Harun Yahya - Rss Feed RSS Feed
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
Ne Demişti, Ne Oldu?
İsme Göre Sırala Tarihe Göre Sırala
Toplam 1207 Eser
 

711. Bazı Arap devletlerindeki İslam ahlakından uzak yapı

Ne Demişti Ne Oldu


Kanal 35, 25 Ocak 2009

Adnan Oktar: Arap ülkelerinin birçoğu alenen korkuyor. Bir kere birleşmekten korkuyorlar bir, İsrail’den korkuyorlar iki. İki tane korkuları var. Hâlbuki Müslüman tek bir şeyden korkar, Allah’tan korkar; Allah’ın dışında hiçbir şeyden korkulmaz, bu haramdır. Müslümanların birleşmesi farzdır, bölünmek haramdır. Hem bu haram işlenmiştir, hem bu farz yerine getirilmiyor. Biz diyoruz ki, hadi birleşelim. Amerika ne der diyor, Rusya ne der? Sana ne, ne derse desin. Sen sebebe bir sarıl, bir yap bakalım; Amerika’nın çıtı çıkar mı yani, Amerika Allah’ın kontrolünde olan bir ülke, Rusya Allah’ın kontrolünde olan bir ülke, Çin’de öyle Allah’ın kontrolünde. Bu bir nevi şirk olmuş oluyor. Allah’ın dışındaki güçlerden korkmak haramdır. Sadece Allah’tan korkmak gerektiğini Allah belirtiyor... Bütün mesele samimi olarak ortaya çıkmakta, İslam Birliğinde bir kere sevgi, şefkat ve merhametin esas olduğunun vurgulanması lazım. Bütün Musevilere, Ermenilere, bütün Hıristiyan mezheplerine tam anlamıyla sahip çıkacağımızın vurgulanması lazım. Bunlar yapıldıktan sonra Türk İslam Birliğinin kapısı sonuna kadar açıktır. Kimse de hiçbir şey demez. Bu korkunun kalkması lazım.

Sabah, 11 Şubat 2009



1983-90 yılları arasında merkezi Cidde’de bulunan İslam Kalkınma Bankası’na bağlı İslam Araştırma ve Eğitim Enstitüsü’nde uzman olarak çalışan ve kurumun uluslararası toplantılarında görev alan Prof. Dr. Servet Armağan Arap ülkeleri hakkında çok derin bilgilere sahip olduğunu belirterek önemli bir iddiada bulundu. Arap devletlerinin İslamiyeti bire bir yaşamadıklarını, bu sebeple de aralarında birlik olmadığını kaydeden Prof. Dr. Armağan şunları söyledi: “İslamiyeti uygulamıyorlar. İslamiyet’te hıyanet edilmez. İslamiyet’te kardeş kardeşin aleyhinde bulunmaz. İslamiyet’te bütün Müslümanlar bir beden gibidir. Bir bedenin bir tarafı hasta olursa, bütün beden o uzva yardıma koşar... Birbirlerine güvenmiyorlar, ama dışarıdan da zarar görüyorlar.”
 
   
 

712. Diyalog için ortak rapor

Ne Demişti Ne Oldu


Erzincan TV, 14 Temmuz 2008

Adnan Oktar: Ermeniler, onlar bizim kardeşlerimizdir. Onlar da bizim canımız inşaAllah. Ermenistan da inşaAllah Türk İslam Birliği içerisinde yerini alacaktır. Boş yere kendilerini üzüyorlar. Biz onları kardeş olarak görüyoruz, dost olarak görüyoruz. İnşaAllah Türk İslam Birliği’nin o şefkatli kolları içerisinde onlar da yerlerini bulacaklardır. Huzur içerisinde yaşayacaklardır. Güvenlikleri sağlanacaktır... Dağlık Karabağ’dan çekilecekler, ama buna karşılık da Türkiye’ye de gelecekler, Azerbeycan’a da gelecekler, ticaret yapacaklar, oralara istedikleri gibi yerleşecekler. İsterlerse orada ibadetlerini hür olarak yapacaklar. Fakat bu bir kanayan yaradır. Laçin koridorunun kapatılması, Dağlık Karabağ’ın işgal edilmesi, bunlar çok gereksiz lüzumsuz şeyler… Ermenilere karşı Türkiye’de bir kin ve nefret yoktur. Osmanlı döneminde en güzel, en kilit noktalara Ermeni kardeşlerimiz gelmiştir. En ünlü sanatçılar, en ünlü doktorlar Ermenilerden çıkmıştır. Ehli kitaptırlar. Tertemiz kardeşlerimiz onlar. Bu tip huzursuzluk duymaları son derece yersiz. Geçmişte olanlardan belki bir kalplerinde burkuntu olmuş olabilir, ama geçmişte savaş vardı, yani Ermeniler de Müslümanları kitle halinde yok ettiler. Ama biz onları affediyoruz… Artık bunlar geçsin. Yani biz onları affettik, onlar da bunlardan geçsinler. Karşılıklı bir uzlaşma olsun. İslamiyet’te af vardır, Hıristiyanlık’ta da vardır. Karşılıklı birbirimizi sevelim.


