| |
821. Krizi yenen ilk ülke Türkiye olur |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Azerbaycan Novoye Vremya, 6 Ekim 2008
Muhabir: Dünyada yaşanan global kriz hakkında ne söylersiniz?
Adnan Oktar: TÜRKİYE’YE HİÇBİR ŞEY OLMAZ. Türk İslam ülkelerine hiçbir şey olmaz. Orada bir bereket ve bolluk olacaktır. Bundan sonra bereket bolluk çağı olacak İnşaAllah. Biz altın çağa giriyoruz Allah’ın izniyle. Türk ülkeleri bundan sonra mutlu olacak, sevinçli olacak, ferahlık içinde olacaklardır. Bu krizlerde geçici olan şeyler, bunlar bizi etkilemez, ama biz tabi Amerika'nın da krize girmesini istemeyiz, Hıristiyanların zor durumda kalmasını istemeyiz. O konuda da elimizden gelen çabayı gösteririz İnşaAllah.
Başkent TV, 13 Şubat 2009
Adnan Oktar: Kriz Türkiye’yi tabi gecikmeli olarak vurdu. Bu doğru ve vurmaya da devam eder. Fakat bizim milletimizin güzel bir yönü vardır. İslam ahlakı ve yardımlaşma ruhu çok güzeldir. O mecburi bir mal hareketliliği, para hareketliliği meydana getiriyor, getirir. O YÜZDEN BİZE YANSIMASI AVRUPA'DAKİ ŞİDETTE OLMAZ VE OLMAYACAK. Ama bizim asıl kurtuluşumuz Türk İslam Birliği ile olacaktır. O zaman değil kriz, zenginlikten insanlar rahatsız olacak.
|
Türkiye, 19 Haziran 2009


İngiliz The Guardian gazetesi, ekonomideki gelişmeleri ekonomi uzmanlarıyla birlikte değerlendirdiği haberinde, 2010 yılında Avrupa’da ekonomisi normale dönen ve kalkınmaya başlayacak olan ilk ülkenin Türkiye olabileceğini yazdı. Türkiye’nin bu durumunu bankacılık sistemindeki sağlam yapıya ve ülkenin genç nüfusuna borçlu olduğunun altını çizen gazete, birçok uluslararası analistin Türkiye’yi “Boğaz üzerine kurulu Çin” olarak adlandırdığını ve 2010’da Türkiye için en az yüzde 3 büyüme beklendiğini yazdı.
|
|
| |
| |
|
| |
822. Devlet yoksula bedava süt dağıtacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
El Cezire, 13 Aralık 2008
Adnan Oktar: ...Ama fakir halka maaşlarına zam yaparak alışverişi arttırmak mümkün olabilir, yani piyasa hareketlendirebilinir... özellikle lüks üretim yapan yerlere para aktarımı değil de, halka para aktarımı daha doğru olur, yani fakir halka para aktarımı daha doğru olur. Tabi Müslümanların görevi de zekat, sadakada daha titiz olmaları, bol bol kardeşlerine kendi imkanlarını dağıtmaları, onlara malla, parayla, yiyecekle bol bol yardım etmeleri, borçlu olanların borçlarını affetmeleri, çünkü Kuran’da borcun affedilmesi bir ibadet olarak belirtiliyor, yani illa borcu öde diye fakir insanların yakasına yapışılması doğru değil, bundan vazgeçilmesi lazım.
Çay TV, 18 Şubat 2009
Adnan Oktar: Ekonomik krizin nedeni de yine budur. Kendilerince çok akılcı olduklarını, çok iyi teknik detaylara sahip olduklarını iddia ediyorlardı. Bakın tam anlamıyla bir tufan başladı, ekonomik tufan başladı ve hiçbir şekilde de durduramıyorlar. Nerede bunların ekonomistleri, profesörleri, bankaları, para basma makineleri, altın depoları nerede bunların? Niye durduramıyorlar? Durduramazlar. Çünkü asıl insana yatırım yapmadılar. Altına, paraya yatırım yapmayla bu işler olmaz. Binaya yatırım yapmakla olmaz... Bunun çözümü insana yatırım yapmaktır. Egoistlikten, bencillikten insanların uzak durması, son derece samimi olması, Allah korkusu, Allah sevgisi, coşkun bir muhabbet, kardeşlik bağı, fakirlere karşı sevgi, acıma ve merhamet duygusunun gelişmesi, bunlarla çözüm olur. Yoksa egoistliğin, bencilliğin hakim olduğu bir dünyada gece gündüz darphaneler para bassa, gece gündüz ekonomistler sabaha kadar çalışsalar hiçbir netice alamazlar. Bu tufanını durduramazlar ve durduramıyorlar. Durduramadıklarını da görecekler... Ekonomik krizin ana nedeni ahlaki krizdir. Ahlaki krizden ekonomik kriz oluştu. Ahlaki kriz kalkmadan ekonomik kriz kalkmaz. Bu da bencilliğin ortadan kalkmasıdır. Yani hırs, para tutma hırsı, fakirlere acımamak, kendi merkezli yaşamak, ben merkezli yaşamak. Böyle olmaz. Müslümanlıkta cömertlik vardır, fakirleri koruyup kollamak vardır, şefkat, merhamet vardır. Allah’a tevekkül vardır, haline şükretmek vardır. İsrafta akıl almaz bir savurganlığa gidiyorlar ve müthiş bir bencillik var yani parayı tutma hırsı var. Bu durumda para kasıldı mı çalışma hayatı da kasılıyor. Fabrikaların üretimi de duruyor. Mal almaktan vazgeçiyorlar, mal üretmekten vazgeçiyorlar. Fakirlere para vermeyi, onlara, işçilere zam yapmayı büyük bir felaket gibi görüyorlar. Bunu böyle yaptıkları müddetçe bu acılar dinmez. Allah bilir tabi ki.
