertürk, 10 Kasım 2009



İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) 25. Toplantısına katılmak üzere Türkiye'de bulunan Ahmedinejad, Ceylan Intercontinental Oteli'nde yaptığı basın toplantısında şunları kaydetti:

''Şimdi İran ile Türkiye arasında biliyorsunuz vize yoktur. Suriye ile Türkiye arasında da vize yoktur. Bizimle Suriye arasında da vize kaldırılacak. Yani üç ülkenin insanları gidiş-geliş yapacaklar ve ticareti geliştirecekler. Şuna dikkat ediniz ki biz aynı bölgede yaşıyoruz. Alın yazılarımız birbirine kenetlenmiştir. Ortak çıkarlarımız, ortak karşıtlarımız vardır. Önümüzde büyük fırsatlar, potansiyeller vardır. Ama el ele verecek olursak hem aramızdaki ticaretimiz artar hem fırsatlarımız çoğalır, hızımız da yükselecektir. Türkiye, İran, Suriye inşaAllah Irak da bize katılacaktır. O adamlar ki bizi bölmek istiyorlardı onlara karşı iyi bir cevaptır. Onların karşısında durmanın cevabıdır. Bu milletlerin gelişmesine de vesile olacaktır inşaAllah. Biz büyük ihtiyaçlarımızı birbirimizden bu şekilde elde edebiliriz. Bu hepimizin lehine olan bir durumdur. Ama bizim iktisatlarımız birbirinin yanında yer alırsa, el ele verirsek büyük bir ekonomiye sahip oluruz ve çok hızlı bir şekilde ilerleyebiliriz. Bu bölgenin güvenliği açısından da önemlidir. Hepimizin lehinedir. Bizim işbirliğimiz hiç kimsenin aleyhine değildir.''
 
   
 

525. Müslüman ülkeler sınırları kaldırıyor

Ne Demişti Ne Oldu


Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008

Sunucu:  Türk İslam Birliği ile ilgili bize neler söyleyebilirsiniz, yani birçok kişi bunu ütopik olarak değerlendiriyor. Birçok kişi böyle bakıyor olaya. Bunun olacağına gerçekten inanıyor musunuz?

Adnan Oktar: Şimdi Konya, İzmir, Adana Allah esirgesin bizden ayrı olsaydı, bizde deseydik ki "ya biz kardeşiz, nasıl oluyor bu iş? Biz birleşiriz." Bir de dese ki "ya bu ütopik, olur mu öyle şey, ne alakası, bunlar ayrı ayrı" dese, bunun bir mantığı var mı, yok. Aynı şekilde Türk İslam devletlerinden de bizim ayrı olmamızın hiçbir mantığı yok. Yani aynı dindeniz, aynı dili konuşuyoruz, aynı ırktan geliyoruz. Her şeyimiz aynı. Kültürümüz, ananemiz, örfümüz, yani ayrı olması için hiçbir sebep yok. Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. Ticaret alabildiğine rahat olsun, bağlantılar alabildiğine rahat olsun. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur.


Yenişafak, 8 Kasım 2009



İslam ülkeleri arasında ortak bir ekonomik alan oluşturmak için hayata geçirilmek istenen Tercihli Ticaret Sistemi'nin işlerlik kazanması için gereken '10. kahraman ülke' bulundu. Bangladeş'in protokolü onaylamasıyla, PETRAS ve menşei kuralları anlaşması imzaya ve onaya açıldı.

 
   
 

526. Havuzların kirliliğine dikkat

Ne Demişti Ne Oldu


Kanal 35 TV Röportajından, 14 Şubat 2009

Adnan Oktar: Havuzlarda da öyle. Yüzme havuzlarında da öyle, tuvalete gidiyor. Mantar hastalığı oluyor, rahatsızlıkları oluyor, enfeksiyon oluyor vücudunda, çıkıp geliyor. Direk havuzun içine atlıyor adam, şortuyla ve bütün o vücudundaki pislik yıkanmış oluyor havuzun içerisinde. Öbürü de yıkanıyor, öbürü de yıkanıyor, herkes yıkanıyor. Kir havuzun tamamını kaplamış oluyor. Herkes yıkanmış oluyor. Onun ağzına, burnuna, kulaklarına, her tarafına oranın suyu doluyor. Vücuduna da bulaşıyor. Çok mutlu şekilde havuzdan çıkıyor. Böyle şey halde, neşeli bir halde. Halbuki orda yani çok kötü birşey olmuş oluyor, çok rahatsız edici bir şey olmuş oluyor. Sonra ortakulak iltihabı oluyor. Sinüzit oluyor, boğaz enfeksiyonu oluyor. Birde daha da kötüsü yani tiksindirici bir şeyin içine girmiş oluyor. Halbuki havuzun, havuza gidecek bir insanın bir kere tam anlamıyla yıkanıp, tam steril halde olması lazım. Çok güvendiği insanlar o havuza giriyorsa insan güvenebilir. Senin bilmediğin, etmediğin, 400 kişi, 300 kişi birden aynı havuza giriyorsa, hepsinin kiri orada yıkanıyorsa, mesela tuvaletten çıkıyor, o şekilde giriyor oraya, direk atlıyor havuzun içerisine. Vücudundaki bütün enfeksiyonlar, hastalıklar, kirleri falan o havuzun içerisine yayılıyor. Orada suyu da yutuyor ayrıca. Kulaklarına doluyor. Çok mutlu olduğunu söylüyor.