Habertürk, 3 Temmuz 2009




Türkiye ve Ermenistan’dan uzmanlar, iki ülke arasındaki diyalog ve olası işbirliğine ilişkin ortak bir rapor hazırladı. Raporun hazırlanmasında TESEV uzmanları ile birlikte çalışan, Ermenistan’daki Kafkaslar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Sergey Minasyan, uzmanların diplomatik ilişkilerin ön koşulsuz olarak tesis edilmesi konusunda mutabık kaldıklarını belirtirken, Ekim ayında iki ülkenin milli takımı arasında Türkiye’de yapılacak olan futbol maçının br dönüm noktasını oluşturabileceği görüşünü de dile getirdi.

 
   
 

713. Bu markette herşey bedava

Ne Demişti Ne Oldu


Çay TV, 11 Mart 2009

Adnan Oktar: Fakir insanlarımız, bizim canlarımız, güzel insanlarımız, bazen görüyoruz; mesela az küçük kuru bir ekmek yiyorlar, bir sıkıntı içindeler. Artık kemikleri çıkmış, bu bizim milli utancımız olur. Hepimiz sorumluyuz böyle insanlardan. Bu bizim için zor bir şey değil, insanların hep kilo sorunu var dikkat ederseniz; fazla yemek yemekten rahatsız olan milyonlarca insanımız var. Bu insanların işte fazla yemekten rahatsız olan insanlarımız o fazla yemeği o kardeşlerimize verirlerse, hem onlar daha sağlıklı olur, bir deri bir kemik olmazlar, onlarda normal bir vücuda sahip olmuş olurlar. Yani rejim yapmalarına gerek kalmaz. Bu bir yönden, ama bu her şeyin üstünde bu Allah rızası için yapılır. Onun için bir marketler zinciri yapılsın demiştim, Allah’a çok şükür birçok ilde bu oluştu. Mesela evimizde bulgur var, 10 kilo bulgur aldık. Götürelim 1 kilo bulguru, orada bulgurun bulunduğu bölüme koyalım. Mesela 10 tane ekmeğimiz var, bir tane ekmeğimizi götürüp oraya koyalım. Fakir insanlarımız da, kardeşlerimiz de oraya geldiklerinde devletten, muhtardan bir yazı alsın. Bu insan muhtaçtır, ihtiyacı vardır diye; ama gizli, imzalı mühürlü. Marketten içeri girince, hatta kredi kartı gibi de bir kart verilir, makineden geçer, istediklerini alır o, ihtiyacı kadarını alır, çeker gider. Biz de mutlu oluruz, o da mutlu olur. Hem biz sevap kazanırız, o da inşaAllah şükreder, Allah’a şükreder, Allah’a hamd eder, o da bir sevap kazanır. Ve bizim milletimize bir güzellik gelmiş olur, bir hoşnutluk gelmiş olur. Fazla kıyafetlerini götürsünler, fazla olan her şey olur, eşya da olur, mobilya da olabilir. Mesela 4 tane koltuğu vardır fazla geliyordur, 2 tanesini götürür, oraya bırakır. Oradan da ihtiyacı olan insanlar, kardeşimiz evine alır götürür onu ve böylece çok güzel bir yapı meydana gelir.


Vatan TV, 15 Mart 2009

Adnan Oktar: Bir de fakir halkın alışveriş yapabileceği, ama bedava alışveriş yapabileceği marketler kurulması gerekiyor... Evet, sosyal marketler. Bunlardan Allah’a çok şükür başladı, yani dört beş tane kurdular, ama çok az, belli ki olmaz beş tane. 500 de az 5000 de az, her yerde bunun kurulması lazım. Bütün milletimiz bunu destekler, yani kursunlar mahallelere, mesela halkın fazla bir elbisesi vardır götürür verir, fazla yiyeceği vardır, götürür verir. Oradan da ihtiyacı olan fakirlere dağıtılır. Bu çok güçlü bir sosyal tedbir olur, bütün millete huzur verir bu. Yani vicdanen de rahat ederiz, sosyal yönden de çok güzel bir denge sağlar, kargaşayı da önleyecek bir sistemdir bu. Bereket de getirir bu, her şeyin üstünde çok sevap olan bir çalışma olur.

Ekoparantez, 2 Eylül 2009



İstanbul Esenler'de açılan hayır marketinde ihtiyaç sahibi aileler, kendilerine verilen özel kart ile istedikleri zamanda istedikleri ürünleri ücretsiz alabiliyorlar...

Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu "... Bugün EDİM Market’in 600 metrekare olan marketini açıyoruz. 2000 metrekare de depomuz var. Hayırsever iş adamlarımızın desteği ile hem marketimiz, hem de depomuz doldu. Her ürünümüzü bir firma yüklendi. Esenler halkı adına bu firmalarımıza teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

Kurdelanın kesilmesinden sonra açılışa katılanlar reyonları gezdiler. Kendilerine EDİM Kartı verilenler de, o anda marketten alış-verişlerini yaptılar. Kendisine EDİM kart verilenlerden birisi olan Neriman Yurt adıl vatandaş, zaman zaman markete gittiğini ancak, sadece ekmek, makarna, tuz gibi çok sınırlı alış-veriş yapabildiğini belirterek, “Hayatımda ilk defa bir marketten bu kadar çok ürün alarak çıkıyorum. Bu mübarek ayda bizlere bu imkanları sunanlardan Allah razı olsun” diyerek memnuniyetini dile getirdi.

Cafesiyaset, 3 Eylül 2009



 
   
 

714. Mağdur kadınlar karakoldan çevrilmeyecek

Ne Demişti Ne Oldu


Destan TV, 8 Mart 2009

Adnan Oktar: … Mesela aile için ensest ilişki de çok yaygın. Mesela genç kızlar bunu söylüyor, "vay ahlaksız, diyor, babana sen bunu nasıl söylersin?" Ağzını burnunu kırıyorlar çocuğun, peki kardeşim kime şikayet etsin? Yani nasıl ispat etsin? O anne babadır, sakın babasına böyle birşey söylemesin. Adam tecavüz etmeye kalkıyor veya direkt tecavüz ediyor. Mesela vakalar var, beş yıl tecavüz etmiş. Çocuk korkudan kimseye söyleyememiş. Niye, çünkü annedir, babadır kutsal sakın ağzını açma, ses çıkartma. Bu çok büyük bir ahlaksızlıktır. Ne demek anne baba demek? Anne baba, Allah’tan korkar, Allah’ı sever, saygılıdır, namusuna, onuruna dikkat eder, fikirlerine onun düşüncelerine… Tabi anne baba gibi davranır, ben ona anne baba derim, böyle ahlaksızlara anne baba denmez. Mesela gidiyor adam iddia edilen Ergenekon örgütüne mensup oluyor, onların talimatı ile hareket ediyor yahut PKK’lı oluyor veyahut dediğim gibi kızına tecavüz etmeye kalkıyor. Kızcağız gidip şikayet ediyor, savcıya şikayet ediyor. "Sen beni nasıl şikayet edersin" diye çocuğun alnından çekip vuruyor. Bu çocuk ne yapsın peki o zaman? Yahut mesela savcıya gidip şikayet ediyor. Şahidin var mı diyorlar, yok. Bu durumda bu çocuğun yapacağı güvenilir bir ailenin yanına sığınmaktır. Yani dindar, mukaddesatçı ailenin yanına. Direk resmi müracaatlarını yapıp, "ben böyle rahatsız ediliyorum, can güvenliğim yoktur, dövülüyorum, sövülüyorum, işkence görüyorum", görüyorsa ne yapılıyorsa veyahut tecavüz edildiğini varsa öyle bir şey onu belirtir, yahut edilmeye çalışılıyorsa onu belirtir, savcılığa bir dilekçe verir ve güvenilir bir ailenin yanında, güçlü bir ailenin yanında kendini muhafaza altına alır ve bu yapının, bu aile yapısının gelenek haline gelmesi gerekir, genç kızları genç insanları koruyan bir sisteme dönüşmesi lazım. Mesela hırsız ailenin çocuğu hırsız oluyor, çocuğu da hırsız yapıyor, yani çocuk kopabilsin buradan, bu meşhur bilinir. Mesela gayrimeşru alemde mesela kadın fahişelik yapıyor, ahlaksızlık yapıyor, çocuğu da fahişe yetiştiriyor, bu çok meşhur bilinen bir şey, Bu işte, bu tabudan kaynaklanıyor. Yani aileden hiçbir şekilde ayrılanamaz, babaya ve anaya itaat edeceksin. Çocuğu fahişe yapacak itaat olur mu böyle bir şeyde? Yapmak istiyor ve yapıyor da sonunda. Bunda itaat olmaz. Kuran’ın açık ayeti vardır. Allah’a isyan konusunda itaat yok. Bakın diyor ki 2006 yılında 17 bin 64 kişi aile içi şiddete maruz kaldı. Kardeşim ne mecburiyeti var? Niye her gün ağzını, burnunu kırdırsın? Niye kendini dövdürsün? Yani babandır döver, annendir döver. Hayvan mı bu? Bu insan, öyle bir şey olmaz. Öyleyse gider resmi müracaatta bulunur, devlete sığınır. Gider bir dostu, sevdiği, güvendiği kişi varsa onun yanında can güvenliğini korumak şartıyla kalır. Aile içi şiddete maruz kalanların %18 kadarı, aile içi taciz vakasına - bakın ensest vaka - %18 ensest ilişki var. Mesela babası sarkıntılık yapıyor, yahut abisi, amcası sarkıntılık yapıyor. Diyorlar, aman o senin amcandır, sakın ha, nasıl konuşursun? Mesela babası sarkıntılık yapıyor, aman nasıl konuşursun? Çocuk mustar kalıyor ve bu çok büyük bir beladır Türkiye’de. Böyle bir şey olduğunda derhal dilekçe verip ispat etmesi de şart değil. Edemez tabi ki, zaten şahit falan da bulamaz. Biz onun sözüne güveniriz yani o kişinin sözüne güveniriz. Öyleyse savcılığa dilekçe verir ve ayrılır.

