| |
561. Dar gelirli için şefkat mağazası |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Hilal TV, 27 Aralık 2008
Adnan Oktar: Benim tavsiyem şunlar, bir kere ücretsiz hastaneler oluşturulması lazım. Kaliteli ve güzel hastaneler oluşması lazım. Halkın ücretsiz yiyecek alabileceği yerler oluşturulması lazım. YANİ, AÇIK MARKETLER, yani halk ihtiyacı kadar alabileceği gibi yerler oluşturulması lazım. Önceden yiyecek stoku yapılması lazım ve tarıma çok önem verilmesi gerekiyor. Tarımla ilgili hem devletin müdahalesi olması lazım hem de tarımla ilgilenenlere yoğun olarak destek sağlanması gerekiyor…
Çay TV, 4 Mart 2009
Adnan Oktar: Bir de çok fakir olan insanlar için marketler yapılması yani bu insanlar gidecekler muhtarlıktan ilgili yerlerden belgelerini alacaklar bu utanç duyulacak birşey değildir. Onlar için şereftir. Ahirette cennetlerini inşaAllah genişletir. Koyacak cebine defterleri olacak ben şu kadar peynir istiyorum şu kadar zeytin istiyorum şu kadar ekmek istiyorum günlük ihtiyacım bu imzasını atacak aldım diyecek bu müthiş bir rahatlıktır. Mesela bu ekonomik krize muazzam bir ilaçtır ve çözümdür.
|
Habertürk, 17 Ekim 2009

Eyüp Belediyesi Şefkat Mağazası ile yoksul vatandaşların her ihtiyacını karşılıyor. Belediye ekipleri hayırsever vatandaşlardan sağladıkları eşya ve giysileri, yıkayıp temizledikten sonra mağazada topluyor. Bu mağazada kıyafetten ayakkabıya, ev eşyasından beyaz eşya ve gıdaya kadar herşeyi bulmak mümkün.
|
|
| |
| |
|
| |
562. Yeni Osmanlılara hazır olun |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Bağdat TV, 2 Mart 2008
Adnan Oktar: Büyük Ortadoğu Projesi yoktur, Büyük Osmanlı Projesi vardır. Büyük Türk-İslam Birliği Projesi vardır. İslam alemi birleşecek. Bütün Türklük alemi, İslam alemi birleşip çok büyük bir süper devlet yapacaklar. Bu devlet Amerika’nın da lehine olacak, İngilizlerin de lehine olacak, Rusların da lehine olacak ve bütün dünyanın lehine olacak. Dünyaya barış, kardeşlik ve huzur getirecek bir sistem olacak. Ve dolayısıyla Amerika’yı da kurtarmış bir sistem olacak bu.
Timetürk, 24 Temmuz 2008
Timetürk: Öyle bir durum söz konusu. Şimdi biz şeye geçelim, oradan tekrar Büyük Ortadoğu Projesi var çok önemli bir konu. Bunun bu bağlamda Amerika’nın İran’a saldırma meselesi var. Ama bunların hepsinin altında sizce ne var, yani bir masonik bağlantı ya da İsrail’in bu tür bağlantıları var mı? Yani Ortadoğu sorununun altında bu mu yatıyor?
Adnan Oktar: Büyük Ortadoğu Projesini Müslümanlar Büyük Osmanlı Projesine çevirecekler inşaAllah. Olay bu. Onlar ortaya şöyle bir kitlevi yapı meydana getiriyorlar, bir hamur veyahut bir alçı, yahut çimento diyelim. Bu sadece şekillendirilecek…
|
Timetürk, 17 Ekim 2009