Sunucu: Maalesef.

Adnan Oktar: Biraz akılcı davranılırsa, derin düşünülürse, bunun hiç de öyle olmadığı anlaşılır. Onun için böyle eğlence yerlerinde de temizliğe, steril olmaya çok özen gösterip, güvenliğe çok dikkat etmek lazım. Bunun içinde böyle yerlerin gerçekten Allah’tan korkan, Allah’ı çok seven insanların kontrolünde olması ve oraya gelenlerin de Allah’tan çok korkan, Allah’ı çok seven, temiz insanlardan oluşması durumunda insanın kafası ve ruhu rahat edebilir ve güven içerisinde oturabilir. Öbür türlü eziyetten başka bir şey değil. Tabii ki çok büyük bir gerilim ve teyakkuz hali olacaktır. İnsan orada nasıl mutlu olsun? Bayağı bir aklını açması lazım insanın, yani aklının kullanılmaması gerekir..

Habertürk, 16 Haziran 2009



HER HAVUZA ATLAMAYIN

Sıcakların bastırmasıyla birlikte vatandaş serinlemek amacıyla havuzlara akın ediyor. Ancak hijyeni sağlanmayan yüzme havuzları birçok enfeksiyonel hastalığa neden olabiliyor.

Havuzların durağan sular olması nedeniyle kolaylıkla kirlenebildiğini kaydeden Gülçimen, bu nedenle havuzlarda mutlaka hijyen şartlarının sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Sağlık sorunlarının önüne geçebilmenin yolunun havuz suyunun çeşitli kimyasallar ile dezenfekte edilmesi olduğunu anlatan Gülçimen, havuz suyunu dezenfekte etmek için gerekli olan kimyasal maddelerin belirlenen değerlerin üzerinde olmasının gözü tahriş ettiğini söyledi. Bunun da gözde kızarma, yanma gibi sorunlara yol açtığını belirten Gülçimen, “Unutmayın, temizlik kurallarına uyulmayan havuzlar kirli sayılan denizlerden daha tehlikelidir.” dedi.

Milli Gazete, 26 Haziran 2009



HAVUZ KEYFİ KABUSA DÖNÜŞMESİN

Kulaklarınızı kaybetmeyin...

Havuza ve denize girilen yaz aylarında kulak sağlığına daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini söyleyen KBB Uzmanı Dr. Akın Erkan uyarıyor: Özellikle kirli havuzlar dış kulak yolu iltihabına yani ‘yüzücü kulağı’na neden olabiliyor. Bunu önlemek için tatile gitmeden önce bir Kulak Burun Boğaz uzmanına muayene olup, kulak bakımı yaptırın. Yaz aylarında havuz ve deniz döneminin başlamasıyla artış gösteren dış kulak yolu enfeksiyonları tatilin tadını kaçırabilir! Özellikle yeterince temiz olmayan havuz sularının neden olduğu dış kulak iltihabı yani ‘yüzücü kulağı’, son derece ağrılı şikayetlere neden olabiliyor.
 
   
 

527. 'İslami değerleri hayata geçirirsek küresel krizden daha az etkileniriz'