Bunun değişmesi gerekiyor. Tam tersine değişmesi gerekiyor. Böyle durumda olan bir çocuk bu ferttir yani özellikle 18 yaşını geçmiş insanlar, koskoca aklı başında değil mi, artık bu devlet açısından kanunen kendi sorumluluğunu almış kişidir. Ama kendi sorumluluğunu alamayan 18 yaşın altında olanların da devletin direk kurumlarına sığınması lazım, devletin bu konuda özel yerleri olması lazım. Ve çocuğun ifadesine itibar edilmesi lazım, yani ispat mecburiyetinin olmaması lazım. Çocuk evin içinde nasıl ispat etsin? Yani babası mesela odasına giriyor, tecavüz etmeye kalkıyor. Nasıl ispat etsin çocuk bunu? Kamera mı getirsin yani nedir, fotoğrafını mı çeksin?
Mesela 2006 yılında yapılan araştırmaya göre Türkiye’de her 26 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşandı diyor. Rezalet. Çocuk istismarı, kadın istismarı, taciz ve aile içi tecavüz ve şiddet, ensest gibi olaylar yasal mercilere en az taşınanlar arasında. Bakın rezalete bakın. Çocuk istismarı, kadın istismarı, taciz, aile içi tecavüz, şiddet, ensest gibi olaylar yani babasının veya kardeşinin cinsel yönden kardeşine ahlaksızca yaklaşması, belki bilmeyenler olur onun için diyorum. Yasal mercilere en az taşınanlar arasında, çünkü ispat edemiyor çocuk. 2006 yılının Ocak-Eylül döneminde 12 bin 784 ayrı adli olay aile faktörüne kötü muamele olarak kayıtlara işlendi. Türkiye’de yapılan bir araştırmaya göre, aile içinde fiziksel şiddetin boyutları oldukça büyük. Araştırmalara göre Türkiye’de kadınların %57’si fiziksel, %47’si cinsel şiddete maruz kalıyor. %8’i ise tecavüze uğruyor. Aile içinde. Bu tam bir rezalet. Tam bir kepazelik, buna karşı aklı başında, makul bir örf geliştirilmesi gerekiyor. Makul bir gelenek geliştirilmesi gerekiyor. Mesela pamuk gibi anneler vardır. Çok efendi babalar vardır. İnsan dizinin dibinden ayrılmak istemez, canı ciğeridir. Nezihtir, onun fikirlerine, onun inançlarına saygı, hürmet gösterir. Değil mi? Yani haysiyetine, namusuna düşkündür. Ahlaksız olan, psikopat olan mesela iddia edilen Ergenekon mensubu olan bir ailenin çocuğu ne yapsın? PKK mensubu bir ailenin çocuğu ne yapsın? Mecbur mu PKK’lı olmaya? Yahut müptezel bir ailenin çocuğu onlarla müptezel olmaya mecbur mu? Tabii ki inancına göre hareket edecektir.
Buna biz eğer millet olarak bir karar alırsak, çok güzel çözüm alırız. Yaşı küçük olan çocukların devlete sığınmasının kolaylaştırılması lazım. Ve çok iyi bakılmaları gerekiyor. Yaşı büyük olanların da bir dilekçe vererek savcılığa, güvenilir, temiz ailelerin yayına yerleşmeleri, onların korunup kollanmaları açısından son derece güzel olur. Bunun dışında bu vahşi olay, bu zülüm bizim milletimizin yüreğini kanatmaya devam edecek gibi görünüyor. Bunun çözümü çok kolay. Bizim bunun için milletçe bir karar almamız gerekiyor. Yani anneye babaya her halükarda saygı diye bir şey yoktur. Taciz yapan, ahlaksızlık yapan babaya saygı olmaz. Hırsızlık yapan, ahlaksızlık yapan babaya saygı olmaz. İddia edilen Ergenekoncu olan babaya saygı olmaz. PKK’lı olan babaya saygı olmaz, anneye saygı olmaz. Müptezel olan anneye-babaya saygı olmaz. Saygı normal, aklı başında makul insana, Müslüman evladıdır, gerçek bir Türk-İslam ahlakını savunan bir insandır, buna saygı olur. Yani çocuk bunların fikrini ahlaksızlığını kabul edecek diye bir şey yok. Özellikle genç kızlar böyle bir risk gördüklerinde, böyle bir korku gördüklerinde kanuni muamelelerin uzatılmaması lazım. Yani ifadesine güvenilmesi lazım. Ben tehlike altındayım, tehdit altındayım bitti.

Destan TV:
Ve derhal tedbirinin de alınması lazım değil mi hocam?