İsrailli profesör Zeevi, Yediot Ahronot’taki makalesinde, Arap ülkelerine yakınlanmaşta olan Türkiye’yi kastederek “Yeni Osmanlılara hazır olun” dedi. Türkiye ayrıca son senelerde Kafkas ülkeleri ve doğusunda yer alan Türkçe konuşan halklarla ilişkilerini yeniden başlattı. Türkiye eskiden beri ve hala da oralarda nüfuzu olduğu düşüncesiyle Kafkas bölgesine özel bir ilgi göstermektedir. Türkçe konuşan halklarla - Azeriler, Özbekler, Tacikler ve diğerleri - ilişkisi genişletilmiş milli mefhumunun bir parçasıydı. Ancak bu ilişkiler Sovyetler Birliği'nin tüm bölgeye hakim olduğu Soğuk Savaş döneminde neredeyse tamamen kesildi. Demir perde düşünce ise ilişkiler yeniden gelişmeye başladı ve Türkiye bölgenin diplomatik ve iktisadi faaliyetlerinin merkez noktası haline geldi. Tüm bu gelişmeler Türkiye'yi konumunu yeniden değerlendirmeye ve bölgesel büyük bir devlete dönüşme arzusuna itti. Orada yeni bir Osmanlı'dan ve Türkiye'nin, geçen yüzlerce sene boyunca yaptığı gibi bölgeye barışı getirmek için çabaların sürdürülmesi adına omuzlarına yüklediği görevden bahsediliyor.
|
|
| |
| |
|
| |
563. Birleşmiş Milletler yeniden yapılandırılmalı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Haberbiz, 26 Ekim 2008
Adnan Oktar: Türk İslam Birliği düşüncesi içerisinde gelişen Türk toplumu gittikçe güç kazanıyor, yani tepmez devrilmez, yıkılmaz bir milletiz. Türk İslam Birliği inancına sahip bir milleti yıkmak, ondan toprak almak, hayali bile kurulamayacak birşey. Ama bizim moral değerlerimiz olmasaydı, manevi değerlerimiz olmasaydı, Türk İslam Birliği düşüncemiz olmasaydı İstanbul'u da alırlar, Kıbrıs'ı da alırlar, Güneydoğu'yu da alırlar, memleketi de yıkarlardı. Herşeyi yapabilirlerdi. Ama bizim bu manevi gücümüz, manevi derinliğimiz, Türkiye aşkımız, Allah'a olan sevgimiz, Allah'a olan aşkımız buna tam anlamıyla engel… Peygamberimiz'in de açık ifadesi var, Konstaniyye olarak geçiyor, kesinlikle bizlerin elinde İstanbul. Hiçbir şekilde gayrimüslimlerin eline geçmeyecektir İstanbul. Kıyamete kadar bu baki. Peygamberimiz'in açık rivayetleri var, açık izahları var. Hatta bilakis, TÜRK İSLAM BİRLİĞİ'NİN GELİŞMESİNDE İSTANBUL MERKEZ ŞEHİRDİR. Merkez konumunda olacağını da Peygamberimiz bildiriyor… Kültür başkenti İstanbul. Siyasi başkentimiz Ankara, kültür başkentimiz de İstanbul olacak inşaAllah.
|
Todays zaman, 6 Ekim 2009

Türkiye, İran ve Mısır'ın işbirliği yapması şarttır. Napolyon, “Eğer ihtiyaç olursa, İstanbul dünya başkenti için en iyi adaydır.” demişti. BM karargahını New York’dan İstanbul’a taşımak mantıksız ya da olmayacak bir şey değil.
|
|
| |
| |
|
| |
564. BAE'de Türkiye'nin saygınlığı yüksek |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009
Adnan Oktar: Evet. Ama yine bakın laf, söz eninde sonunda benim dediğime geldi. Türk İslam Birliğinin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye’nin öncü olmasının gerekliliğinin ne kadar açık olduğunu, Türkiye’nin liderliğinin aleni olduğunu, yani buna hiç kimsenin karşı çıkacak gibi olmadığını, fiili durum yarattığı Allah’ın açıkça ortada. TÜRKİYE LİDERDİR VE TÜRK İSLAM ALEMİ’NİN FİİLEN ŞU AN LİDERLİĞİNİ BU OLAYLA ALMIŞTIR ve bunun arkası gelecektir ve devam edecektir. Ta ki, bütün Türk devletlerini birleştirinceye kadar, bütün İslam devletlerini birleştirinceye kadar, hepsinin sınırları açılıncaya kadar bu devam edecektir.
|
Vakit, 27 Eylül 2009