Ne Demişti Ne Oldu


MPL TV, 21 Kasım 2008

Adnan Oktar: Şu ekonomik krizin nedeni malın durmasıdır, paranın durması, donmasıdır, üretimin donmasıdır. Yani dünya hırsıyla, dünya korkusuyla yarın endişesiyle insanlar paralarını tutuyorlar. Üreticiler de ne olur olmaz, ben malımı satamam, para alamam, kredi alamam diye üretimi durduruyor. Depolarda da ne olur ne olmaz zam gelebilir bekletelim şeklinde oluyor. Almak isteyenler de ne olur ne olmaz belki ucuzlar belki pahalanır durduralım diyorlar. Toptan bir ölüm meydana geliyor. … Tabii bir de bu ahlaki sorundur. Eğitim yapılması. Tevekküllü olmak. Allah’a güvenmek. Yani gelecek korkusundan kurtulmak. Bu tedirginliği yaşamamak. Ve dürüst yaklaşmak. … Bir kere insan manevi bir varlıktır. Manevi güçlerinin kırılmaması çok önemlidir. Yani böyle ümitvar, neşeli, tevekküllü, Allah’a güvenen, geleceği de Allah’ın yaratacağını bilen bir ruh halinde olmak lazım. Allah’a tevekkül etmeleri ve çok samimi olmaları lazım. Bu zeminde çok önemli. … Ama bunun dışında birlik ve beraberlik ruhu, dayanışma ruhu. … Ama ikinci aşamada daha önce söylediğim tedbirler. Ama bunların hepsinde bir kardeşlik ruhu, şevk ve heyecan çok önemli. Çünkü öbür türlü insanlar bitap oluyor. Korku içinde olan bir insan, yani paramı vereceğim beni mahvedecekler. Halbuki kardeşlik ruhu içinde olursa adam bunları düşünmez. Yani devletin insanların etrafındaki insanların herkesin ona dostça ve kardeşçe yaklaşacağını bilirse, yani vahşi kapitalizm ruhunun olmadığını anlarsa çok daha hür olacaktır ruhu. Yani başının üstündeki ağırlık gidecektir. Bu çok önemlidir. Yani mesela şimdi bir insan işyerini kapatıyor, satıyor malını mülkünü ve evine kapanıyor. Ve hiçbir şey de mal mülk almıyor. İşte bu hayata küsmektir. Yani bu hayatı bir yönüyle durdurmaktır. Halbuki mücadele etmesi gerekir, gayret etmesi lazım. Ama burada hem vatandaşın hem devletin bankaların herkesin kardeşçe bir dayanışma içinde olması gerekir.

Zaman, 8 Kasım 2009



İSEDAK Toplantısı Bakanlar Açılış Oturumu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül şunları söyledi: "İslam medeniyetinin özünde yer alan üreterek kazanma, kazancını paylaşma, yardımlaşma, dayanışma ve sosyal adalet gibi değerleri hayata geçirebildiğimiz ölçüde bu tür krizlerden daha az etkileniriz. Küresel krizleri aşmak için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Bu çerçevede Balkan ülkelerindeki Müslüman toplulukları her zaman göz önünde bulundurmak zorundayız."
 
   
 

528. Domuz gribi hadislerde nasıl geçiyor

Ne Demişti Ne Oldu


TV Kayseri, Samsun AKS ve Gaziantep Olay TV ortak yayını, 4 Kasım 2009

Adnan Oktar: “Sizin içinizde Ikasu'l-Ğanem hastalığı gibi can alıcı iki hastalık (olacaktır)” Ahir Zaman’da, Hz. Mehdi (as) zamanında diyor Peygamberimiz (sav). Ikasu'l-Ğanem, öldürücü ve salgın olan bir hayvan hastalığıdır. Bakın biri domuz gribi, öbürü de kuş gribidir. Çünkü bakın, hayvan hastalığıdır diyor. Değil mi, bakın çok net. İki tane diyor. Biri domuz, biri kuş gribi. Hatta bakın detay veriyor Peygamber Efendimiz (sav), “Sizin içinizde”, diyor, “koyunların burunlarından akıntı meydana getiren ve aniden öldüren hastalık gibi” diyor, yani burun akıntısına sebep olan ve aniden öldüren hastalık gibi diyor, “ölümcül iki hastalık yaygınlaşacaktır.” Sahih-i Buhari. Sahih hadis kitabı bu. 2/278. Sahih hadis kitabıdır. Bu, Ahir Zaman’da, Hz. Mehdi (as) devrinde olacak hastalığa işaret ediyor.   

Habertürk, 6 Kasım 2009




Ömer Çelakıl: "Asırlar önce bazı hadislerde işaretleri verilmiş. Mesela birkaç kaynaktan size söyleyeceğim. Sahih-i Buhari'de 'Sizin içinizde, koyunların burunlarından akan ve aynen öldüren iki ölümcül hastalık yaygınlaşacak.' Yine gribal bir hastalık burun akmasından bahsediyor. Sahih-i Buhari'de geçiyor bu. Meşhur bir hadis kaynağıdır. Bu çok açık. Bunda herhangi bir sır yok.”
 