Vatan TV, 15 Mart 2009
Adnan Oktar: Bir de fakir halkın alışveriş yapabileceği, ama bedava alışveriş yapabileceği marketler kurulması gerekiyor... Evet, sosyal marketler. Bunlardan Allah’a çok şükür başladı, yani dört beş tane kurdular, ama çok az, belli ki olmaz beş tane. 500 de az 5000 de az, her yerde bunun kurulması lazım. Bütün milletimiz bunu destekler, yani kursunlar mahallelere, mesela halkın fazla bir elbisesi vardır götürür verir, fazla yiyeceği vardır, götürür verir. Oradan da ihtiyacı olan fakirlere dağıtılır. Bu çok güçlü bir sosyal tedbir olur, bütün millete huzur verir bu. Yani vicdanen de rahat ederiz, sosyal yönden de çok güzel bir denge sağlar, kargaşayı da önleyecek bir sistemdir bu. Bereket de getirir bu, her şeyin üstünde çok sevap olan bir çalışma olur. Bir de hastanelerin ücretsiz olması...
|
Hürriyet, 28 Mayıs 2009

İllerde SYDV (Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı)'nın düzenli bir şekilde Türkiye'de 100 binlerce vatandaşa gıda paketleri dağıttığını hatırlatan Bakan Eker, “Bu yardım paketlerine de süt konmak suretiyle hem yoksul vatandaşlarımızın süt tüketimini artırmak, hem daha sağlıklı beslenmelerine yardımcı olmak, hem de süt üretimini teşvik etmek ve hatta sütün işlenmesini teşvik etmeye yardımcı olacak bir mekanizma kurduk. Bu iki tedbir son haftalarda süt üreticileriyle ilgili hatta süt sanayicileriyle ilgili önemli iki tedbirdir. Bunları şu anda hayata geçirdik” diye konuştu.
|
|
| |
| |
|
| |
823. Azerbaycan-Türkiye arasındaki vize işlemlerinin kaldırılması görüşülüyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Azerbaycan Gazete 525, 27 Ağustos 2008
Muhabir 2: Son soru olarak onu diyeyim umumiyetle Türk- İslam Birliği ideasının gerçekleşmesi için siz kimi veya neyi en büyük engel gibi görürsünüz ?
Adnan Oktar: En büyük engel sevgisizliktir. Azeriler çok efendi çok şahane insanlar biz niye Hazar denizinin kenarına masa kurup yemek yemiyoruz ve niye pasaportla gidiyoruz? Bir kere ilk başta Azerbaycan’a koridor açılmasa dahi, uçakla Azerbaycan’a gidilse dahi pasaport ve vizenin kalkması lazım ilk planda. Bu tamamen gereksiz ve ilk planda süratle kaldırılması gereken bir şey. Böyle bir kanun teklifi verdirebiliriz. Azerbaycan parlamentosu toplanıp böyle bir karar verebilir. Türkiye’den gelenler geldiklerinde vizesiz pasaportsuz gelebilir. Türkiye de böyle bir karar alabilir. Azerbaycan’dan gelenler vizesiz, pasaportsuz girebilir. Kıbrıs’ta öyle oluyor. Ne oluyor? Gayet güzel oluyor. Burada da aynısı olsun. Yani Kıbrısta ne ise orada da böyle olsun, bunun hiçbir engeli yok. Mesela, bu bir adımdır adım bir, adım iki koridorun açılmasıdır. Adım üç karşılıklı dostane görüşler tevdi edilmesi, karşılıklı görüşmeler meydana getirilmesi, oradan heyetler gelmesi, buradan heyetler gitmesi karşılıklı u okullar, hastaneler, fabrikalar açılması, iç içe olmamız yani kardeş olmamız bu kadar.
