| |
671. Ortadoğu'da işbirlikleri yayılıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Başkent TV, 13 Şubat 2009
Adnan Oktar: Peygamberimiz (sav) Araptı. Araplar bizim canımız, ciğerimiz. İsmailoğulları’dır. Hz. İsmail’in soyudur. Mübarek bir nesildir. Aksini düşünemeyiz. Araplarda da bir Türk hayranlığı vardır. Türklerin lider olduğunu bütün Arap ülkeleri şu an biliyorlar. Kader böyledir. Peygamber Efendimiz (sav)’in hadisleri vardır. Peygamberimiz (sav) bütün İslam alemini Türklere emanet etmiştir. Çok fazla hadis vardır. Kırmızı bayraklar çıkacak önce diyor Peygamberimiz (sav) ki bunlar Türk bayraklarıdır. Yeşil bayraklar ile birleşecekler diyor. İslam aleminin bayrakları ve kırmızı yeşil bayraklarla biz Türk İslam Birliği’ni oluşturacağız inşaAllah... Bu zaten kaçınılmaz bir kaderdir. Araplar da, İranlılar da, Pakistanlılar da, Mısırlılar da yani hangisi olursa olsun, Ermeniler de, Gürcistan da, Litvanya da hepsi Türk İslam Birliği’nin içerisinde bizim canımız, ruhumuz, kardeşlerimizdir. Hepsini şefkatle kucaklayacağız, hepsinin can ve mal güvenliğini garanti edeceğiz, hepsini zengin edeceğiz, maddi ve manevi, onları huzura kavuşturacağız. Bu bir kader. Bir aşamasında da sonra Rusya’yı alacağız inşaAllah Türk İslam Birliği’nin içerisine. Dünyanın en büyük süper devletini oluşturacağız.
|
Zaman, 20 Ağustos 2009
Türkiye-Irak ilişkileri, yeni bir stratejik ortaklık modeli olarak bölgeye örnek teşkil ediyor. İki ülke arasında oluşturulan yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyinin bir benzeri Şam ile Bağdat arasında da kuruluyor.
|
|
| |
| |
|
| |
672. Ramazan'da yoksullar pideyi askıdan yiyecek |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Hilal TV, 27 Aralık 2008
Adnan Oktar: Benim tavsiyem şunlar, bir kere ücretsiz hastaneler oluşturulması lazım. Kaliteli ve güzel hastaneler oluşması lazım. Halkın ücretsiz yiyecek alabileceği yerler oluşturulması lazım. Yani açık marketler, halkın ihtiyacı kadar alabileceği gibi yerler oluşturulması lazım.
Çay TV, 11 Mart 2009
Adnan Oktar: Fakir insanlarımız, bizim canlarımız, güzel insanlarımız, bazen görüyoruz; mesela az küçük kuru bir ekmek yiyorlar, bir sıkıntı içindeler. Artık kemikleri çıkmış, bu bizim milli utancımız olur. Hepimiz sorumluyuz böyle insanlardan. Bu bizim için zor bir şey değil, insanların hep kilo sorunu var dikkat ederseniz; fazla yemek yemekten rahatsız olan milyonlarca insanımız var. Bu insanların işte fazla yemekten rahatsız olan insanlarımız o fazla yemeği o kardeşlerimize verirlerse, hem onlar daha sağlıklı olur, bir deri bir kemik olmazlar, onlarda normal bir vücuda sahip olmuş olurlar. Yani rejim yapmalarına gerek kalmaz. Bu bir yönden, ama bu her şeyin üstünde bu Allah rızası için yapılır. Onun için bir marketler zinciri yapılsın demiştim, Allah’a çok şükür birçok ilde bu oluştu. Mesela evimizde bulgur var, 10 kilo bulgur aldık. Götürelim 1 kilo bulguru, orada bulgurun bulunduğu bölüme koyalım. MESELA 10 TANE EKMEĞİMİZ VAR, BİR TANE EKMEĞİMİZİ GÖTÜRÜP ORAYA KOYALIM. Fakir insanlarımız da, kardeşlerimiz de oraya geldiklerinde devletten, muhtardan bir yazı alsın. Bu insan muhtaçtır, ihtiyacı vardır diye; ama gizli, imzalı mühürlü. Marketten içeri girince, hatta kredi kartı gibi de bir kart verilir, makineden geçer, istediklerini alır o, ihtiyacı kadarını alır, çeker gider. Biz de mutlu oluruz, o da mutlu olur. Hem biz sevap kazanırız, o da inşaAllah şükreder, Allah’a şükreder, Allah’a hamd eder, o da bir sevap kazanır. Ve bizim milletimize bir güzellik gelmiş olur, bir hoşnutluk gelmiş olur. Fazla kıyafetlerini götürsünler, fazla olan her şey olur, eşya da olur, mobilya da olabilir. Mesela 4 tane koltuğu vardır fazla geliyordur, 2 tanesini götürür, oraya bırakır. Oradan da ihtiyacı olan insanlar, kardeşimiz evine alır götürür onu ve böylece çok güzel bir yapı meydana gelir.