Adnan Oktar: Derhal. Yani bunun iki saat yok sana öyle geliyordur. Hadi bakalım amcanla seni gönderelim. Şimdi çocuk karakola sığınıyor, şikayet ediyor. Babası geliyor karakola, tatlı yaptırmış falan, efendim diyor ben çocuğu çok seviyorum diyor, haşarı kerata diyor, olur mu yavrum diyor ben seni zaten. Çocuk diyor ki tecavüz etmeye kalktığını söylüyor, ahlaksız diyor. Ne biçim konuşuyorsun diyor.

Destan TV: Eline teslim ediyorsun, bir de gidiyor geriye.

Adnan Oktar: Ne biçim konuşuyorsun diyor, olur mu yavrum diyor, bak amcan da gelmiş hadi bakalım amcası sana emanet, götürüyorlar. Adam yine tecavüz ediyor, gidip alnına da kurşunu sıkıyor, bana diyor iftira attı diyor. Bu rezilliklerin durması gerekiyor. Veyahut adam PKK’lı, çocuk ne mecburiyeti var PKK’lı olmaya? Yahut iddia edilen Ergenekon mensubuysa ne mecburiyeti var? Yahut komünistse ne mecburiyeti var? Yani bu anne baba dokunulmazlığının kalkması gerekiyor. Cezaevleri müptezellikten, kan dökmekten, hırsızlıktan, ahlaksızlıktan dolayı, bu suçlardan dolayı hüküm almış anne babalarla doludur. Anne baba Türk-İslam ahlakını savunan bizim bildiğimiz anne babalardır değil mi? Öyledir, dedeler vardır mesela, tonton dedeler, gidip sakalları sevilir. Anneanneler vardır, babaanneler vardır, bunlar bir güzelliktir, süstür. Çocukları böyle ailelerin içinde yaşatmamız lazım. Böyle ailelere karşı bizim muhabbetimiz derin, çok çok şiddetli.

Destan TV: Evet, evet. Yani toplumsal bir çözüm gerekiyor bu iş için diyorsunuz, bu töre cinayetleri için de.

Adnan Oktar: Tabii ki. Tabii.

Destan TV: Hem devlet görevini yapmak durumunda, hem de toplumun bu konuda duyarsız kalmaması. Yani o anneyi babayı istediğini yapmakta muhtar bırakmaması lazım.

Adnan Oktar: Evet. Bakın çocuğun ifadesine itibar edilmiyor, annenin babanın ifadesine itibar ediliyor. Yani bu çok büyük anormalliktir bu. Yani bir kız çocuk bunu söyler mi durduk yere? Yani mesela diyor ki bunlar PKK propagandası yapıyor. Adam gidip de emniyetin gözü önünde, karakolda ben PKK’lıyım der mi? Dese zaten tutuklarlar. Çocuk yalan söylüyor diyor, alıp götürüyor. Öyle şey olmaz. Yani çocuğun ifadesine itibar edip saygı duymak lazım ve daima onun haklılığını esas almak lazım.

CNNTÜRK, 2 Eylül 2009



Kadına yönelik şiddette karakollarda yeni dönem başlıyor. Şiddete uğrayan kadının ifadesini alan emniyet görevlisi artık forma kendi adını da yazacak. Yani şiddet şikayeti sözde kalmayacak, görevli, şiddet mağdurunu evine gönderme kararı alırken sorumluluğunu da üstlenmiş olacak. İçişleri Bakanlığı ile kısa zamanda imzalanacak protokolü CNN Türk canlı yayınında Devlet Bakanı Selma Kavaf anlattı.

Kavaf, “Kadın şiddete uğradığı için karalola geliyor, yardım istiyor. SHÇEk veya belediyelerin konuk evlerinde misafir ediliyor veya uzlaştırılarak eve dönüyor. Daha sonrasında daha büyük şiddete uğrayarak geri döndüğü durumlar da oluyor. Bu kararın bir sorumlusunun olması gerekir.” şeklinde konuştu. Zaman, 3 Eylül 2009



 
   
 

715. Yakında Türkiye bölgenin her şeyi olacak...

Ne Demişti Ne Oldu


Patronlar Dünyası, 13 Ekim 2008
Adnan Oktar: TÜRKİYE, TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ’NE DOĞRU GİDİYOR. MANEVİ DEĞERLERİMİZ GÜÇLENECEK, MADDİ YÖNDEN DE GÜÇLENECEĞİZ BÖLGENİN SÜPER DEVLETİ OLACAĞIZ. O zaman ne Kürt sorunu kalacak, ne Ermeni sorunu kalacak, ne İsrail sorunu kalacak, hepsini kökünden halledecek inşaAllah. Irak Türkiye’nin kontrolünde olacak inşaAllah, Suriye de Türkiye’nin kontrolünde olacak inşaAllah, Azerbaycan Türkiye’nin kontrolünde olacak, yani manevi ağabeyi olacak Türkiye inşaAllah. Manevi ağabeyleri olacak ve manevi sorumluluk alacak, Türkiye bölgenin istikrarını, huzurunu, güvenliğini tam anlamıyla sağlayacak. Ağabeylik Türkiye’nin vasfıdır, eskiden beri Osmanlı döneminden beri ağabeylik yapmıştır bölgeye, huzur vermiştir, güven vermiştir. Ama bu sefer çok mükemmel olacak, çok çok güzel olacak, çok hayırlı ve çok iyi olacak inşaAllah.