Azerbaycan Novoye Vremya, 6 Ekim 2008
Muhabir: Ve bu çok iyi çok kahraman bir işti çok kahramanlıktı ve bizi çok mutlu ediyor. Sizin gibi bir Türk’ün, sizin gibi bir iyi insanla konuşmak, tanışmak çok şerefti. Çok mutluluk duydum.
Adnan Oktar: Allah razı olsun. Sizlerin buraya gelmesi bizim için şeref. Siz bizim canımız, ciğerimiz, kardeşlerimizsiniz. Azerbaycan bizim ruhumuz, kalbimiz. Allah İnşaAllah en kısa sürede birleştirecek EvvelAllah, İnşaAllah böyle pasaporta da gerek kalmayacak, vizeye de gerek kalmayacak. Hazar Denizi’nin kenarında güzel masaları kuracağız, hem müzik dinleyeceğiz, hem yemek yiyeceğiz, hem sohbet edeceğiz İnşaAllah.
|
İçtimai, 27 Mayıs 2009

Azerbaycan basınında yer alan bilgilere göre Dışişleri Bakanı Sayın Ahmet Davutoğlu'nun Azerbaycan ziyareti sırasında, Türkiye ve Azerbaycan arasında vize işlemlerinin kaldırılması ve Azerbaycan vatandaşlarının Türkiye'de mülk edinme hakkına sahip olması konuları görüşüldü.
|
|
| |
| |
|
| |
824. Tarımla uğraşanların sayısında artış var |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Hilal TV, 27 Aralık 2008
Muhabir: Birde şunu sormak istiyorum, bu krizden en az miktarda etkilenmek için hükümete bir tavsiyeniz var mı? Yetkililere, özellikle ekonomi kurmaylarına buradan tavsiyeleriniz muhakkak vardır. Bununla ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Adnan Oktar: Benim tavsiyem şunlar, bir kere ücretsiz hastaneler oluşturulması lazım. Kaliteli ve güzel hastaneler oluşması lazım. Halkın ücretsiz yiyecek alabileceği yerler oluşturulması lazım. Yani, açık marketler, yani halk ihtiyacı kadar alabileceği gibi yerler oluşturulması lazım. Önceden yiyecek stoku yapılması lazım ve tarıma çok önem verilmesi gerekiyor. Tarımla ilgili hem devletin müdahalesi olması lazım hem de tarımla ilgilenenlere yoğun olarak destek sağlanması gerekiyor....
Başkent TV, 6 Mart 2009
Adnan Oktar: ... Bunuhn bütün Türkiye’ye yayılması gerekiyor, bir kere fakirlerimizi bir garanti altına alalım bir, ikincisi tarıma çok önem vermemiz gerekiyor... Bu çok önemli, bütün imkânlarımızı tarıma yöneltelim, her yeri ekelim bu sene de çok şükür yağmur bol suyumuzda bol çok iyi ürün alabiliriz Allah’ın izniyle ağırlıklı olarak bunu yapalım ve hayvancılığı sonuna kadar destekleyelim. Hayvancılığı da iyice genişletelim çok önemli bu,
|
Akşam, 22 Mayıs 2009

Türkiye'deki işsizlik oranı geçen yılın şubat ayına göre tarihi rekora koşarak yüzde 16.1'e dayanırken, tarım sektöründeki istihdam ise işsizlikle ters oratnıtılı gelişme gösterdi ve 206 bin kişi arttı... Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
Akşam'a yaptığı açıklamada, tarımdaki istihdamın artışını küresel krize bağladı.
Tarım sektörünün işsizlikle mücadelede tampon bir işlev üstlendiğini, bunun güzel birşey olduğunu da vurgulayan Eker, 'Çünkü diğer sektörlerdeki işsizlik baskısı tarımla azalıyor' diye konuştu. Türkiye'de 2008 yılında geçen sert kuraklığa karşın tarım sektörünün yüzde 4.1 büyüdüğünü anımsatan Eker, 'Oysa 2008 yılındaTürkiye'nin büyümesi yüzde 1.2 idi. Tarım sektörü ise yüzde 4.1 büyümüştü. Tarım yüzde 4.1 büyümemiş olsaydı, genel büyümesi yüzde 0.6'lara falan denk gelecekti' dedi.