Siyasi, askeri, ekononik ve kültürel alanlarda son 6-7 yılda büyük gelişme kaydedildiğini belirten Türkiye’nin Birleşik Arap Emirlikleri Büyükelçisi Hakkı Akil, “2002 ile 2009 yılları arasında ülkemizin dış ticaretinde yüzde 800’lük bir artış olmuştur.” dedi. Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki inşaat yatırımlarını değerlendiren Yüksel İnşaat Dubai Genel Müdürü Tahsin Bakal ise Türkiye’nin görüntüsünün ve saygınlığının çok yüksek olduğunu söyleyerek şöyle dedi: “Türkiye’ye insanlar burada çok büyük saygı ile yaklaşıyor.”
|
|
| |
| |
|
| |
565. İran sınırına serbest bölge kurulacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kuşadası TV, 14 Temmuz 2008
Adnan Oktar: Onun için bu ülkelerin arasında, Türk devletlerinin ve İslam ülkelerinin arasında bir kere pasaport olayının kalkması gerekir, vize olayının da kalkması gerekir. İstediği gibi gidip gelsin insanlar. TİCARET ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN, BAĞLANTILAR ALABİLDİĞİNE RAHAT OLSUN. Avrupa Birliği’nde oluyor da bu Türk İslam Birliği’nde niye olamıyormuş? Avrupa Birliği’nde isteyen istediği ülkeye gidiyor, istediği gibi yerleşiyor. Pasaport kullanmıyor, vize de kullanmıyor. Peki biz kardeşler olarak niçin bunu yapamıyoruz? Yani hiçbir sebep yok, tabii ki olur. En güzel manzaraları olan, en güzel coğrafyası olan ülkelerdir Türk İslam devletlerinin olduğu ülkeler ve dünyanın en zengin maden kaynakları bu coğrafyada. En zengin petrol kaynakları bu coğrafyada. Un var, yağ var, şeker var, sadece helva yapılacak.
|
Habertürk, 26 Eylül 2009

|
|
| |
| |
|
| |
566. Hamaney: Niyetimiz nükleer silah değil |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
İran Seher TV, 3 Ekim 2008
Adnan Oktar: İran aklı başında bir, eski tarihi bir ülkedir. Yani binlerce yıllık geçmişi olan, devlet tecrübesi olan ve hepsinden önemlisi dindar bir devlet, Allah’tan korkan bir devlet ve aklıbaşında insanlardan oluşuyor. Niye oraya buraya atom bombası atsın yani? Olacak işmi yani, Rusya’da da var atom bombası ve dünyayı on kere yok edecek atom bombasına sahip Rusya, şimdi biz hop oturup, hop kalkacak mıyız bu yüzden? Hiçbirşey olmaz. Ama İran’ın da zaten atom bombası yapmaya da niyeti de yok ayrıca. Yani kullanmayacağı birşeyi niye yapsın İran? Hangi ülkenin işine yarar atom bombası şu an, yani mesela Türkiye’nin 100 tane atom bombası olsa, İran’ın bin tane atom bombası olsa, nerede kullanacak bunu? Atom bombası kullandın mı sen, bir daha orayı kullanamazsın ki zaten. BİR KERE HARAMA GİRERSİN, orada Müslümanlar var, Allah’a inananlar var, Ehl-i Kitap var. Hiçbir yere atom bombası atılamaz, yani haramdır yani böyle birşey yapılamaz. Dolayısıyla yani pratikte zaten olmayacak birşey. Ama İran da zaten açık açık söylüyor, biz zaten atom bombası yapmaya niyetimiz yok diyor. Ama bir kere Amerika huylanmış benim gördüğüm, yani tedirgin oldular. Fakat inanç olarak bunun mümkün olmadığı anlatılması gerekiyor. Yani çünkü Pakistan’ın var mesela bombası, atom bombası. Pakistan şimdi alıp milletin tepesine atom bombası atmaz. Ne yaparsan yap atmaz. Hindistan’da var, İsrail’in de var atom bombası, İsrail de hiçbir yere atmaz. Yani bu gereksiz bir tedirginlik. Türkiye garantör olabilir tabi bu konuda. Şöyle olabilir, Türkiye İran adına Amerika’yı ikna edebilir, söz verebilir. 'Bu insanlar atom bombası kesin yapmayacak, biz bu işin içindeyiz, istihbaratını da alıyoruz, herşeyden haberimiz var, bize güvenin, bizi, sözümüzü bir garanti olarak alın ve bu konuda gönlünüz müsterih olsun’ diyebilir.
|
Taraf, 22 Eylül 2009

İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney Batı’nın iddialarının aksine kendilerinin nükleer silah üretmek niyetinde olmadıklarını söyledi. Hamaney nükleer silah üretmenin ve kullanmanın yasak olduğunu, ayrıca ABD’nin suçlamalarının yalan olduğunu belirtti. Hamaney devlet televizyonunda, “Biz temel olarak nükleer silahlara ve kullanımına karşıyız. Ayrıca üretilmesinin de yasaklanmasını istiyoruz.” dedi.
|
|
| |
| |
|
| |
567. Türkler tek çatı altında birleşiyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Ekin TV, 29 Ocak 2009
Adnan Oktar: Bunun tek çözümü var. Maddi ve manevi tek çözümü var: Türk İslam Birliği’dir. Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerinin desteğinde, evet ve bütün İslam ülkelerinin de içine katılacağı dev ve kocaman bir İslam Birliği. Dünyanın en dürüst, en efendi, en güvenilir, en efendi, süper yapılanması olacaktır bu. NATO’dan daha büyük, AB’den daha güçlü, askeri yönden de, siyasi yönden de, ekonomik yönden de dünyanın en büyük gücü haline gelecektir. Ne anarşi kalır, ne terör kalır, ne hayat pahalılığı kalır, ne şu kalır, ne bu kalır. Ama bu konuda hırs yapmak lazım. Herkesin her yerde Türk İslam birliğine olan arzusu iştiyakı çok iyi vurgulanmalı. Mesela resmi makamlara dilekçe yazılabilir, yazılar yazılabilir, kahvehanelerde sohbet edilebilir, konuşmalar yapılır. Televizyon konuşmaları her şeyle bunun çok ciddi gündem yapılması lazım. Yani o kadar mantıksız ki bizim birleşmememiz. Yani aynı soydanız, aynı dindeniz, aynı ırktanız, yani her şeyimiz bir, bir sürü kapı var, açılsın o kapılar. Azerbaycan’ın kapıları açılsın, Gürcistan’ın kapıları açılsın, İran’ın kapısı açılsın, Irak’ın Suriye’nin kapıları açılsın, Türkistan’ın kapıları açılsın. Rahat rahat gidip ticaret yapalım, sohbet edelim, konuşalım. Onlar bizim canımız ciğerimiz parçamız, kardeşlerimiz. Yani kapıya gittiğimizde biz niye pasaport gösterelim, normal arabayla basıp geçelim.
Çay TV, 11 Mart 2009
Adnan Oktar: MaşaAllah, bir de Turani devletler var. Ben, bunu aklım sırım almıyor. Ben Konya’ya gideceğim, girişte hâşâ Allah esirgesin ‘nerede pasaportun göster bakalım’, bir de üstüne soruşturma yapılacak, vizen var mı denecek. Ne alakası var, öz ve öz benim kardeşim; ha Konya ha Türkistan, ha Eskişehir ha Azerbaycan. Nereden çıktı bu bölünme. Turan devletleri zaten tek bir devlettir bunlar aslında. Yani, devletin içinde devletler var. Türk devleti bunun başıdır, yani lideridir. Öbürleri de oraya bağlı devletlerdir, Türkiye’ye bağlı devletlerdir, Türk devletleridir. Onun için bunu hiç geciktirmeden bu güzelliği yapalım. Bir de nasıl istiyorlar bir bilseniz, Türk Birliği’ni. Nereye gitsek onu söylüyorlar. Benim arkadaşlarım var yurtdışında, dostlarımız var, binlerce mail geliyor. Hepsi, aman hocam Allah rızası için bir an önce bu olsun diyorlar. Ben de diyorum, siz de her yere dilekçe yazın, dilekçe gönderin.
|
Türkiye, 2 Kasım 2009