Bugün, 8 Şubat 2009



Sayın Nuh Gönültaş'ın 8 Şubat 2009 tarihli yazısından:
"Bu saatten sonra artık Türkiye’nin önünde kimse duramaz!

Türkiye demokratikleştikçe güçlenecek, güçlendikçe bölge ülkeleri üzerinde son derece etkili bir konuma gelecek.

Bölgede İran ve İsrail'i hem radikalliklerinden uzaklaştıracak, hem de dizginleyebilecek tek ülke Türkiye'dir.

Yakında göreceksiniz, Türkiye bölgenin her şeyi olacak!"
 
   
 

716. İslam dünyasında Türk olmanın keyfi

Ne Demişti Ne Oldu


Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009

Adnan Oktar: Evet. Ama yine bakın laf, söz eninde sonunda benim dediğime geldi. Türk-İslam birliğinin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye’nin öncü olmasının gerekliliğinin ne kadar açık olduğunu, Türkiye’nin liderliğinin aleni olduğunu, yani buna hiç kimsenin karşı çıkacak gibi olmadığını, fiili durum yarattığı Allah’ın açıkça ortada. TÜRKİYE LİDERDİR VE TÜRK-İSLAM ALEMİ’NİN FİİLEN ŞU AN LİDERLİĞİNİ BU OLAYLA ALMIŞTIR ve bunun arkası gelecektir ve devam edecektir. Ta ki, bütün Türk devletlerini birleştirinceye kadar, bütün İslam devletlerini birleştirinceye kadar, hepsinin sınırları açılıncaya kadar bu devam edecektir.


Kral Karadeniz TV, 23 Mart 2009

Adnan Oktar: Ben mübarek milletimi çok çok seviyorum. Çok neşeli olsunlar, dışa dönük olsunlar. Sevinsinler, çok güzel günler var önümüzde. Ben emin olmadığım bir şeyi söylemem. Bakın, Türk islam Birliği ile ilgili söyledim; 6 ay, 5 ay önce söyledim. Bütün dediklerim teker teker çıkıyor. Darwinizm çökecek, materyalizm çökecek, iddia edilen Ergenekon örgütü diye bir şey olmayacak. Türk İslam Birliği’nin lideri oluyoruz. Samimiyetle, aşkla Allah’ı çok sevelim. Çok güzel yoldayız. Çok güzel neticeler alacağız inşaAllah.


Bugün, 6 Şubat 2009




Sayın Ahmet Taşgetiren'in 6 Şubat 2009 tarihli yazısından:
"Binlerce Türk ve Suudi bayraklarıyla donatılmış caddelerden geçmek güzel bir duygu. Riyad caddeleri bayram havasını yansıtıyor. Şu sıralar İslam dünyasında bir Türk olarak dolaşacaksın arkadaş...

Türk Büyükelçiliği’nin verdiği resepsiyonda bir işadamımız, “Bugünlerde her şey değişti, Türk olarak hiç olmadığı kadar itibar görüyoruz.” diyor.

İşin şakası bir yana, İslam coğrafyasında Türkiye’nin önünde bir alan açıldı, ama bunu yönetmek için akıl her şeyden öne geçti.

Türkiye İran’la, Suriye ile de iyi ilişkiler götürüyor, Hamas gerçeğini gözardı etmiyor, Suudilerle yan yana duruyor, ama Batı ile de sağlıklı sağlam ilişkiler kuruyor.

İslam dünyası, Türkiye için çok engin bir kulaç atma alanı. Yeter ki akıl gücümüz bunu sağlayabilsin. Türkiye ahenk içinde dünyaya seslenebilsin."
 
   
 

717. Ortadoğu'nun kilit ülkesi: Türkiye

Ne Demişti Ne Oldu

Başkent TV, 13 Ocak 2009
Adnan Oktar: Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor.


Taraf, 3 Şubat 2009




 
   
 

718. Aras'ın öte yanı, Türk kahvesi içip TRT izliyor

Ne Demişti Ne Oldu


Azerbaycan Apa Haber Ajansı, 16 Ağustos 2008

Adnan Oktar: Tabii, fabrikalar kuralım. Onlar buraya gelsinler, kardeşiz. Yani, yazık günah, bakıyorum, yani acayip fakirler. Bunları hak etmiyor bu insanlar, böyle bir ortam hak edilmiyor. Bu, masonların ve şeytanın bir oyunudur. Gereksiz bir fakirlik, gereksiz bir düşmanlık var... Niye Ermenistan’a düşman olalım, niye aleyhine olalım? Niye Ermeni devleti zayıf ve güçsüz olsun, bu bizim niye lehimize olsun? Eğlendirici ne yönü var bunun? Bütün bölgedeki devletler güçlü ve sağlıklı olsun. Milletler zengin olsun, kardeş olalım, yiyelim, içelim, ibadet edelim, Allah’a şükredelim, zaten iki günlük dünya. Allah’ın rızasını tam kazanıp, ahrete gidelim inşaAllah.