|
|
| |
| |
|
| |
825. Kuzey Irak Türkiye'ye petrolle bağlandı |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Al-Alam TV, 23 Eylül 2008
Adnan Oktar: Biz müjdeli bir zamandayız ve Mehdi’nin zuhuru kesin, ben açık söylüyorum ve Hz. Hızır görevde, Hz. İsa (as)’nın inmesi an meselesi ve Darwinizim yerle bir oldu ve Allah yerle bir etti Darwinizm’i. Darwinizm tepmez devrilmez bir yapıydı, komunizm dünyada asla yıkılmaz zannediliyordu, gümbür gümbür yıkıldı... İslam ahlakı dünyaya hakim olmak üzere, 10 yıla kadar Türkiye’nin liderliğinde bir Türk-İslam Birliği oluşacak, onu söyleyeyim. Ben buradayım, demiştiniz olmadı diye benim yanıma gelin siz eğer olmazsa, kesinlikle olacak. Fakat Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin öncülüğünde olacak, bunu da açık söylüyorum, detay veriyorum. Azerbaycanla Türkiye birleşecek, iki devlet bir millet olarak birleşecek, Suriye ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda, Irak ile Türkiye birleşecek yakın bir zamanda ve zincirleme gelişmeler olacak. Kafkas Birliği projesi, bu gerçekleşecek, bu da Türk-İslam Birliği’nin bir parçasıdır. Bu petrol boru hattı projeleri, demir yolu projeleri bunların hepsi bu birleşmelerin alt yapılarıdır. İslam Birliği toplantıları, Türk Birliği toplantıları ve bundaki başarılar ve başarılı adımlar bunların alametleridir. Zaten bunun dışında da bir yol yok şu an, yani Tük-İslam Birliği’nin dışında İslam ülkeleri açısından, Türkiye açısından başka bir yol görünmüyor. Bu Allah’ın bir mukadderatı, herşeyin bir mübarek vakti vardır, o mübarek vakit gelmiştir şu an ve olacak inşaAllah.
Başkent TV, 13 Ocak 2009
Adnan Oktar: Türk İslam Birliği barışı, sevgiyi, kardeşliği, muhabbeti, yardımseverliği, cesareti ve fedakarlığı savunuyor. Türk milleti çilekeş bir millettir ve hizmete taliptir. Üç kıtaya nizam vermiş ve bir tecrübesi var. Bir devlet tecrübesi var, imparatorluk tecrübesi var. Biz bu tecrübeyi yeniden ortaya çıkararak, Türk İslam Birliği’nin lideri olarak bütün bölgeyi yönetmeyi istiyoruz ve bunu herkes istiyor. Suriyeliler istiyor, Iraklılar istiyor, Mısır istiyor, İran istiyor, hatta Ermenistan istiyor, Azerbaycan istiyor, Türkistan istiyor, Doğu Türkistan istiyor, herkes istiyor. Yani Türk’ün adaletine, Türk’ün akılcılığına, fedakârlığına herkes güveniyor ve Türk askerleri bütün dünyada seviliyor. Dinsizi, imansızı, Müslümanı, kafiri hepsi seviyor.
|
Zaman, 2 Haziran 2009

Yenişafak, 2 Haziran 2009

Yenişafak, 1 Haziran 2009

|
|
| |
| |
|
| |
826. Yakın gelecekte Ortadoğu Birliği olacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Azerbaycan Apa Haber Ajansı, Ağustos 2008
Adnan Oktar: Bunun bir kere nedenini söyleyeyim. Türk milleti İslam’ın bayraktarı bir millet. Bin yıl bunu göstertmiş. Allah bu milleti görevlendirmiş. Rivayetlerde bunu bu şekilde göstertiyor. Hadislerde de, ahir zamanda Mehdi dahil Türkiye’de çıkacaktır. Hatta İstanbul’da görev yapacaktır. Ve Türk milletinin necip bir millet olduğunu tarihinden, hayatından, uygulamalarından hali hazırdaki ahlakından bunu görüyoruz... Şimdi sorsak İslam alemine kim lider olsun, herkes Türkiye diyecek, Türkiye diyor. Bu bir ırk üstünlüğü değil, yetenek üstünlüğü, kabiliyet üstünlüğü o yüzden bu nimeti bir an önce oluşturmak durumundayız. Önce bir Türk birliği oluşturup süratle, hatta öncelik sırasına da gerek yok. Mesela, Suriye ile Azerbaycan aynı anda Türkiye’ye bağlanabilir. Aynı anda, hiçbir sıralamaya bile gerek yok. Türkiye’nin önderliğinde, liderliğinde bu birliği hemen bir oluşturmak lazım. Bu oluştuğunda zaten, yani kimsenin bir sorunu olamaz, olmaz. Mesela, Gürcistan niçin böyle bir olayın içine girsin. Rusya niye böyle bir ızdırabın içine girsin. Günlerden beri şu çekilen acıya bakın. Televizyonlarda görüyorsunuz kadınlar nasıl feryat ediyorlar.