|
Yeniasya, 12 Ağustos 2009

Kocaeli’nde Ramazan ayı boyunca askıda pide kampanyası başlatılacak. Maddi durumu iyi olan vatandaşlar ekmek alırken, bir ekmek de askıya koyacak. Maddi durumu iyi olmayan vatandaşlar Razaman ayı boyunca pideyi askıdan yiyebilecek. Kampanya bütün ilçelerde uygulanacak.
Milligazete, 12 Ağustos 2009

|
|
| |
| |
|
| |
673. Sadece Türk-Ermeni sınırı değil Azeri-Ermeni sınırı da açılacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Başkent TV, 6 Mart 2009
Adnan Oktar: Türkiye'nin sınır kapılarını açması gerekiyor. Suriye 1, Gürcistan 2, Ermenistan 3, Azerbaycan 4. İlk safhada, bu sözümü dinlemeleri lazım. Bunun hemen yapılması gerekiyor. Müthiş bir ferahlık olur başlangıçta, muazzam bir ferahlık olacaktır.
Kaçkar TV, 12 Mart 2009
Adnan Oktar: İşin doğrusu ben Azerilere karşı daha bir derin sevgi duyuyorum. Ne hikmettir bilmiyorum. Çok çok seviyorum onları yani bütün Türk devletlerini, bütün kardeşlerimi seviyorum ama onlar ayrı. Sanki böyle daha çilekeşlermiş gibi, daha böyle hoş bir halleri var maşaAllah. Allah'ın izniyle ilk yapacağımız, ben söz veriyorum sınır açılsın, Hazar'ın kenarına, denizin kenarına masayı kuracağız. Izgarayı da getireceğiz böyle güzel, hem sohbet edeceğiz. Onların o tatlı şiveleriyle hani gelmişem diyorlar, bir şeyler böyle tatlı bir Azeri şivesi vardır, dili vardır... o şekilde sohbet edeceğiz, konuşacağız benim canım kardeşlerimle. Onların orada yalnız başına ne işleri var. Tabii ki açacağız kapıları Allah'ın izniyle, Ermenistan'ın kapılarını da açacağız. Azeriler, Dağlık Karabağ'a gelecekler kendi köylerine, kentlerine oturacaklar. Dağlık Karabağ'da da güzel bir sohbet yapacağız. Orada da yemek yiyeceğiz, konuşacağız, oraları da şenlendireceğiz. Ve bütün bu zorluklar, sıkıntılar hepsi son bulacak inşaAllah.