Türkiye, 2 Kasım 2009

|
|
| |
| |
|
| |
568. Sırp kapısı da açılıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Mersin TV, 5 Eylül 2008
Adnan Oktar: Türkiye Allah’ın izniyle büyük bir ülke olacak. TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ OLUŞACAK. BÜTÜN BU ORTADOĞU’YU BÜTÜN BALKANLARI, ASYA’YI TÜRKİYE, AĞABEYLİK RUHUYLA KUCAKLAYACAK İNŞAALLAH. Ve güzel bir sistem meydana gelecek. Kafkas paktı oluşturuluyor, yine demiryolu projemiz var biliyorsunuz. Petrol boru hattı, doğalgaz boru hattı projeleri var. İslam Birliği toplantıları yapılıyor. Türk Birliğinin daha güçlü hale gelmesi için yapılan çalışmalar var. Bunların hepsi hayırlı inşaAllah, Anadolumuz hep medeniyetlere beşiklik yapmış biliyorsunuz. Anadolu öyle bir yer. Osmanlı döneminde de biliyorsunuz. Bütün Ortadoğu’yu Balkan’ları üç kıtayı buradan yönetmişler inşaAllah. Yine o şekilde olacak ama sevgiyle dostlukla kardeşlik ruhu içerisinde olacak.
Abdullah Özdoğan Röportajı, 2 Mart 2009
Adnan Oktar: Bakın Türk-İslam Birliği için yaklaşık yüz yıldan beri uğraşılır. Ama başarılı olunamamıştır. Neden başarılı olunamamıştır? Çünkü onun bir zamanı var, ve vakti merhunu var, o vakit yeni geldi. Allah’ın kaderde takdir ettiği vakit var. Yani insanlar Allah’ın gücünü bir kenara koyuyorlar. Kendileri bir şey yapacak zannediyorlar. Allah hiçbir şey yapamayacaklarını onlara göstertiyor. Hiçbir şey yapamazlar, yani toplantılar yapmakla, konferanslar yapmakla, büyük bilimsel araştırmalar yapmakla hiçbir yere varılmaz. Bu iş aşk işidir, Allah’a gönülden bağlanma işidir. Allah’tan bu güzelliği aşkla istemeyle ilgilidir. Bunun vakti gelmiştir. Bunun görevlisi de Türkiye’dir. Önce Ermenistan, Azerbaycan, Suriye ve Irak’tan başlamak üzere, bir sınır kapılarının açılması operasyonu yapılacak. Bu ilk adımdır, bunun arkasından çorap söküğü gibi bu gelişmeler olacaktır. Ama bunlar resmi toplantılarla, sert açıklamalarla, sevgisizlikle, materyalist izahlarla değil, aşkla, muhabbetle olacaktır. Bu aynı zamanda Mehdilik çağıdır. Mehdilik çağının da başlangıcıdır. Hz. İsa’nın nuzulü ve Mehdi’nin zuhuru devriyle ilgilidir bunlar. Tabi insanların bir kısmı buna ters gözle bakabilir. Soldan da sağdan da bir çok insan bunu garip karşılayabilir ama ben de diyorum ki tarihi bekleyelim hep beraber, eğer dediğim gibi çıkmazsa bana ne söylüyorlarsa söylesinler. Türk-İslam Birliği oluşacak, Hz. Mehdi de çıkacak, Hz. İsa’nın nuzulü de olacak.
|
Türkiye, 26 Ekim 2009