Bu son derece makul. Avrupa birliği oluyor da, Akdeniz birliği oluyor da, hiç alakasız ülkeler bir araya geliyor da, aynı soydan, aynı dinden, aynı gelenekten, aynı görenekten ve her şeyi aynı olan insanlar nasıl bir araya gelemiyor. Bir kere din kardeşiyiz, soy kardeşiyiz. Hiç beklenecek bir şey yok, hemen birleşmemiz gerekir. Bu bölgeye büyük bir zenginlik, bereket, huzur ve kalite getirecektir. Bir kere hiç görülmemiş bir medeniyet meydana gelecektir. Yani tarihte görülmemiş bir medeniyet. Yani Türk tarihinde görülmemiş bir medeniyet oluşacak inşaAllah. Ve Amerika’nın, Rusya’nın, Çin’in ekonomik yönden şahlanması demektir bu da. Mesela, Amerika ekonomik sıkıntıda şu an. Çin topun ağzında yani eğer, Amerika pazarını, Türkiye ve dünya pazarını Çin, herhangi bir şekilde kaybetmiş olsa, feci şekilde çöker Çin. Amerika da öyle yani, zoraki ayakta duruyor şu an. Rusya zaten fakir bir ülke ama Türk-İslam birliği oluştuğunda bunların hepsine yoğun bir bereket ve bolluk gelecektir ve huzur gelecektir.
Büyükhaber, 12 Aralık 2008
Muhabir: Türk İslam birliği adına yüzlerce site yapıldı internet ortamında. Bir Türk Dev bir adı altında bir oluşum oluşturulmaya çalışıldı. Bu oluşumlar hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
Adnan Oktar: Bakın şimdi şu ekonomik krizin çözümü yine Türk İslam Birliği'dir. Türk İslam Birliği olsa yani ekonomik kriz saat hesabı ile biter. Yani onun vereceği psikolojik neşe piyasaları böyle çıldırtır adeta. Yani müthiş bir zenginlik ve bereket meydana gelir. Sadece sınırlar açılacak o kadar. Vize kalkacak o kadar. Gümrük kalkacak bu kadar. Bunlar bizim kardeşimiz yani öz be öz Türk. Yani niye sınır olsun, mesela Türkmenistan, Azerbaycan, Tacikistan bunlar hep bizim öz be öz kardeşlerimiz. Kanımız bir, dinimiz bir, dilimiz bir, örf annelerimiz herşeyimiz bir. Yani çok çok gereksiz çok çok lüzumsuz bir bölünme olmuş. Çok acı bir bölünme olmuş. Bunun hemen temizlenmesi ve düzeltilmesi lazım. Hatta Gürcistan’ın ve Ermenistan’ın da bu birlik içerisine alınması gerekiyor. Çünkü onlar da bizim Hıristiyan kardeşlerimiz. Hatta İsrail’in de alınması gerekiyor bu birlik içine. Mutlu huzurlu zengin çok güzel yaşarız. Allah bereket verir, bolluk verir. Nereye gitsen kapı, nereye gitsen bir yasak olursa bu kasılma daha da şiddetlenebilir.
|
Yenişafak, 9 Haziran 2009

Büyük Ortadoğu Projesi'ni tartıştık, Büyük Orta Asya Projesi'ni tartıştık, Afrika Projesi'ni tartıştık. Bütün bunlar birkaç başkentte planlanan projelerdi ve hiç biri planlandığı gibi uygulanamadı. Şimdi krizle birlikte tamamen çöktü. Oysa ABD politikalarındaki yeni yapılanma, AB projesindeki yeniden değerlendirme gibi dünyanın başka bölgelerinde de ciddi bölgesel oluşumlar şekilleniyor. Asya-Pasifik ekonomik, siyasi ve askeri olarak öne çıkarken, Latin Amerika'da ayrı bir yakınlaşma izlenirken belki de en son harekete geçmesi beklenen Afrika'da bile şaşırtıcı gelişmeler oluyor. Mısır, Sudan ve Libya'nın da bulunduğu on dokuz Afrika ülkesi Gümrük Birliği kararı aldı. Güney ve Doğu Afrika Ortak Pazarı kuruldu. Körfez İşbirliği Konseyi'nin dört ülkesi, para birliği anlaşması yaptı. 2010 ya da 2013'de bu ülkeler ortak paraya geçecek. Örnekleri çoğaltabiliriz.