Başkent TV, 13 Mart 2009
Adnan Oktar: Ama şöyle. Usulüne adabına uygun yapsınlar. Bakın bir mübarek Cuma günü, Cuma namazından sonra Azarbaycan'la Ermenistan sınır kapılarını aynı gün, “Ya Allah Bismillah” diyecekler, iki kapıyı birden açacaklar, o kadar.
|
Radikal, 2 Eylül 2009

Azerbaycan’a Ermenistan ile normalleşme sürecinde çıkarlarının korunacağı garantisi veren Davutoğlu, sınırın Karabağ’daki Ermeni işgali bitmeden açılmasından kaygılı Azerilere, “Bu bir süreçtir ve bittiğinde sadece Türk-Ermeni sınırı değil, birçok sınır açılacak” mesajı yolladı. Davutoğlu “birçok sınır”dan Azeri-Ermenistan sınırını kastediyor.
|
|
| |
| |
|
| |
674. Parası olmayana ekmek bedava |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Vatan TV, 15 Mart 2009
Adnan Oktar: Bir de fakir halkın alışveriş yapabileceği, ama bedava alışveriş yapabileceği marketler kurulması gerekiyor... Evet, sosyal marketler. Bunlardan Allah’a çok şükür başladı, yani dört beş tane kurdular, ama çok az, belli ki olmaz beş tane. 500 de az 5000 de az, her yerde bunun kurulması lazım. Bütün milletimiz bunu destekler, kursunlar mahallelere, mesela halkın fazla bir elbisesi vardır götürür verir, fazla yiyeceği vardır, götürür verir. Oradan da ihtiyacı olan fakirlere dağıtılır. Bu çok güçlü bir sosyal tedbir olur, bütün millete huzur verir bu. Yani vicdanen de rahat ederiz, sosyal yönden de çok güzel bir denge sağlar, kargaşayı da önleyecek bir sistemdir bu. Bereket de getirir bu, her şeyin üstünde çok sevap olan bir çalışma olur.
|
Haber3, 20 Ağustos 2009

Denizli’de hayırsever bir market sahibi, yoksullara günde 40 ekmeği ücretsiz veriyor.
Market sahibi Yusuf Gündoğu, 30 yıldır mahallede market işlettiğini, son 2 yıldır ihtiyaç sahiplerine ücretsiz ekmek dağıtımı uygulaması yaptığını anlattı.
|
|
| |
| |
|
| |
675. Türkmenistan'da iş hacmi 2.5 milyar dolara çıkacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
8 Mart 2008 Tarihli Basın Toplantısı
Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?
Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye, Türkiye olarak kalıyor, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan, herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, ekonomik kalkınmada işbirliği yapan, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.
Sayın Adnan Oktar’ın “İslam Birliği’ne Çağrı” kitabından Türk-İslam ülkeleri arasında ekonomik işbirliğine dair bir bölüm:
Yapılacak ortak yatırımlar ve ortak girişimler bu noktada önemli bir adım olacaktır. Ortak girişimler sayesinde, hem ülkeler karşılıklı olarak birbirlerinin tecrübelerinden istifade edecekler, hem de oluşturulan yatırım sahaları her iki tarafın ekonomisi için de gelir kaynağı olacaktır. Müslüman ülkelerin birbirlerine ekonomik destek vermeleri, daha önce de belirttiğimiz gibi, İslam ahlakına da uygundur. İhtiyaç içinde olana yardım etmek ve sosyal dayanışma Müslümanların önemli özelliklerindendir. Kuran'da pek çok ayette, ihtiyaç içinde olanların korunması bildirilmiştir. Toplum içindeki sosyal yardımlaşmanın toplumlararası düzeyde de yürütülmesi gerekir. Böylece hem iş imkanları artacak hem de her iki toplumda da gelir seviyesi yükselmeye başlayacaktır. Bir ülkede petrol üretilirken, belki bir diğerinde bu petrol işlenecek, tarım imkanları sınırlı olan bir İslam ülkesinin ihtiyaçları tarım zengini ülkeler tarafından giderilecektir. İş gücü sınırlı olan bir ülkenin bu eksikliği bir başka İslam ülkesi tarafından karşılanacak, iş gücü olan ancak sanayisi gelişmemiş ülkelerde de, gelişmiş olanlar çeşitli yatırımlar yapabileceklerdir. Yatırımın yapıldığı ülke gibi, yatırımı yapan veya yatırıma katkıda bulunanlar da bu durumdan gelir elde edeceklerdir. Bilgi birikimi ve tecrübe paylaşımı bereketi artıracak, teknolojik gelişmelerden tüm Müslümanlar gereği gibi yararlanacaklardır.