Türkiye, 28 Ekim 2009

Türkiye, 28 Ekim 2009

|
|
| |
| |
|
| |
569. Sudan vizeyi kaldırıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ), 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Bu İslam Birliğinde tabii bütün ülkeler bütünlüğünü koruyacak. Pakistan, Pakistan olarak kalır, Türkiye, Türkiye olarak kalacak. İran, İran olarak kalacak. Yani bir rejim değişikliği iddiası da yok. Fakat bunda coşku, sevgi, muhabbet ve kardeşliğin bütün tabana yayılması, bunun bir milli politika olarak uygulanması. Kalplerin birleşmesi, muhabbetin birleşmesi ile oluşacak bir birliktir. Gerçek İslam birliği budur aslında. İnsanlar iki türlü düşünüyorlar; bir devlet zoruyla, baskıyla, korkutarak, yıldırarak bir birlik düşünebilir bir kısım insanlar. Halbuki İslam’ın özünde sevgi var, muhabbet var, huzur var, kafa rahatlığı var, iç açılması var, sevinç var. Bayram ferahlığı var. Dostluk var. Bunları Müslüman ülkeler arasında oluşturmak, Türk devletleri arasında oluşturmak. Türk devletlerinin öncülüğünde Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşturmak. Burada iyi niyetin hâkim olması, samimiyetin hâkim olması, karşılıklı sanayide, bilimde, teknolojide, her türlü yatırımın tamamen özgürce uygulanabilmesi, bunun için de biz pasaport ve vize sorununun kalkmasını istiyoruz. Bu zorunluluğun kalkmasını istiyoruz ki rahat rahat ticaret olsun, rahat rahat yatırım olsun, rahat rahat sevgi ve dostluk alışverişi olsun. Yani kimliğini çıkartan sınırdan içeriye girebilsin. Aslında kimseye göstermesine bile gerek yok. Yani ben nüfus cüzdanımı alıp Azerbaycan’a gidebilmeliyim. Suriye’ye gidebilmeliyim. Kazakistan’a gidebilmeliyim. Fas’a, Tunus’a, Cezayir’e gidebilmeliyim. Buradan gemiye binerim ben, Tunus’a, Cezayir’e gelirim. Ve orada kardeşlerimle sohbet ederim. Akşam yemek yeriz birlikte, Allah’ı anarız. Ertesi gün dönerim. Ve ticaret de yapmam gerekiyorsa ticaret de yaparım. Böyle bir sistem, yani sevgi birliği. Ama tabi hazır devletler varken, hazır işleyen bir sistem varken onlar niçin bozulsun. Zaten belediyeler mükemmel görevini yapıyor, hükümetler mükemmel görevini yapıyor, taşkınlığa zaten izin vermiyorlar. Bu sevgi ortamında, terör de, kargaşa da, kavga da, fakirlik de hepsi kalkar. Yani dayatma değil de sevgi esastır ve samimiyet esastır. Sevgi ve samimiyet oldu mu, İslam her yere hakim oldu demektir. Bir de tabi elinde kılıçla bu olayları halletmeye kalkanlar var. Bu olmaz işte, bu şekilde olmaz.
Kanal 35, 18 Ocak 2009
Adnan Oktar: Buna benzer olay 5 ay önce, 6 ay önce, 1 sene önce sürekli oluyor. Tabii insanlarda bir hamiyeti İslamiye, merhamet, koruma hissi çok güçlü olması lazım. Çünkü insan kendi çoluğuna çocuğuna böyle bir şey yapılsa herhalde yeri göğü birbirine katar, yani çok büyük olay çıkartır. Bunlar da bizim kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz ve mazlum insanlar, görülüyor ki çaresiz durumdalar. Bunlara karşı ciddi anlamda faydalı güzel faaliyetler yapmak lazım, ama en önemli faaliyet Türk İslam Birliğidir. Yani Türkiye’nin öncülüğünde büyük bir İslam Birliğinin oluşturulması, bütün Türk devletlerini kapsayacak şekilde, bütün İslam ülkelerini kapsayacak şekilde büyük bir birlik oluşturulması yani PASAPORT VE VİZENİN KALKMASI, sınır kapılarının açılması, askeri, siyasi, politik bir ittifak yapılması. Nasıl Avrupa Birliği bunu yapabiliyor, nasıl Sovyetler Birliği bunu yaptı biz de yapabiliriz. Bu dünyaya sevgi, barış getirir, kardeşlik duygularını pekiştirir ve hem Hıristiyanları, hem de Musevileri özledikleri barış ortamına oturtur. Yani tam bir barış ortamı olur. İstedikleri gibi ibadetlerini yaparlar, istedikleri gibi huzur içinde yaşarlar. Bunun bir an önce oluşması için tabi herkesin bunu gündem haline getirmesi ve herkesin talep etmesi gerekiyor.
|
Hürriyet, 20 Ekim 2009