Türkiye bile farklı arayışlara giriyor. Körfez İşbirliği Konseyi üyeleriyle ulus üstü ortaklıların temelini atıyor. Birkaç yıl sonra bu ülkelerle ortak ekonomik bölge oluşturulması sürpriz olmayacak. İran, Irak ve Suriye ile ekonomik ortaklıkların on milyarlarca dolara ulaşacak. 2000 yılında 1 milyar dolar olan İran'la ticaret 2008'de on milyar dolara yükseldi. Türkiye, Irak ve Suriye bölgesel bir ortaklığın temellerini oluşturacak adımlar atıyor. Bu bir jeopolitik iddiadır. Siyasi konulardaki yakınlaşmanın yanında, ekonomik alanda, enerji alanında, güvenlik alanında sessiz ama derdinden bir ortaklığın temelleri atılıyor. Bölgesel güç dengesi şekilleniyor. İslam Konferansı Örgütü bünyesinde bir güvenlik teşkilatı, İKÖ Barış Gücü bile kuruluyor. Yakında çok yeni tartışma konularımız olacak. Bir çeşit Ortadoğu Birliği gibi…
Türkiye, Kızıldeniz'den Basra Körfezi'ne uzanan bölgede, iyi planlanmış bir ekonomik alanın öncülüğünü yapmalı. Daha sonra Afrika'nın doğusuna, Pakistan'a ve Orta Asya'ya uzanacak bu ortaklık, dünyayı peşinden sürükleyecek enerji birikiminin adresi olacaktır. Filistin-İsrail sorunlarıyla kör edilen gözlerimizi açıp, geleceğe dönük ulus üstü oluşumların temellerini atmaya hız vermeliyiz. Küresel kriz, bunun için son derece elverişli ortam oluşturuyor. Kriz nasıl kendi dünya düzenini şekillendiriyorsa bu bölge de yeniden yapılanmak zorunda. Üstelik bu yönde yoğun bir talep olduğu, ciddi bir taraftar toplayacağı da açıkken... Cesur adımlar atma, güçlü sözler söyleme vaktidir. Kendi projelerimizi açık yüreklilikle tartışma zamanıdır. Yakında benzer projeleri tartışmak durumunda kalabiliriz. Bir çeşit "Ortadoğu Birliği” gibi.
|
|
| |
| |
|
| |
827. Araplar ortak para birimine geçiyor |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
8 Mart 2008 tarihli basın toplantısı
Basın: İslam Birliğine dayalı bir siyasal sistemden bahsettiniz, bu konuyu biraz açabilir misiniz? Bu sistem nasıl kurulacak? Bugünkü uluslar sisteme nasıl entegre olacak. Biraz açar sanız?
Adnan Oktar: Bu sistemi açıklayayım. Bu sistemde her devlet bağımsız devlet oluyor bir kere. Yani Türkiye Türkiye olarak kalıyor bir kere, Azerbaycan Azerbaycan olarak kalır, Türkistan Türkistan; herkes ayrı. Bu bir gönül birliği, bir sevgi birliğidir. Bir muhabbet birliği, insan sevgisine dayalı, teröre ve şiddete karşı işbirliği yapan, EKONOMİK KALKINMADA İŞBİRLİĞİ YAPAN, fedakarlık inancını, cömertlik inancını daha ön plana getiren, Allah sevgisini ön planda tutan bir düşünce.
Arabnews, 9 Kasım 2008
Adnan Oktar: İslam Birliği bütün dünya ülkelerini kucaklayan, hepsine sevgiyle bakan, karşısındakini düşman olarak görmeyen, ama kendisine düşman olanı da affedip kendisine dost hale getiren bir sistem. Dolayısıyla böyle bir sistemin düşmanı olmayacaktır. Çünkü bu sistemin düşman olduğu bir ülke yok. Düşman olmadığı için onun da düşmanı olmayacaktır bu sistemin. Türk-İslam Birliği dünyaya barış, kardeşlik, sevgi ve huzur getirmek amacı ile kurulacaktır. Bunun altyapısı şu an tamamdır. Çünkü bütün İslam ülkeleri, İslam Birliğini istiyor. Yani İslam ülkelerinde bir anket yapılsa halkın %99’unun, %95’inin İslam Birliğini istediğini görürüz. Türk devletlerinde de arandığında da aynı şeyi görürüz. Türk-İslam Birliğini isteyen kişilere sorduğumuzda “Siz istiyor musunuz bunu?” diye eğer anket yaparsak Türk Devletlerinde hepsinin Türk-İslam Birliğini istediğini görürüz ve görüyoruz. Ben bizzat buna şahidim. O yüzden halk bunu istiyor. Sadece üst seviyede siyasilerimizin ikna edilmesi, cesaretlendirilmesi ve teşvik edilmeleri gerekiyor. Bu her an olabilecek bir şey. Şu an ekonomik çöküntünün olduğu ortamda, hemen şu fikirler ortaya atıldı. Gümrük Birliği oluşturalım. Ortak para birimi oluşturalım. Ortak Pazar oluşturalım, gibi düşünceler süratle devreye girdi. Demek ki, İslam Birliğinin altyapısı hazır. Ve kısa sürede de kabul edilecektir, bu inanç, bu düşünceler. Güzel bir şekilde neticelenecektir. Çünkü, bu sistemin düşman gördüğü hiçbir ülke yok.