İslam dünyasının imkanlarını ve gücünü birleştirmesini sağlayacak ortak girişimlerle, yüksek teknoloji ürünü olan pek çok malzeme Müslüman ülkelerde de üretilebilecektir. Oluşturulacak İslam ortak pazarı sayesinde, bir ülkede üretilen ürünler, gümrük, kota gibi sınırsal engellere takılmadan bir diğer ülkede kolaylıkla pazarlanabilecektir. Ticaret alanı genişleyecek, tüm Müslüman ülkelerin pazar payı artacak, ihracat gelişecek, bu, Müslüman ülkelerdeki sanayileşme sürecini hızlandıracak, ekonomide sağlanacak kalkınma ile teknolojide de gelişme yaşanacaktır. Müslüman ülkeler diğer yatırım gruplarına karşı ortak bir güç olarak hareket edebilecek ve küresel ekonominin önemli bir parçası haline geleceklerdir.
Tüm bunlar ancak merkezi bir kurumun önderliği ve koordinasyonuyla gerçekleştirilebilir. Bunun sağlanması ise, öncelikle İslam ülkelerinin gerçek Kuran ahlakının ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetinin gerektirdiği ahlak yapısını toplumlarında yerleştirmeleri, kısacası İslami bir kültürel uyanışla mümkündür. Türk-İslam Birliği, hem bu kültürel uyanışa, hem de onun sonuçları olan siyasi ve ekonomik iş birliklerine öncülük etmelidir.
|
Bugün, 3 Eylül 2009

Çin’den sonra, dün Türkmenistan’da da incelemeler yapan Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, bu ülkede faaliyet gösteren Türk firmalarının temsilcileriyle buluştu.
Burada bir konuşma yapan Çağlayan, Türkmenistan’da Türkiye’nin 538’den fazla iş aldığını müteahhitlik sektöründe 1.5 milyar dolar tutarında bulunan iş hacminin bu yılın sonunda 2.5 milyar dolara çıkmasını beklediklerini anlattı. Çağlayan, “Bugüne kadar burada yaptığımız iş hacmi 17.5 milyar dolara ulaştı” dedi.
|
|
| |
| |
|
| |
676. Türkmenistan'dan bölgesel işbirliği çağrısı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Çay TV, 23 Temmuz 2008
Adnan Oktar: Bu kadar doğal. Dinimiz bir, dilimiz bir, her şeyimiz bir, aynı köklerden geliyoruz, kardeşiz fakat ayrıyız. Bugün Azerbaycan’a desek ki hadi birleşelim. Bir gün düşünmezler kabul ederler. Yani bunun sadece resmi olarak talep edilmesi gerekiyor. Yani iki devlet bir millet olarak, çok rahat birleşebiliriz. Hiçbir engel yok. Kazakistan da öyle, Kırgızistan da öyle, Türkmenistan da öyle, Doğu Türkistan da öyle hepsi rahatlar ve bu birleşmenin sonucunda İslam alemi de öyle Irak, Suriye, can atıyorlar Türkiye ile birleşmek için. Bütün mesele Türkiye’nin bunu açıkça ortaya koymasında yani adı konulması gerekiyor. Sadece talep olması yeterli buna ait.
|
Yeniçağ, 23 Ağustos 2009

Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov, önceki günkü Bakanlar Kurulu toplantısında, “Türkiye ile bizim ülkemizi birleştiren çok ortak noktamız var. Ondan dolayı biz Türkiye’yi stratejik ortağımız olarak görüyoruz” dedi. Türkmenistan lideri yakın zaman içerisinde de Türkiye’yi ziyaret etmeyi düşündüğünü belirtti. “Türkiye bizim kardeş ülkemizdir” diyen Berdimuhamedov, Türkiye ile geleneksel dostluk ilişkilerini çok taraflı pekiştirileceğine dikkat çekerek, bunun temelinde önemli ekonomik potansiyelin ve iki kardeş halkın yüzyıllardır süregelen tarihi ilişkilerin yattığını söyledi.