Azerbaycan Novaye Vremya, 6 Ekim 2008

Adnan Oktar: Bizi Ermenilerden kasten ayırdılar ve kasten bizden koparttılar. Onlar bizim zaten Osmanlı döneminde öz be öz kardeşimiz. Biz onlarla iç içe, muhabbetle, dostlukla yaşıyorduk. Sanatçı millettir Ermeniler, güzel huyludur, edebi adabı bilirler, güzel ahlaklıdırlar, saygılı insanlardır, misafirperverdir Ermeniler. Çok zengin kültürleri vardır, fakat Osmanlı’nın gücüne, Müslümanlığın gücüne haset edenler bizi Darwinizm’le, materyalizmle, komünist düşünceyle, egoistlikle, bencillikle kopartmaya çalıştılar... Bunu Ermeni milleti istemiyor, bunu Ermenistan’ın masonları istiyor ve Türkiye’de ki masonlar istiyor. Ermeni halkı böyle şeylerden hoşlanmaz. Onlar Türkiye’yle birleşmeyi istiyorlar, kardeş olmayı istiyorlar. Zaten fakir millet. Onları işgalle, anarşiyle, terörle işi olacak adamlar değil, onları zorluyorlar bunun içine. Bu oyuna bir son vereceğiz. Darwinizm’i de yıkacağız, materyalizmi de yıkacağız, komünizmi de yıkacağız, İslam ahlakını yayacağız ve biz onlarla kardeş olacağız. Ermeniler ehli kitaptır. Hz. İsa’yı da sever, Hz. İbrahim, İshak, Yakup bütün peygamberleri sever. Allah’a muhabbetle sevgi ve saygı duyarlar. Ahirete inanırlar, biz bu insanlardan niye ayrı kaldık. Oranın sınırlarını da açacağız İnşaAllah. Türkiye’yle onlar da istedikleri gibi bağlantı kurabilecekler. Ermenistan’da okullar açacağız, tesisler açacağız İnşaAllah, onlar gelip burada çalışacaklar. Azerbaycan’ın yolunu tamamen açacağız. Ermenilerde, Azerilerde, Türklerde iç içe, kardeşçe, rahat rahat yaşayacaklar. Alınan torakları zaten geri verecekler inşaAllah, göreceksiniz, Azerbaycan’a geri verilecek o topraklar, alınan topraklar. Ve bu fitneyi de yatıştıracağız inşaAllah.

Star, 19 Nisan 2009




Aras’ın öte yanındaki Ermeni köylüyer Türk kahvesi içip TRT izliyor. Ermeniler, “Türkiye zengin ülke, sınırın açıldığını dünya gözüyle görebilsek.” diyor.

Türkiye-Ermenistan sınırının açılıp açılmayacağı konusu iki ülkede kamuoyunda tartışılırken, sınırın Ermenistan tarafındaki Margara köyünün sakinleri gelişmeleri heyecanla takip ediyor. Alican sınır kapısının hemen bitişiğindeki Margara köylülerinin genç olanları sınırın açmasıyla iş hayali kurarken büyüklerse sınırın açık olduğu günlerin özlemiyle yaşıyor.
 
   
 

719. Türkiye bütün İslam alemi için örnek

Ne Demişti Ne Oldu

Uşak ART TV, 19 Ağustos 2008

Adnan Oktar: İmanlıdır, Allah’tan korkar, akılcı hareket eder, makuldür, işte böyle bir millete Allah İslam’ın bayraktarlığını nasip ediyor. İslam ahlakını yayma görevini, böyle bir millete vermiş oluyor Allah inşaAllah… Örnek İslam’ı yaşayan bir millet, mesela şu an sorun İslam aleminde herkese sorun. En güzel İslam’ı kim yaşıyor deyin. Türkiye diyeceklerdir. En makul en tutarlı, en adil, aklıbaşında yaşayan Türklerdir. En temiz, tertemizlerdir. ONUN İÇİN İTTİFAK VAR YANİ TÜRKİYE ÖNDER OLSUN DİYORLAR BÜTÜN, TÜRK ALEMİDE İSLAM ALEMİ DE BUNU SÖYLÜYOR.


Hilal TV, 27 Aralık 2008

Adnan Oktar: TÜRKİYE’NİN ÖDERLİĞİNİ KABUL ETMEYEN HİÇBİR İSLAM ÜLKESİ BEN ŞU ANA KADAR GÖRMEDİM. Türkiye’nin liderliğini kabul etmeyen hiçbir Türk devleti de görmedim şu ana kadar. Daha yeni, Kazakistan yeniden söylediler, Türkiye lider olsun diye. Bütün Türk devletleri Türkiye’nin lider olmasını istiyor. Azerbaycan can atıyor, hatta Ermenistan bile Türkiye ile birleşmek istiyor. Kapılarımızı açalım birlik olalım diyorlar. Bizim tabi bu yazılarımızdan sonra bu izahlarımızdan sonra bu cesareti buldular ve bu düşünce içersine girdiler. Ermenistan, Gürcistan hatta Litvanya hatta Rusya’da bile Türk birliğinin içinde yer alacaktır. Türk İslam Birliğinin içinde yer alacaktır, inşaAllah.