|
Timetürk, 9 Haziran 2009

Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Bahreyn ortak para birimine geçiyor. 4 ülke önceki gün konuyla ilgili olarak imzaladıkları bir kararnameyle para birimine start verdi. 4 Arap Körfez ülkesi geçtiğimiz Pazar günü mini para birimi oluşturulması için bir anlaşma imzaladı. Projenin merkezinin Suudi Arabistan olmasına karar verildi. Törene Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Bahreyn dışişleri bakanları, maliye bakanları ve Riyad’daki Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin merkez bankalarının genel müdürleri katıldı.
|
|
| |
| |
|
| |
828. Arap dünyasından Türkiye'ye vefa girişimi |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Kral Karadeniz TV, 30 Ocak 2009
Adnan Oktar: Evet. Ama yine bakın laf, söz eninde sonunda benim dediğime geldi. Türk-İslam birliğinin ne kadar gerekli olduğunu, Türkiye’nin öncü olmasının gerekliliğinin ne kadar açık olduğunu, Türkiye’nin liderliğinin aleni olduğunu, yani buna hiç kimsenin karşı çıkacak gibi olmadığını, fiili durum yarattığı Allah’ın açıkça ortada. Türkiye liderdir ve Türk-İslam Alemi’nin fiilen şu an liderliğini bu olayla almıştır, bir anlamda almıştır ve bunun arkası gelecektir ve devam edecektir. Ta ki, bütün Türk devletlerini birleştirinceye kadar, bütün İslam devletlerini birleştirinceye kadar, hepsinin sınırları açılıncaya kadar bu devam edecektir. Filistin’in zaten şu anki tavrını, önümüzdeki günlerde göreceksiniz, hatta Türkiye’nin doğrudan onları idare etmesini dahi isterler ben söyleyeyim. Yani ayrı devlet olmayı dahi istemezler. Yani direkt Türkiye’ye bağlı bir il gibi, bir vilayet gibi olmayı isteyebilirler yakında.
Kon TV, 1 Şubat 2009
Adnan Oktar: En güzel şey bir kere güzel bir memlekette yaşıyoruz. İnsanlarımız güzeller, geleceğimiz güzel, Türkiye lider olacak inşaAllah, Türk-İslam aleminin lideri olacak. O yönde çok ciddi alametler başladı. Ahir zamanın içerisindeyiz, Hz. Mehdi (as)’yi göreceğiz, Hz. İsa (as)’nın nüzulü yakın, Hızır aleyhisselam görevde. Çok hoş ve çok güzel kutlu bir çağdayız, Altınçağ’ın eşiğindeyiz; bu, nimetlere boğulma demektir. Müslümanlar nimetler içerisinde şu an maşaAllah.
|
Timetürk, 9 Haziran 2009

Arap Sivil Toplum Kuruluşları, "Türkiye'ye Vefa" girişimi başlattı. Bugün düzenlenen basın toplantısı yoğun ilgi gördü. El Cezire televizyonu, toplantıyı canlı olarak yayınladı.
Türkiye'nin Arap ve İslam dünyasında tanıtımı ve desteklenmesi için, bazı sivil toplum kuruluşları, iş dernekleri ve odaları tarafından ''Türkiye'ye Vefa Girişimi'' başlatıldı. Girişim, Arap ve İslam uluslarının Türk mallarını almasının yanı sıra, turizm, sanayi, ticaret ve yatırım alanlarında Türk şirketler ve kurumlarıyla yardımlaşmayı teşvik edecek. Türkiye'de hazırlatılan tanıtım filmini Arap televizyonlarında yayınlayacak girişim, Araplar tarafından hazırlanan "vefa posterlerini" de Arap gazete ve dergilerinde yayınlayacak.