|
|
| |
| |
|
| |
677. Arabuluculuk değil kardeşlik görevimiz |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kıbrıs Ada TV, 1 Ağustos 2008
Adnan Oktar: Türkiye’nin ağabeyliği çok hayati hale geldi artık bu bölgede. Çünkü Amerika bu işi yapamıyor, Avrupa da yapamıyor, Rusya da yapamıyor. Bir boşluk var. Bu boşluğu ancak Türkiye doldurabilecek konumda. Bu da zaten insani, ahlaki ve imani bir görev. Türkiye de bu göreve zaten talip. Osmanlı’dan gelen bir mirasın devamı olarak bunu yapacak. Bunu herkes görecek inşaAllah.
|
Yenişafak, 1 Eylül 2009

Radikal, 1 Eylül 2009

Bağdat’ta 100 kişinin ölümüne neden olan bombalı saldırıdan dolayı Suriye’yi sorumlu tutan Irak, Şam’a sert bir mesaj göndererek diplomatik ilişkilerini kesti. Devreye giren Türkiye, iki ülke arasında arabuluculuk girişiminde bulundu.
|
|
| |
| |
|
| |
678. Türkiye-Ermenistan sınırının açılabilmesi 94 yılın panzehiri olur |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
ARM Info Bağımsız Haber Ajansı, 9 Nisan 2009
Adnan Oktar: Şimdi herkes kemik hesabı yapmayı bırakacak. Kemik saymaya kalkışırsak yüzyıllar boyunca devam edecek düşmanca duyguların temelini atmış oluruz... Yani bu konuları gündeme getirenler, düşmanlık istiyorlar anlamına gelir. 1915'de ne olmuştu, Asala kimleri nasıl katletmişti, Hocalı'da neler yaşanmıştı diye ortaya dökmeye kalkışırsak, bundan dostluk, sevgi, kardeşlik çıkmaz. Geçmişi geçmişte bırakacağız inşaAllah. Kuran'da affetme vardır. Allah, cinayet işleyenleri dahi affetmenin daha hayırlı olduğunu bildiriyor. İncil'de de af ve hoşgörü var. Biz af yolunu benimsiyoruz. Hakkımızı helal ediyoruz. Ermeni kardeşlerimiz de onlara eğer hakkımız geçmişse haklarını helal etsinler, yepyeni bir dönem başlatalım. Geçmişi kurcalamak istemiyoruz. Geçmiş bizi ilgilendirmiyor. Geçmişe baksak bile o gün o işleri yapanlar şimdi yok ki, yepyeni bir nesil var. Asalanın yaptığı zalimliklerin hesabını biz tertemiz Ermeni kardeşlerimizden mi soracağız? Olur mu böyle şey? 1800'lerin, 1900'lerin mantığıyla hareket etmiyoruz biz. 2000'lerin mantığıyla, sevgiyle, afla, hoşgörüyle, merhametle hareket ediyoruz. Geleceğe bakıyoruz, gelecekte neler yapabiliriz onu düşünüyoruz. Aydınlık bir gelecek inşa edelim istiyoruz. Ticaretimiz, sanat çalışmalarımız, kültür bilim çalışmalarımız içiçe olsun diyoruz. Sanatta, bilimde, teknolojide, her konuda birbirimize ihtiyacımız var. Niye ayrımız gayrımız olsun? Beraber üniversiteler kuralım, fabrikalar kuralım, bilim merkezleri kuralım. Bilim gelişsin, sanat gelişsin. Demir perdeler, taş duvarlar devri geçti artık, bunlar yıkılsın istiyoruz. Gelecek, Ermeni kardeşlerimiz için de Türk Milleti için de çok aydınlık ve güzel olacak. Ruslar da, Gürcüler de, Abhazlar da, Azeriler de herkes çok rahat yaşayacak. Hepimizin sevgi ve dostluğumuzu birbirimize çok iyi hissettirmemiz gerekir, saygımızı, ilgimizi, alakamızı ve koruyuculuğumuzu tam hissettirmemiz gerekir...
|
Radikal, 3 Eylül 2009

Sınırın açılmasıyla temasa izin vermek, 94 yıl önce kimin katledildiğini unutmanın anlaşılır zorluğuna panzehir teşkil eder.