   
 

529. Dünya Türkiye'nin liderliğini konuşuyor

Ne Demişti Ne Oldu


Konya TV, 28 Şubat 2008

Adnan Oktar: Türkiye'nin görevi Türk-İslam aleminin lideri olmasıdır. Türk milletine çok büyük görev düşüyor. Türk-İslam aleminin liderliği dünya tarihinin en büyük vazifelerinden birisidir. Türk milletinin en hayati görevlerinden biri budur. Yani biz sırf Türkiye'yi kurtarmak değil bütün Türk-İslam alemini kurtarmakla görevliyiz Türk milleti olarak. Türk milleti başka milletlere hakikaten benzemiyor. Bu bir ırkçılık değil. Çok vefalıdır. Güzel huyludur Türkler. İnsancıldır. Çok merhametlidir. Ve müthiş fedakardırlar. Yani gidin bir köye. Misafir olarak bir gidin. Evin en güzel yeri misafire açılır. En güzel yiyecekler misafire getirilir, en güzel yataklar misafire sunulur, en güzel bardaklarda ikram yapılır. Bu ne demek? Demek ki bizim milletimiz egoist değil, bencil değil, sevgi dolu, fedakar, çok çoşkulu bir millettir, Allah için canını vermek için can atar, çok heyecanlı bir millettir.


Azerbaycan Devlet Haber Ajansı, 14 Ağustos 2008

Adnan Oktar: İşin doğrusu Türkiye, dünyanın en büyük devletidir. Yani, abartmıyorum en büyük devleti. Şöyle olacak, Türk İslam Birliğinin, büyük Türk İslam Birliğinin lideri olarak Avrupa Birliğine girecek Türkiye, o zaman hem Avrupa’yı besleyecek, hem Avrupa’yı güçlendirecek, hem Rusya’nın beli doğrulmuş olacak, hem Ermenistan rahatlayacak, hem İsrail rahatlayacak, hem Filistin sorunu hallolacak. YANİ TÜRKİYE BÜTÜN DÜNYAYI KURTARACAK BİR DEVLETTİR. BÜTÜN DÜNYANIN SİGORTASI GİBİDİR TÜRKİYE. ÇOK HAYATI BIR DEVLET BUNU 10, 20 YIL İÇERİSİNDE BÜTÜN DÜNYA GÖRMEYE BAŞLAYACAK VE BÜTÜN DÜNYAYI KARDEŞ HALİNE GETİRECEKTİR TÜRKİYE. Bu Allah’ın inşaAllah kanunu, kader böyle inşaAllah.


Milliyet, 29 Ekim 2009



The Guardian Türkiye hakkında şöyle yazdı: “Arabulucu, uzlaştırcı, barıştırıcı tutumuyla Ortadoğu’da son derece olumlu yeni bir rol oynayan Türkiye İslam dünyasına liderlik ediyor.”

Milliyet, 29 Ekim 2009



 
   
 

530. Açılımla küresel güç olacağız

Ne Demişti Ne Oldu


Azernews, 23 Ekim 2008

Adnan Oktar: TÜRKİYE, BÜYÜK TÜRKİYE OLACAK. Yani altını çizerek, net yüzde doksan dokuz demiyorum, yüzde yüz. Türk İslam aleminin lideri olacak. On yirmi yıl içerisinde bunu bütün dünya görecek. Ben de buradayım siz de buradasınız, herkes burada, bu net Allah’ın izniyle, bunun hiç, yani ikinci bir yolu yok, insanlığın kaderi bu inşaAllah, bu şekilde olacak. Türk-İslam aleminin lideri olarak zaten bir İslam dünyasına Türkiye’nin hakimiyeti var. Ama Türk ülkeleri zaten Müslüman ülkeler genelde... Dolayısıyla Türkiye hem Müslümanların hem Hıristiyanların hem Musevilerin lideri olmuş olacak inşaAllah. Yani lideridir, lideri de olmuş olacak. Ve hepsine barış, huzur ve adalet sunacak.


Türkiye, 26 Ekim 2009



Başbakan Erdoğan Pakistan ziyaretinde “Milli birlik süreci Türkiye’yi on yıllardır devam eden sosyal problemlerin yanı sıra ciddi bir mali yük getiren sıkıntılardan da kurtaracak. Projeyle ekonomimiz de atılıma geçecek.” dedi.

 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
   

Yazar Hakkında - Diğer Siteler - Email - Üye Ol -

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - KİTAPLAR - FİLMLER
MAKALELER
- HADİS KÖŞESİ
- DÜNYADAN YANKILAR

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.
www.harunyahya.org