Timetürk, 20 Ekim 2009

|
|
| |
| |
|
| |
570. Katar da vizeyi kaldırdı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kanal 35, 18 Ocak 2009
Adnan Oktar: Buna benzer olay 5 ay önce, 6 ay önce, 1 sene önce sürekli oluyor. Tabii insanlarda bir hamiyeti İslamiye, merhamet, koruma hissi çok güçlü olması lazım. Çünkü insan kendi çoluğuna çocuğuna böyle bir şey yapılsa herhalde yeri göğü birbirine katar, yani çok büyük olay çıkartır. Bunlar da bizim kardeşlerimiz, din kardeşlerimiz ve mazlum insanlar, görülüyor ki çaresiz durumdalar. Bunlara karşı ciddi anlamda faydalı güzel faaliyetler yapmak lazım, ama en önemli faaliyet Türk İslam Birliğidir. Yani Türkiye’nin öncülüğünde büyük bir İslam Birliğinin oluşturulması, bütün Türk devletlerini kapsayacak şekilde, bütün İslam ülkelerini kapsayacak şekilde büyük bir birlik oluşturulması yani PASAPORT VE VİZENİN KALKMASI, sınır kapılarının açılması, askeri, siyasi, politik bir ittifak yapılması. Nasıl Avrupa Birliği bunu yapabiliyor, nasıl Sovyetler Birliği bunu yaptı biz de yapabiliriz. Bu dünyaya sevgi, barış getirir, kardeşlik duygularını pekiştirir ve hem Hıristiyanları, hem de Musevileri özledikleri barış ortamına oturtur. Yani tam bir barış ortamı olur. İstedikleri gibi ibadetlerini yaparlar, istedikleri gibi huzur içinde yaşarlar. Bunun bir an önce oluşması için tabi herkesin bunu gündem haline getirmesi ve herkesin talep etmesi gerekiyor.
TASCA (TÜRK-ARAP BİLİM, KÜLTÜR VE SANAT DERNEĞİ), 21 Kasım 2008
Adnan Oktar: Bu İslam Birliğinde tabii bütün ülkeler bütünlüğünü koruyacak. Pakistan, Pakistan olarak kalır, Türkiye, Türkiye olarak kalacak. İran, İran olarak kalacak. Yani bir rejim değişikliği iddiası da yok. Fakat bunda coşku, sevgi, muhabbet ve kardeşliğin bütün tabana yayılması, bunun bir milli politika olarak uygulanması. Kalplerin birleşmesi, muhabbetin birleşmesi ile oluşacak bir birliktir. Gerçek İslam birliği budur aslında. İnsanlar iki türlü düşünüyorlar; bir devlet zoruyla, baskıyla, korkutarak, yıldırarak bir birlik düşünebilir bir kısım insanlar. Halbuki İslam’ın özünde sevgi var, muhabbet var, huzur var, kafa rahatlığı var, iç açılması var, sevinç var. Bayram ferahlığı var. Dostluk var. Bunları Müslüman ülkeler arasında oluşturmak, Türk devletleri arasında oluşturmak. Türk devletlerinin öncülüğünde Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşturmak. Burada iyi niyetin hâkim olması, samimiyetin hâkim olması, karşılıklı sanayide, bilimde, teknolojide, her türlü yatırımın tamamen özgürce uygulanabilmesi, bunun için de biz pasaport ve vize sorununun kalkmasını istiyoruz. Bu zorunluluğun kalkmasını istiyoruz ki rahat rahat ticaret olsun, rahat rahat yatırım olsun, rahat rahat sevgi ve dostluk alışverişi olsun. Yani kimliğini çıkartan sınırdan içeriye girebilsin. Aslında kimseye göstermesine bile gerek yok. Yani ben nüfus cüzdanımı alıp Azerbaycan’a gidebilmeliyim. Suriye’ye gidebilmeliyim. Kazakistan’a gidebilmeliyim. Fas’a, Tunus’a, Cezayir’e gidebilmeliyim. Buradan gemiye binerim ben, Tunus’a, Cezayir’e gelirim. Ve orada kardeşlerimle sohbet ederim. Akşam yemek yeriz birlikte, Allah’ı anarız. Ertesi gün dönerim. Ve ticaret de yapmam gerekiyorsa ticaret de yaparım. Böyle bir sistem, yani sevgi birliği. Ama tabi hazır devletler varken, hazır işleyen bir sistem varken onlar niçin bozulsun. Zaten belediyeler mükemmel görevini yapıyor, hükümetler mükemmel görevini yapıyor, taşkınlığa zaten izin vermiyorlar. Bu sevgi ortamında, terör de, kargaşa da, kavga da, fakirlik de hepsi kalkar. Yani dayatma değil de sevgi esastır ve samimiyet esastır. Sevgi ve samimiyet oldu mu, İslam her yere hakim oldu demektir. Bir de tabi elinde kılıçla bu olayları halletmeye kalkanlar var. Bu olmaz işte, bu şekilde olmaz.
|
Risalehaber, 19 Ekim 2009

Zaman, 20 Ekim 2009

Sabah, 20 Ekim 2009

|
|
| |
| |
|
|