|
|
| |
| |
|
| |
679. Güneydoğu'da genç kuşaklar |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kral Karadeniz TV, 7 Eylül 2009
Sunucu: Gündemi çok meşgul eden… ve size de sormamı özellikle istemiş izleyicilerimiz; Kürt açılımıyla ilgili neler söyleyeceksiniz? Bu kadar çok güzel kardeşlikten, dostluktan, sevgiden bahsederken bu konuyu özellikle de sormak istedim. Sizce şu anda izlenen politikalar doğru mu, ne yapılmalı ya da sizin şahsi fikriniz…
Adnan Oktar: Hükümet tabii ki bu konuda çok samimi ve çok candan. İşte, dillerinde özgürlük olsun, tabii konuşsun, İngilizce konuşmak isteyen İngilizce, Fransızca konuşmak isteyen Fransızca konuşsun. Tabii, ama ana dilin Türkçe olması lazım. Neticede Türkçeyi bilmesi lazım. Özgürlük de olsun, çıksınlar dağlarda şarkı söylesinler, hayvanlarını otlatsınlar, sohbet edelim, rahat etsinler, tabii ki. Orada PKK çekilsin, kargaşa bitsin. Ama ekonomik refahla, oradaki terörün bitmesiyle mutluluk gelmez. Oraya gelecek olan, Allah esirgesin komünizm gelir, Stalinizm gelir, çünkü maneviyatını yok ettiler bölge halkının, maneviyatını aldılar ve muazzam bir komünist propaganda yapıldı. Darwinist, materyalist, Stalinist, terörist propaganda yapıldı. Şimdi de diyorlar ki, teröristleri affedelim. Bazı kişiler tabii, hükümetin böyle bir idddiası var demiyorum da, bazı kişilerin iddiası var. Halkın arasına salalım adamları, onlar da başlasınlar terörist propagandaya. Bir kere Doğu halkının sevgiye ve şefkate ihtiyacı var; her yer gibi. Bir gönüllerini alalım, bir bağrımıza basalım o insanları, değil mi, bir muhabbet gösterelim, saygımızı, sevgimizi, onlara verdiğimiz değeri bir şiddetle gösterelim. Onlar bizim canımız ciğerimiz… Maneviyatı, sevgiyi, güzelliği, Allah korkusunu onlara bir yayalım, gençliğe. Gençleri çok acayip bir konuma getirdiler. Yaşlılar iyi de, orta yaşlılar, büyük bir bölümü, fakat gençleri çok acayip eğittiler. Terörist eğittiler bir kısmını. Bunları bir kurtaralım. Yani PKK’nın adeta ilk okulları, orta okulları var Güney Doğu Anadolu bölgesinde. Yani geniş kitlerlerle eğitiyorlar dağa çekiyorlar. Eğitip eğitip dağa çekiyorlar. Benim tanıdığım kişilerden de oluyor, mesela ailesi çocuğun PKK’lıydı annesi babası, kaçtı geldi, “ben dağa da çıkmam, ormana da çıkmam, Allah korusun” dedi, kaçtı geldi çocuk. Ailesi de diyor ki, “insan ailesini bırakıp gider mi” diyor. Nereye çıkacaktı, dağa mı çıkacaktı yani çocuk? Tabii bırakacak. Tabii, ahlaksızlık yaparsan tabii bırakacak. Ne mecburiyeti var? İyi aile asla bırakılmaz. İyi anne bırakılmaz, iyi baba bırakılmaz, onların alınlarından öpülür. Eli ayağı öpülür, ayağına kapanılır onların. Ama ahlaksızın yanından kaçacak çocuk. Kendi de ahlaksız olur o zaman. Kabul etmeyecek böyle bir şeyi tabii ki. Açılım çok güzel, ama manevi açılım gerekiyor.
|
Radikal, 9 Eylül 2009

Sayın Cengiz Çandar'ın, 9 Eylül 2009 tarihli yazısından
“Biz son kuşağız” diyor, “bizden sonra gelenler duygusal kopuş içinde. Ruhi bakımdan kopmuş durumdalar.” Yani, “Diyalog kurulabilecek, konuşulabilecek ve sorunun çözümünü sağlayabilecek son kuşak biziz” demeye getiriyor karşımdaki kişi.