Zaman, 11 Temmuz 2009


Ûdeh, Türkiye'nin son yıllardaki başarısı ve ilerleyişini sadece "siyasî" alana bağlamanın doğru olmayacağı, aynı zamanda bütün bir İslam âlemi için örnek teşkil edecek "sivil inisiyatif"in mevcudiyetini dile getirerek şöyle dedi: "İşin doğrusu hal-i hazırdaki durum, Arap ülkeleri ile Türkiye arasında her zamankinden daha büyük bir iletişimin sergilenmesini gerekli kılmaktadır. Türkiye'de istikrarın gelişmesinde Adalet ve Kalkınma Partisinin payı şüphesiz büyüktür. Ancak Türkiye'den istifade edilecek tek yön siyaset olmadığını belirtmek isterim. Türkiye'de bir de siyasî olmayan sivil faaliyetlerin mevcudiyetini de görmek gerekir."

 
   
 

720. Türkiye Filistinli tutuklular için umut oldu

Ne Demişti Ne Oldu


Arabnews, 9 Kasım 2008

Adnan Oktar: Türkiye’de derinden derine bir Filistin sevgisi vardır. Filistinliler çünkü bizim kardeşlerimiz, mümin, muttaki insanlar ve çile çektiler. Çok acılar çektiler. Türkiye’de herkes tabii ki Filistin’i destekliyor. Sağcısı da solcusu da herkes Filistin taraftarı... Kendi hallerine bırakılsa Osmanlı döneminde de Peygamber Efendimiz (S.A.V.) zamanında da barış içinde, kardeşlik içinde yaşamışlardır. Fakat ateist Siyonist olan İsrail derin devletine karşı bir tavır konması gerekiyor. Türk hükümeti de bunun farkında. Türk ordusu da bunun farkında. Ama tabii İsrail halkını karşımıza almak gibi bir düşüncemiz olamaz. Ancak bunun çözümü Türk-İslam Birliğinin oluşması ile olur. O zaman zaten kökten sorun hallolmuş olacaktır… Masonik olan, Mason yönetiminde olan İsrail derin devleti, ancak Türk-İslam Birliğinin gücü ile etkisini kaybedebilir.


Ekin TV, 12 Şubat 2009

Adnan Oktar: Her şeyin bir ustası vardır değil mi, mesela fırında, hamurkar vardır. Demirci ustası vardır. Liderliğin de bir ustası vardır. Bu Türk milletidir. Türk-İslam âleminde Türkiye lider ülkedir. Lider her zaman tavrını açıkça göstermek durumundadır.Yani lider arandı mı bu bir fitnedir, karmaşa olur. Halbuki lider besbelli ve ortadadır ve bu Türkiye’nin hakkıdır. Kutsal emanetler de bizdedir. Tecrübe de bizdedir. Allah’a çok şükür, çok takva, eğitimli, büyük bir aydın kadromuz var. Çok aklı başında bir milletiz. Mutedil, merhametli, şefkatli, acıya tahammüllü bir milletiz ve hizmetten çok zevk alan, insanların mutluluğundan zevk alan bir milletiz. Halen her yerde nereye gitsek barış ve uzlaşma çabaları içerisindeyiz dikkat ederseniz. Nereye gitsek bizi çağırıyorlar. Gelin aramızı bulun. Mesela, İsrail bizi çağırıyor, Suriye geliyor, bizi çağırıyor, Cezayir geliyor, bizi çağırıyor. Niye çağırıyorlar? Doğal lider olduğumuzu bildikleri için. Tabii diyeceğiz ki o zaman, Türkiye başa geçsin. Türkiye lider olsun diyeceğiz. Türk devletleri de suni olarak ayrılmış bir millettir. Biz bir aileyiz, bu bir aile işidir.  Ailece bu işe sahip çıktık, Türk-İslam Birliğine. Tabii ki, Türk âlemi ile birleşip, kendi kardeşlerimizle birleşip ailemizle birleşip koskoca İslam âlemine kendi ailemizi kucaklayacağız ve onları koruyacağız.


Dünyabülteni, 8 Nisan 2009




Erdoğan'ın çıkışları ve Obama'nın ziyareti, Filistinli tutukluların yakınlarının umudunu Türkiye'ye bağlamasına yol açtı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile ortak bir basın konferansı düzenleyen Obama, Türkiye'nin sadece ABD için değil, bütün dünya için çok önemli bir ülke olduğunun altını çizerek özellikle bunu vurgulamak için Türkiye'ye geldiğini söyledi.

 
   
   
   1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 
61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 
91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 
121    
   

Yazar Hakkında - Diğer Siteler - Email - Üye Ol -

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - KİTAPLAR - FİLMLER
MAKALELER
- HADİS KÖŞESİ
- DÜNYADAN YANKILAR

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.
www.harunyahya.org