|
|
| |
| |
|
| |
829. Dünya Osmanlı olacak |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
MPL TV, 21 Kasım 2008
Adnan Oktar : DÜNYANIN YENİ BİR OSMANLIYA, MODERN BİR OSMANLIYA İHTİYACI İNSANIN SUYA İHTİYACI GİBİ. Yani, Türk-İslam Birliği, Türkiye’nin liderliğinde, Türk devletlerin desteğinde büyük bir Türk-İslam Birliği. Bu dünyanın adeta cennet hayatına dönmesi demektir. Ekonomik yönden fevkalade zengin olması demektir. Avrupa’nın, Amerika’nın, Rusya’nın ve Çin’in Çünkü bütün İslam ülkelerinin, bütün Türk ülkelerinin petrolü ve madenleri bu ülkelere akacaktır. Oralardan alınacak teknik aletlerle, teknik imkanlarla onlar da ticaretlerini geliştirmiş olacaklardır. Gelip hastaneler kuracaklar, tesisler, yollar açacaklar. Biz gideceğiz onların işyerlerinde, diğer uygun çalışma yapılacak yerlerinde faydalı faaliyetler yapacağız, faydalı çalışmalar yapacağız. Karşılıklı bir hem teknoloji hem bilim hem sanat alışverişi olacak. Terör ani şekilde duracaktır. Kökünden ve kesinlikle duracaktır. Teröre harcama diye bir konu olmayacaktır. Bunun sonucunda huzur ve istikrar da olacağı için bereket ve bolluk rivayetlerin açıklaması ile yani yağmur gibi olacak. Müthiş bir ferahlık olacaktır. Çağımız Osmanlı çağıdır. Türklük çağıdır. Türk-İslam Birliği çağıdır. İslam’ın sosyal adaletini güzel ahlakının hakim olma çağıdır. Bunların hepsini önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde göreceğiz İnşaAllah.
|
Taraf, 1 Haziran 2009

|
|
| |
| |
|
| |
830. Osmanlı'ya özlem |
| Ne Demişti |
Ne Oldu |
Ekin TV, 29 Ocak 2009
Adnan Oktar: Çünkü Türkiye’de bir Osmanlı tecrübesi ve bir devlet tecrübesi var. Yani bu herkesin kabul ettiği bir şey ve çok iyi yetişmiş kadromuz var bizim. Çok seçkin siyasilerimiz var, çok seçkin liderlerimiz var. Yani bunu Türkiye çok çok kolay başaracak güçte. Mısır da istiyor, İsrail dahi geçenlerde söylediler. Diyorlar ki onlar: Siz on tane asker, bir tane de çavuşla bu bölgeyi yönetiyordunuz ve hiç bir sorun da çıkmıyordu. Biz koskoca bir ordu ile burada başaramıyoruz, burada düzeni sağlayamıyoruz ve kendimiz de sıkıntı çekiyoruz diyorlar. Kendimiz de acı çekiyoruz, etrafımızı da bir anlamda huzursuz ediyoruz şeklinde konuşmuşlar. DEMEK Kİ OSMANLI’NIN EVLATLARINA TÜRK MİLLETİNİN BU YİĞİT FERTLERİNE İHTİYAÇ VAR. TÜRK ASKERİ NEREYE GİTSE ALKIŞLARLA SEVGİYLE KARŞILANIYOR, MUHABBETLE KARŞILANIYOR.
Kaçkar TV, 26 Şubat 2009
Muhabir: İzmit’ten Osman Korkut isminde bir izleyicimiz, “Son zamanlarda çıkan haberlerde sürekli Osmanlıya bir özlem görüyoruz.” az önce mevzusunu da ettik “Bu acaba bir deyişle, acaba herkesin Türk-İslam Birliğine olan bir özlemi midir?” demiş.
Adnan Oktar: Türk-İslam Birliği bizim zaten ekmek, su gibi ihtiyacımız. Çok gecikmiş bir şey ve zaten anormal bir şey olmaması şu ana kadar. Bir kere bizim Türk devletlerinden ayrı olmamızın hiçbir açıklaması yok... Ayrıca aynı zamanda İslam alemi de kardeşlik gerektiren bir yapılanmadır... Biz niçin Suriye’nin sınırlarını açmayız? Mesela Irak’ın sınırlarını da açalım, Azerbaycan’ın sınırlarını açalım, Ermenistan’ın sınırlarını açalım, ki yolumuz var daha, aşağılara kadar ineceğiz biz. Ürdün’e ineceğiz, Filistin’e ineceğiz, İsrail’e ineceğiz ve hepsini Türk milletinin o güzel ahlakına güzel adaletine, nezaketine, sevgi anlayışına teslim edeceğiz inşaAllah.
|
Timetürk, 27 Mayıs 2009

Amerikan aylık haber dergisi Foreign Policy, son sayısında 'Osmanlı Devleti'nin Dirlişi' başlıklı bir makale yayımladı. Makalede, Türkiye nin son zamanlarda özellikle komşuları ve Orta Doğu ülkeleri ile geliştirdiği ilişkilerinin, "Osmanlı Devleti tekrar mı dirliyor?" sorusuna yol açtığı savunuldu.
Türkiye'nin bu yönde bir strateji geliştirmesinin, ülkeye olumlu yansıdığı kaydedilen makalede, Türkiye'nin 2005-2008 yılları arasında Suriye, İran ve Irak ile 7,3 milyar dolar olan ticaretini 14,3 milyar dolara çıkardığı vurgulandı.
|
|
| |
| |
|
|