“Kürt Açılımı” ile oluşan bu konuşma fırsatının kullanılabileceği son kuşağın mensubu. Zira, bir sonraki kuşak ki, -Diyarbakır nüfusunun yarısının 0-19 yaş arası olduğunu hatırlatalım- Fırat Anlı’nın, birçoklarının da mutabık olduğu, tanımıyla “ruhi kopuş” içinde. Bu “ruhi kopuş”, Türkiye’nin Doğu’su ve Batı’sı ile bu “iletişimsizlik durumu”, PKK’nın ve bir başka deyimle “sorun”un “şiddet boyutu”nun en önemli “gıda kaynağı”. “Kürt Açılımı”nda rol alan ve alacak tüm aktörlerin gözden kaçırmaması gereken en can alıcı nokta belki de bu.
Radikal, 12 Eylül 2009

Sayın Oral Çalışlar'ın 12 Eylül 2009 tarihli yazısından
Cengiz’in bölgeden aktardığına göre, genç kuşaklar içinde ruhsal kopuş, orta yaşlı kuşaklara göre daha fazla. Çözüm iradesi geriletilir, gereken cesaret gösterilmezse ve kararlı adımlar atılmazsa bu kopuş yaygınlaşır.
|
|
| |
| |
|
| |
680. Türkiye ve Suriye vizesi kalkıyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kanal 47, 28 Temmuz 2008
Muhabir: Peki efendim, Türk İslam birliği ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Adnan Oktar: Türkİslam birliğine ramak kaldı inşaAllah. Azerbaycan ile birleşeceğiz, Suriye ile birleşeceğiz, Irakla birleşeceğiz, Türkmenistan’la , Doğu Türkistan ile birleşeceğiz. Koskoca bir Türk – İslam alemi meydana gelecek inşaAllah. Bunun arifesindeyiz. En fazla 10 yıl içinde çok ciddi gelişmeler olacak bunu göreceğiz hep beraber inşaAllah.
Trabzon TV, 4 Eylül 2008
Muhabir: Evet, Sayın Hocam Suriye ile son dönemdeki yakınlaşmamızı nasıl yorumladınız?
Adnan Oktar: Süper işte, bu çok önemli. Suriye’yle Türkiye’nin birleşmesi an meselesidir. Suriye bunu şiddetle istiyor, Türkiye’nin ağabeylik yapmasını; Suriye-Türkiye ayrı ayrı devletler ama tek bir beraberlik olsun istiyorlar. Bu çok güzel, Türk İslam Birliği kardeşliği içerisinde, tabii ki ayrımız gayrımız yok Suriye ile Türkiye de birleşecek inşaAllah, bu onun alameti. Pasaportsuz, vizesiz Suriye’ye gidebileceğiz, Suriyeliler de istedikleri gibi bize gelip konaklayabilecekler. Kardeş olacağız inşaAllah, güzel bir birlikteliğin ilk alametleri bunlar.
|
Türktime, 2 Eylül 2009

İki ülke arasında son dönemde gelişen ilişkiler bir ilke daha imza atılmasını sağladı. Bundan böyle Suriye-Türkiye arasında bir gecelik geçişler vizesiz olacak...
Vize konusundaki ilk aşama günlük geçişlerde vizesiz ziyaret hakkının verilmesi. Günlük vizesiz geçişlerin ileri vadede sınırsız geçiş hakkına dönüşmesi umut ediliyor.
"Suriye el-Ğad" gazetesi'nin haberine göre Türkiye ve Suriye arasında bir gecelik geçişlerde vize uygulamasının kalkacağını duyurdu. Habere göre bu uygulama Ramazan bayramından sonra gerçekleşecek.
Gazetenin Türk kaynaklara dayanarak verdiği haberde iki ülke arasındaki vizesiz geçişlere ilişkin ilk anlaşmanın imzalandığını belirtildi.
|
|
| |
| |
|
|